3. Ceza Dairesi 2011/18541 E. , 2012/37492 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; 1)Yaranın niteliği, mağdurun tüm aşamalardaki beyanı ve tanık Nafiye'nin beyanı karşısında, sanığın mağduru sopayla yaraladığı sabit olduğu, mağdurda meydana gelen yaranın niteliğine göre suçta kullanılan ve ele geçirilemeyen sopanın…
**3. Ceza Dairesi 2011/18541 E. , 2012/37492 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; 1)Yaranın niteliği, mağdurun tüm aşamalardaki beyanı ve tanık Nafiye'nin beyanı karşısında, sanığın mağduru sopayla yaraladığı sabit olduğu, mağdurda meydana gelen yaranın niteliğine göre suçta kullanılan ve ele geçirilemeyen sopanın 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f-4 maddesi gereğince saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile, fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli diğer şeylerden olduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması, 2)Hükme esas alınan ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 09/10/2009 tarih ve 3107 sayılı raporda; “sağ temporal kemikte liner kırığı ve beyin kanaması, kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derecede olduğu ve sözkonusu yaralanmanın mağdurun yaşamını tehlikeye soktuğunun” belirtilmesine göre, sanığın eylemi sonucu mağdurda hem kemik kırığı hem de yaşamsal tehlike oluştuğu, 5237 sayılı TCK’nin 87/3 ve 87/1-d maddelerinde farklı ceza yaptırımlarına bağlanan iki farklı sonuç karşısında 5237 sayılı TCK'nin 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren yaşamsal tehlike oluşturacak şekilde yaralama fiilinden cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hüküm bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 12/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.