11. Ceza Dairesi 2024/4951 E. , 2025/1275 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/3677 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Keskin Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2024 tarihli ve 2023/685 Sor
**11. Ceza Dairesi 2024/4951 E. , 2025/1275 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/3677 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Keskin Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2024 tarihli ve 2023/685 Soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kırıkkale Sulh Ceza Hakimliğinin, 06.06.2024 tarihli ve 2024/3677 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 06.06.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.09.2024 tarihli ve 2024/20262 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/94115 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/94115 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Müşteki vekilinin şüpheliler hakkında nitelikli hırsızlık, nitelikli dolandırıcılık ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları bakımından da soruşturma yapılması talebinde bulunulmasına rağmen anılan suçlar bakımından her hangi bir değerlendirme yapılmamış ise de, zamanaşımı içinde soruşturma işlemlerinin yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekiye ait olup Kırşehir ilinde bulunan Diriliş Petrol istasyonlarına akaryakıt sevkiyatı konusunda müştekinin ... Petrol Anonim Şirketinin yetkili dağıtım ve dolum merkezlerinden olan ... İnşaat Enerji Petrol Nakliyat Gıda Sanayi ve Ticaret Limited şirketi yetkilileri ile anlaşma yaptığı, süreç içinde sipariş edilen ürünler ile istasyonlara gelen ürünler arasında miktar farklılıklarının oluşmaya başladığının otomasyon sistemi üzerinden farkedildiği, bunun üzerine müştekinin, kendi şirketinde yaklaşık bir buçuk yıldır şoförlük yapmakta olan ...'ten şüphelenmesi üzerine, Kürşat'ın kullanmakta olduğu ... plaka sayılı tankeri GPS cihazı üzerinden takip ettiği, olay günü de Kürşat'ın akaryakıt sevkiyatı amacıyla şüpheli ... Anonim Şirketine ait dolum merkezinden akaryakıt temin ederek Kırıkkale-Kırşehir karayolundaki cebe girdiğinin anlaşılması üzerine, müştekinin bahse konu yere gittiğinde, şüphelinin bahse konu tankerdeki alt boşaltım vanalarının bulunduğu bölmenin açılarak boşaltım vanalarına bağlanan borular vasıtasıyla Ford Transit marka transit araçtaki varil ve bidonlara boşalttığını görmesi üzerine hemen telefonuyla kayıt almaya başladığı ve şikayetçi olması üzerine de soruşturma işlemlerine başlandığı olayda şüphelilerin güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerine dair kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, Dosyada mevcut olay yeri inceleme tutanakları, olay anına ait kamera çözüm tutanağının incelendiğinde, şüpheli Kürşat'ın olay günü sevk ve idaresinde bulunan tankerdeki boşaltım vanalarının iki tanesinin ve bir tane kapak açılış yerinde mühürleme işleminin yapılmadığının, yine boşaltım vanalarına daha sonra takılmak üzere "KIR71715", "KIR71717", ve "KIR71719" seri numaralı mühürlerin olduğu gibi temin edilmiş olan 8 adet daha mührün bulunduğunun anlaşıldığı, yine kolluk görevlilerince alınan bir kısım şüphelilerin beyanlarında akaryakıt dolum işlemi tamamlandıktan sonra mühürleme işleminin şoförler tarafından mühürlendiğini, üzerinde numaralar bulunan tanker mühürlerinin ilgili dağıtıcı firma yetkilisi tarafından temin edildiğini ve mühürleme işleminin tamamen soföre ait olduğunu ifade etmiş olmaları karşısında, akaryakıt tanker dolum, mühürleme, sevkiyat ve boşaltma sürecine dair işlemlerin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu mevzuatına uygun şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine, bahse konu süreçlere dair şüphelilerin kusurlarının bulunup bulunmadığına, yine otomasyon sürecinin nasıl işlediğine dair bilirkişi raporu aldırılması, şikayet konusu diğer suçlar bakımından da soruşturma işlemlerinin yapılması, şüphelilerin akaryakıt dolum ve mühürleme sürecine dair beyanlarının matbu şekilde alındığı anlaşılmakla, Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadelerin ayrıntılı olarak alınması gerektiği anlaşılmakla, belirtilen hususların temin edilerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin sahibi olduğu petrol istasyonlarının akaryakıt ihtiyacını ... İnşaat Enerji Petrol Nakliyat Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye ait dolum merkezinden karşıladığının, süreç içerisinde istasyonlara gelen akaryakıt miktarı ile sipariş edilen miktar arasında farklılık bulunduğunun tespit edilmesi üzerine yapılan araştırmalarda, şikâyetçinin yanında şoför olarak çalışan talep dışı şüpheli ...'in diğer talep dışı şüpheliler ..., ... ve ... ile iştirak halinde hareket ederek, tankerde bulunan akaryakıtın bir bölümünü başka bir tankere naklettiğini tespit ettiklerinin, dolum sonrası tankerdeki tüm vanaların dolum merkezi görevlileri olan şüpheliler tarafından mühürlenmesi gerektiği halde, mühürleme işleminin şoförlere bırakıldığının ve gerekli kontrollerin sağlanmadığının, tüm şüphelilerin iştirak iradesi içerisinde olduklarının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; 5271 sayılı Kanun'un 148/5. maddesi uyarınca şüphelilerin Cumhuriyet Savcısı tarafından olayla ilgili olarak ayrıntılı şekilde yeniden ifadelerine başvurulması, akaryakıt tanker dolum, mühürleme, sevkiyat ve boşaltma sürecine dair işlemlerin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu mevzuatına uygun şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine, mühürleme işlemleri yönünden şüphelilerin kusurlarının bulunup bulunmadığına dair bilirkişi raporu aldırılması, şüphelilerin ifadelerinde belirtildiği üzere ... plaka sayılı tankere ait 06.06.2023 tarihli mühürleme tutanağı aslının ilgili şirketten temin edilerek dosyaya eklenmesi, dolum merkezi personeli olan şüpheliler ile talep dışı şüpheliler arasında suç tarihlerine yakın tarihleri de kapsayacak şekilde para alış verişi olup olmadığının belirlenmesi yönünden banka hesap hareketlerinin temin edilmesi, diğer şüpheliler hakkındaki soruşturmanın akıbetinin araştırılmasından sonra, şikâyetçi dilekçesinde bildirilen diğer suçlar yönünden de değerlendirme yapılıp tüm şüphelilerin iştirak halinde hareket edip etmedikleri belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, "...şüphelilerin müştekiye yönelik gerçekleştirmiş oldukları iddia olunan ve üzerilerine atılı bulunan 5237 s. TCK'nın; 155/2 maddesinde düzenlenen Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçunda; Şüpheli olarak ifadeleri alınan ve yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı ... ... Enerji Dolum Merkezi çalışanları alınan savunmalarında; meydana gelen olayla kendilerinin ve şirketlerinin bir kusurunun bulunmadığını, şirketlerinden dolum yapılarak çıkan tankerlerin vanalarının mühürlü olarak çıkış yaptıklarını, üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmediklerini beyan ettikleri, mühür kontrollerinde herhangi bir usulsüzlük tespit edilemediği, HTS kayıtlarının incelenmesi neticesinde ... ... Enerji çalışanı şüpheliler ile diğer şüpheliler arasında herhangi bir irtibat tespit edilmediği, şüphelilerin atılı suçu işlediklerine dair, müşteki vekilinin kamu tanıklarının beyanları veya sair delillerle ispatlanamayan soyut beyanları dışında, şüpheliler hakkında kamu davasının açılmasını gerektirecek mahiyette, nitelikte ve yeterlilikte somut herhangi bir delilin elde edilemediği ve delil elde etme imkanının da bulunmadığı, müştekinin şüpheliler ile aralarında hizmet sözleşmesine aykırılıktan neşet eden haklarını hukuk mahkemelerinde dava açmak suretiyle ileri sürebileceği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kırıkkale Sulh Ceza Hakimliğinin, 06.06.2024 tarihli ve 2024/3677 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi.