5. Ceza Dairesi 2009/4791 E. , 2010/430 K. "" Reşit olmayan mağdurenin zorla ırzına geçip, kızlığını bozmak suçundan sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; eyleminin reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26/12/2006 gün ve 2005/59 Esas, 2006/566 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı …
**5. Ceza Dairesi 2009/4791 E. , 2010/430 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan mağdurenin zorla ırzına geçip, kızlığını bozmak suçundan sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; eyleminin reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26/12/2006 gün ve 2005/59 Esas, 2006/566 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 104. maddesinde belirtilen reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna temas ettiği, bu suçun takibinin de şikayete bağlı olduğu ve 5560 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce işlendiği ve 5237 sayılı Yasanın 7/2. maddesi de nazara alındığında uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla; öncelikle CMK.nun 253. ve 254. maddelerine göre uzlaşma girişiminde bulunulması, sonuçsuz kalması halinde hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanığın adli sicil kaydı da nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.