3. Hukuk Dairesi 2011/12755 E. , 2011/16489 K. "" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVACILAR : 1-..., 2-... Dava dilekçesinde suya el atmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dava, suya müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar ver…
**3. Hukuk Dairesi 2011/12755 E. , 2011/16489 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVACILAR : 1-..., 2-... Dava dilekçesinde suya el atmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dava, suya müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, yaklaşık 12 yıl önce kendi imkanlarıyla kazı yaparak 581 nolu parseli içinde çeşme açtığını ve bu su ile arazisini suladığını, davalının ise kepçe ile kazı yaparak suyu kendi arazisine götürdüğünü, böylece davacının arazisinin kurak hale geldiğini belirterek davalının suyuna el koyması nedeniyle müdahalesinin önlenmesini istemiştir. Davalı ise suyun, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kayalık alanda doğduğunu, ölmüş olan oğlu ... tarafından 1988 yılında kazılarak mandıra olarak kullandığı yere hayvanlarının içmesi ve sulama amaçlı getirdiğini, davacının kendi tarlasının olduğunu iddia ettiği yerin tapulama dışı bir yer olduğunu, davacının bu suyu hiç kullanmadığını, kendisinin ise uzun yıllar bu suyu kullandığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, mahallinde keşif yapılmış, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davacı ve davalının kullandığı suyun devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık araziden çıkarıldığı, genel nitelikte bir su olduğu, herkesin bu sudan ihtiyacı oranında yararlanabileceği, her iki kaynağın mesafelerinin yakınlığı, arazinin topoğrafik konumu nedeniyle suların debisinin birbirini etkileyebileceği belirlenerek fen bilirkişisi krokisinde davacıya ait kaynak suyun (A) harfiyle, davalıya ait kaynak suyun ise (B) harfi ile gösterildiği, tarafların bu suyun yarı yarıya paylaşmak suretiyle kullanmaları şeklinde davalının tecavüzünün önlenmesine karar verilmiştir. Davaya konu kaynak genel su niteliğindedir. Genel sulardan herkes kadim ve öncelik hakkı olanların bu hakları ihlal edilmemek kaydı ile ihtiyacı oranında yararlanabilir.