TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR İDRİS TAN KAMER VE MUSTAFA AYCAN BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/20175) Karar Tarihi: 19/11/2020 R.G. Tarih ve Sayı:17/2/2021-31398 Başvuru Numarası : 2018/20175 Karar Tarihi : 19/11/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM M. Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Selçuk KILIÇ Başvurucular : 1. İdris Tan KAMER 2. Mustafa AYCAN Başvurucular Vekili : Av. Alparslan DELİCEOĞLU I. BAŞVURUNUN KONUSU
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR İDRİS TAN KAMER VE MUSTAFA AYCAN BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/20175) Karar Tarihi: 19/11/2020 R.G. Tarih ve Sayı:17/2/2021-31398 Başvuru Numarası : 2018/20175 Karar Tarihi : 19/11/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM M. Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Selçuk KILIÇ Başvurucular : 1. İdris Tan KAMER 2. Mustafa AYCAN Başvurucular Vekili : Av. Alparslan DELİCEOĞLU I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; tadilat ruhsatının iptali istemiyle açılan davada hü kme esas alınan bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesi, iddia ve itirazların etk in bir şekilde ileri sürülememesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ili şkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvuru 19/6/2018 tarihinde yapılmıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve es as incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. III. OLAY VE OLGULAR7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar öz etle şöyledir: Başvuru Numarası : 2018/20175 Karar Tarihi : 19/11/2020 38. Başvurucuların bağımsız bölüm maliki oldukları sitede 28/1/20 16 tarihinde Blok Malikleri Kurulu Toplantısı yapılmış, toplantıda ana yapıy a ve ana taşınmazın boş kısımlarına yönelik tadilat projesi düzenlenmesi için Yönetim K uruluna yetki verilmiştir. Söz konusu yetki üzerine ilgili site için 20/4/2016 tarihli tadilat ruhsatı düzenlenmiştir. 9. Başvurucular, tüm kat maliklerinin onayı gerekmesine karşın m uvafakatname aranmadan söz konusu siteye 20/4/2016 tarihli tadilat ruhsatı v erildiğinden bahisle anılan ruhsatın iptali istemiyle Bahçelievler Belediye Başkanlığı aley hine İstanbul 11. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. 10. Mahkeme 28/2/2017 tarihli kararı ile dava konusu işlemin ipt aline hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde özetle ana yapıya ve ana taş ınmazın boş kısımlarına yönelik tadilat projesi düzenlenebilmesi için kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası gerekmesine karşın ilgili sitenin 28/1/2016 tarihli Blok Malikl eri Kurulu Toplantısında söz konusu çoğunluk sağlanmadan ve mevzuattaki yeter sayılarına ayk ırı olacak şekilde ilgili kararın alındığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline kara r verilmiştir. 11. Yargılama devam ederken 8/3/2017 tarihinde ilgili Site Blok Kat Malikleri Yönetim Kurulunca kat malikleri toplantıya davet edilmiş, kat m aliklerinin yarısından fazlasının (toplam 2.428 kat malikinin 1.321'i) katılımıyla top lantı yapılmış, bu toplantıda toplantıya katılanların büyük çoğunluğunun ve bütün kat malikle rinin yarısından fazlasına tekabül eden sayıda üyenin oyuyla iptali istenen tadilat ruhsat ının devamının gerektiği yönünde karar alınmış, ayrıca Kat Malikleri Yönetim Kuruluna bu yönde yetki verilmiştir. 12. Yine yargılama devam ederken Site Blok Kat Malikleri Yönetim Kurulu tarafından tadilat ruhsatına konu değişikliklerin 23/6/1965 tar ihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 42. maddesi kapsamında faydalı yenilik ve ilaveler o lduğunun tespiti talebiyle 25/8/2017 tarihinde Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesine (Sulh Hu kuk Mahkemesi) başvuruda bulunulmuştur. Sulh Hukuk Mahkemesince yaptırılan keş if ve bilirkişi incelemesi üzerine dosyaya sunulan 22/10/2017 tarihli bilirkişi raporunda; ortak mahallerde yapılan ilave ve yeniliklerin tüm kat maliklerinin yararına olduğu, kul lanımı kolaylaştırdığı, tesisin değerini artırdığı, taşınmaz maliklerine, kiracılara ve alışver iş için gelenlere rahat ve modern bir imkân yarattığı, böylelikle sitenin çağdaş ihtiyaçlara karş ılık verecek bir tesis hâline getirildiği kanaatine ulaşıldığı belirtilmiştir. 13. Mahkemenin kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerin e İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesinin (Bölge İdare Mah kemesi) 22/3/2018 tarihli hükmüyle istinaf talebinin kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine oyçokluğuyla kesin olarak karar verilmiştir. İstinaf ka rarının gerekçesinde; dava devam ederken 8/3/2017 tarihinde Kat Malikleri Kurulunun toplan tıya davet edildiği, yapılan toplantıda iptali istenen tadilat ruhsatının devamının gerektiğ ine bütün kat maliklerinin yarısından fazlasına tekabül eden sayıda üyenin oyuyla karar v erildiği ve Kat Malikleri Yönetim Kuruluna da bu yönde yetki verildiği, yine tadilat ruhs atına konu değişikliklerin ''faydal ı yenilik ve kullan ım kolayl ığı'' kapsamında olduğunun Sulh Hukuk Mahkemesinin E.2017/143 D. İş sayılı dosyasına sunulan 22/10/2017 tarihli bi lirkişi raporu ile ortaya konulduğunun anlaşıldığı belirtilmiştir. Bu değerlendirmeler ış ığında dava konusu tadilat ruhsatına konu edilen site alanındaki ilave ve yeni yapıların t üm kat maliklerinin yararına olduğunun Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile anlaşıldığı, bu kapsa mdaki imalatlar için mevzuatta öngörülen kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğ unun sağlandığı, dava Başvuru Numarası : 2018/20175 Karar Tarihi : 19/11/2020 4konusu işlemin tesisinden sonra olmakla birlikte uyuşmazlığa ko nu ruhsatla ilgili mevzuatta öngörülen eksik işlemlerin tamamlanmış olması nedeniyle dava ko nusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı ifade edilmiştir. 14. Bölge İdare Mahkemesi kararındaki karşıoy gerekçesinde ise i lk derece mahkemesince karar verilmesinden sonra ve bu kararda belirtilen eksiklerin giderilmesi amacıyla toplantı yapılması, bu toplantıda tadilat ruhsatı alın ması için Yönetim Kuruluna yetki verilmesi ve yine bu tarihten de çok sonra yapılan değişi kliklerin faydalı değişikli k olduğu yönünde adli yargı mahkemesi aracılığı ile bilirkişi rap oru aldırılması bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tadilat ruhsatı alınmasını mümkün kılsa da tesis edildiği tarihte kanun hükümlerine uygun tesis edilmeyen işlemi yasal hâle getir mesine olanak bulunmadığı ve dava konusu işlemin iptalinin gerektiği belirtilmiştir. 15. Nihai karar 23/5/2018 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 19 /6/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. IV. İLGİLİ HUKUK 16. 634 sayılı Kanun un 19. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: Kat malikleri, anagayrimenkulün bak ımına ve mimar ı durumu ile güzelli ğini ve sağlaml ığını titizlikle korumaya mecburdurlar. Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin be şte dördünün yaz ılı rızas ı olmad ıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde in şaat, onar ım ve tesisler, de ğişik renkte d ış badana veya boya yapt ıramaz. Ancak, ortak yer ve tesislerdeki bir bozuklu ğun anayap ıya veya bağıms ız bir bölüme veya bölümlere zarar verdi ğinin ve acilen onar ılmas ı gerektiğinin vey a anayap ının güçlendirilmesinin zorunlu oldu ğunun mahkemece tespit edilmi ş olmas ı halinde, bu onar ım ve güçlendirmenin projesine ve tekni ğine uygun biçimde yap ılmas ı konusunda kat maliklerinin r ızas ı aranmaz..." 17. 634 sayılı Kanun un 42. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Kat malikleri, anagayrimenkulün ortak yerlerinde kendi ba şlar ında bir de ğişiklik yapamazlar; ortak yerlerin düzgün veya bunlar ı kullanman ın daha rahat ve kolay bir hal e konulmas ına veya bu yerlerden elde edilecek faydan ın çoğalt ılmas ına yar ıyacak bütün yenilik ve ilaveler, kat maliklerinin say ı ve arsa pay ı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yap ılır..." V. İNCELEME VE GEREKÇE 18. Mahkemenin 19/11/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda baş vuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucuların İddiaları19. Başvurucular; ilgili Site Blok Kat Malikleri Yönetim Kurulun ca uyuşmazlığ a konu tadilat ruhsatı ile ilgili olarak Sulh Hukuk Mahkemesinin E.2017/143 D. İş sayılı tespit dosyasında taraflarına bildirilmeksizin keşif ve bilirkişi ince lemesi yaptırıldığını, hükme esas alınan söz konusu bilirkişi raporunun mevcudiyetinden Bölge İda re Mahkemesi kararının tebliği ile haberdar olduklarını, bu nedenle beyan ve itirazlar ını sunamadıklarını belirterek Başvuru Numarası : 2018/20175 Karar Tarihi : 19/11/2020 5hak arama özgürlüğü ile silahların eşitliği ve çelişmeli yargıl ama ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir. Başvurucular ayrıca istinaf merciince tek ta raflı beyana, bilirkişi raporun a ve Genel Kurul Tutanağı'na dayanılarak kesin hüküm verildiğini, dosyada keşif ve bilirkişi incelemesine gerek duyuluyorsa bunun idari yargı mahkemelerince yapılmasının gerektiğini, kararda açık bir keyfîliğin söz konusu olduğunu belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini de ifade etmektedir. B. Değerlendirme 20. Anayasa nın Hak arama hürriyeti kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünd e davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir. 21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hu kuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Başvurucular, hükme esas a lınan bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmemesi nedeniyle iddia ve itir azlarını gereği gibi sunma imkânından yoksun bırakıldıklarını ileri sürdüklerinden şikâyet , silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri kapsamında incelenmiştir. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 22. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan adil yarg ılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar ver ilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Genel İlkeler 23. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes iddia , savunma v e adil yarg ılanma hakkına sahiptir. Anayasa'nın anılan maddesinde adil yargılanma hakkından ayrı olarak iddia ve savunma hakkına birlikte yer verilmesi, taraflara iddia ve savunmaların ı mahkeme önünde dile getirme fırsatı tanınması gerektiği anlamını da içermekted ir (Mehmet Fidan , B. No: 2014/14673, 20/9/2017, 37). 24. Anayasa'nın 36. maddesine " adil yarg ılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmelerle de güvence altına alınan adil yargılama hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi de Anayasa nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadıyla adil yargılanma hakk ının kapsamına dâhil edilen silahlar ın eşitliği ve çeli şmeli yarg ılama ilkelerine Anayasa nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Bu itibarla anılan ilkenin adil yar gılanma hakkının kapsam ve içeriğine dâhil olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Anılan ilkeye uygun yürütülmeyen bir yargılamanın hakkaniyete uygun olması olanaklı değildir ( Mehmet Fidan , 38). Başvuru Numarası : 2018/20175 Karar Tarihi : 19/11/2020 625.Anayasa Mahkemesinin görevi başvuru konusu yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığını değerlendirmektir. Genel anlamda hakkaniye te uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ışığında taraflara iddialarını sunma hususunda uygun imkânların sağlanması şarttır (Yüksel Hançer , B. No: 2013/2116, 23/1/2014, 19). 26. Silahların eşitliği ilkesi; davanın taraflarının usule ilişk in haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması, taraflardan birinin diğerine gör e daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkem e önünde dile getirme fırsatına sahip olması ve yargılamaya etkin katılımlarının sağl anması anlamına gelir ( Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, 32). 27. Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeli y argılama ilkesi, kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm taraflara, gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla ilgili görüş bildirebilm e imkânı vermektedir. Bu çerçevede başvuranların bilirkişi raporunun sonucuna itiraz ede memesi ya da delillerle ilgili görüş bildirmelerine fırsat verilmemesi çelişmeli yargılama ilk esinin ihlali olarak değerlendirilebilmektedir ( Hüseyin Sezen , B. No: 2013/1793, 18/9/2014, 38). 28. Yargılamanın tüm aşamalarında silahların eşitliği ve çelişm eli yargılama ilkelerinin güvence altına alınarak adil yargılanma hakkının ko runması hukuk devleti olmanın bir gereğidir ( Mustafa Kupal, B. No: 2013/7727, 4/2/2016, 52). b. İlkelerin Olaya Uygulanması29. Başvuruya konu olayda uyuşmazlık, başvurucuların bağımsız bö lüm maliki oldukları site için düzenlenen tadilat ruhsatının niteliğine ve bu tadilatın yapılabilmesi için gerekli kat maliki çoğunluğuna yöneliktir. Başvurucular tadilat ruhsatına konu tadilatın genel nitelikte olduğunu, 634 sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamında kaldığını, bu nedenle söz konusu ruhsatın alınabilmesi için kat maliklerinin beşte dördün ün rızasının gerekeceğini ileri sürmüştür. Davada müdahil durumundaki ilgili Site Blok Kat Mali kleri Yönetim Kurulu ise anılan tadilatın faydalı yenilik ve ilaveler mahiyetinde olduğu nu ve bu nedenle 634 sayılı Kanun'un 42. maddesi kapsamında kat maliklerinin sayı ve arsa p ayı itibarıyla çoğunluğunu n olumlu oyunun yeterli olduğunu savunmuştur. 30. Mahkeme başvurucuların görüşü doğrultusunda söz konusu tadil at projesinin düzenlenebilmesi için kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rı zasının gerektiğini belirtmiş ve gerekli çoğunluk sağlanmadan alınan kararın hukuka aykırı olduğ u sonucuna varmıştır (bkz. 10). Buna karşın Bölge İdare Mahkemesi; Sulh Hukuk Mahkemesin in tespit dosyasına sunulan 22/10/2017 tarihli bilirkişi raporu uyarınca tadilat ru hsatına konu değişikliklerin ''faydal ı yenilik ve kullan ım kolayl ığı'' kapsamında olduğu ve tüm kat maliklerinin yararına sonuç doğurduğu, bu kapsamdaki imalatlar için mevzuatta öngörül en kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğunun sağlandığı ve dava konusu işlemin tesisi nden sonra olmakla birlikte uyuşmazlığa konu ruhsatla ilgili mevzuatta öngörülen eksik işle mlerin tamamlanmış olması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonu cuna ulaşıldığını ifade etmiştir. (bkz. 13). Başvuru Numarası : 2018/20175 Karar Tarihi : 19/11/2020 731. Bölge İdare Mahkemesince uyuşmazlığın çözümü, tadilat ruhsa tına konu değişikliklerin faydalı yenilik ve ilave niteliğinde olması hus usuna dayandırılmış ve bu kanaate ulaşılırken de doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesine sunulan 22/10/2017 tarihli bilirkişi raporu esas alınmıştır. Anılan raporda, söz konusu ta dilatın faydalı nitelikte olduğunun belirtilmesi suretiyle ilgili uyuşmazlığın esasına yö nelik teknik bir meseleye dair tespitte bulunulmuştur. 32. Dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere başvurucular Bölge İdare Mahkemesinin kesin nitelikteki kararına dayanak teşkil eden ve başvuruya kon u uyuşmazlığın esasına yönelik teknik tespitler içeren 22/10/2017 tarihli bilirkişi ra porundan Bölge İdare Mahkemesi kararı ile haberdar olmuştur. Bu noktada başvuruculara Bölge İd are Mahkemesi kararına dayanak teşkil eden 22/10/2017 tarihli bilirkişi raporunu incel emeleri, yorumda ve itirazda bulunabilmeleri için pratik ve etkin bir imkânın sunulmamış old uğu açıktır. 33. Bu nedenle başvuruculara hükme esas alınan bilirkişi raporun a yönelik yorumda/itirazda bulunma konusunda etkin ve pratik imkânların s ağlanmamasının silahları n eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleriyle bağdaşmadığı ve bu bağlamda adil bir yargılamanın gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. 34. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların Anayasa nın 36. maddes inde hüküm altına alınan adil yargılanma hakkının güvencelerinden olan sil ahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 35. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir : "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 36. Başvurucular, yeniden yargılama yapılmasına hükmedilerek ihl alin giderilmesi talebinde bulunmuşlardır. 37. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkele r belirlenmiştir Anayasa Mahkemesi diğer bir kararında ise bu il kelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun i hlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçl anacağına işaret etmiştir ( Aligü l Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). Başvuru Numarası : 2018/20175 Karar Tarihi : 19/11/2020 838. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğin e karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz e dilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duru ma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirle nerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararl arın giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Do ğan, 55, 57). 39. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya mahkemenin ihl ali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 79. maddesi nin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilm esine hükmeder. Anıla n yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan far klı olarak ihlali ortadan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireys el başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde usul hukukun daki yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmama ktadır. Dolayısıyla böyle bir kararın kendisine ulaştığı mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgili nin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama k ararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine get irmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 40. İncelenen başvuruda silahların eşitliği ve çelişmeli yargıla ma ilkelerinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihla lin Bölge İdare Mahkemesi kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 41. Bu durumda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkele rinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılm asında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvur uya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereke n iş, yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran n edenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinde n ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine kara r verilmesi gerekir. 42. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.294,70 TL yargılama giderinin başvur uculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çel işmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, Başvuru Numarası : 2018/20175 Karar Tarihi : 19/11/2020 9B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargıla nma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeler inin İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Kararın bir örneğinin silahların eşitliği ve çelişmeli yargıl ama ilkelerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için İstanbul 11. İ dare Mahkemesine (E.2016/935, K.2017/423) GÖNDERİLMESİNE, D. 294,70 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3 .294,70 TL yargılama giderinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE, E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuruları tarihinden itibaren dört ay içinde yapı lmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine k adar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 19/11 /2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Engin YIL DIRIM M. Emin KUZ Üye Üye Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU