Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/2953 E. , 2024/3247 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2953 Karar No : 2024/3247 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... Köyü Tüzel Kişiliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALILAR) 1- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmek…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/2953 E. , 2024/3247 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2953 Karar No : 2024/3247 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... Köyü Tüzel Kişiliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALILAR) 1- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Sivas ili, Zara ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... sayılı; ... ada, ...- ...- ....- ... ve ... sayılı; .... ada, ... ve ... sayılı parsellerin erozyon kontrolü ve ağaçlandırma yapılmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığına (mülga Orman ve Su İşleri Bakanlığına) 2 yıl süre ile ön tahsisine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu erozyon kontrolü ve ağaçlandırma amaçlı 2 yıl süre ile ön tahsise ilişkin işlem kapsamında, ... Köyü hudutları içinde kadimden beri mera olarak kullanıldığı tespit edilen 107 ada, 272 ve 273 sayılı parsellere de yer verildiği görülmekte olup, bu parsellerin Köyün tespit edilen mevcut mera alanlarının %50'sini kapsadığı dikkate alındığında, idarece Mera Kanunu hükümlerine göre mera tahsisi ve tescili işlemleri tamamlanmadan ya da söz konusu parsellerde erozyon kontrolü ve ağaçlandırma yapılması bakımından Kanun'un 14. maddesinde belirlenen istisnalar dışında öngörülen tahsis/kullanım amacı değişikliği yapılamayacağı kuralı karşısında ne gibi bir üstün kamu yararı bulunduğu ortaya konulmadan bu parseller yönünden ön tahsis yapılmasında hukuka uyarlık görülmediği, dava konusu 104 ada, 1 sayılı; 105 ada, 30- 56- 126- 225 ve 228 sayılı parsellerin ham toprak vasfıyla boş olarak Maliye Hazinesi adına tescilli olduğu, imar planları içerisinde kalmadığı, işlem ve dava tarihi itibarıyla söz konusu parsellerin tahsisli veya kadim mera olduğuna dair davacı iddiası dışında herhangi bir tespitin bulunmadığı, erozyon kontrolü ve ağaçlandırma amacıyla ön tahsise konu edildiği hususları da birlikte değerlendirildiğinde bu parseller açısından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle kısmen dava konusu işlemin iptaline kısmen davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu taşınmazların vasfının tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Sivas Valiliği tarafından, mera tahsis çalışmalarına yapılan itiraz nedeniyle taşınmazların mera olarak özel sicile kaydedilmediği, bu nedenle kadim mera olarak değerlendirilemeyeceği ileri sürülmektedir. Davalı Orman Genel Müdürlüğü tarafından, dava konusu taşınmazların kadastro sırasında mera olarak tespit edilmemesine rağmen bu karara itiraz edilmediği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı ve davalı taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 4342 sayılı Mera Kanunu uyarınca görevlendirilen mera komisyonuna bağlı teknik ekip tarafından ... Köyü hudutları içinde yapılan çalışmada; toplam yüzölçümü 24.413,31 dekar olan ..., ... ada/parsellerin mera olarak tespitinin yapıldığı, 31/07/2012 tarihinde düzenlenen "Mera İhtiyaç Tespit Raporu"na göre ise Köyün 6.229,76 dekar ilave mera alanına ihtiyacı bulunduğu, tespit ve tahdit askı ilanının 19/09/2012 ile 19/10/2012 tarihleri arasında yapılarak sonuçların kesinleştirileceğinin ve tahsis işlemlerinin gerçekleştirileceğinin duyurulduğu, Zara ilçesi, Şenyayla Köyü muhtarının itirazı üzerine İl Mera Komisyonu'nca ... tarih ve ... sayılı karar ile, Şenyayla-Pazarbeleni-... Köylerinin topraküstü sınırlarının belirlenmesinden sonra tahsis çalışmasına devam edilmesine karar verildiği, ancak Zara Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu tarafından topraküstü sınır uygulamasının yapılmaması nedeniyle köylere mera tahsisi ve tescili işlemlerinin sonuçlandırılamadığı, söz konusu parsellerin ağaçlandırma ve erozyon kontrolü amacıyla ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğü Kayseri Orman Bölge Müdürlüğü Sivas Orman İşletme Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı yazısı ile tahsis talebinde bulunulduğu, bu talebe istinaden söz konusu parsellerin adı geçen idareye iki yıl süreyle ön tahsisine karar verilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 47. maddesinde, "Kamu idareleri, kanunlarında belirtilen kamu hizmetlerini yerine getirebilmek için mülkiyetlerindeki taşınmazlarla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri, birbirlerine ve köy tüzel kişiliklerine bedelsiz olarak tahsis edebilirler. Tahsis edilen taşınmaz, amaç dışı kullanılamaz. Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlarla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri tahsis etmeye, kamu ihtiyaçları için gerekli olmayanların tahsisini kaldırmaya Maliye Bakanlığı; diğer taşınmazları tahsis etmeye ve tahsisini kaldırmaya ise maliki kamu idaresi yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Kanunlardaki özel hükümler saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 13/d. maddesinde de, Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden kamu hizmeti için kullanılması gerekli olanları; genel, katma ve özel bütçeli idarelere tahsis etmek ve tahsis amacının ortadan kalkması veya amaç dışı kullanılması halinde tahsisi kaldırmak; tahsisi kaldırılan taşınmaz mallar üzerinde Hazine dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapı ve tesisleri tasfiye etmek, tasfiyeye ilişkin esas ve usulleri belirlemek görevi, Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün görevleri arasında sayılmıştır. 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 5. maddesinde, mera komisyonunca tespit edilecek ihtiyaca göre kadimden beri mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılan veya aynı amaçla kullanılmak üzere köy veya belediyelere tahsis ya da terk edilen yerler ile Devletin hüküm ve tasarrufunda veya Hazinenin mülkiyetinde bulunan arazilerden etüt sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanılabileceği anlaşılan yerler mera, yaylak ve kışlak olarak, köylere veya belediyelere tahsis edileceği; 11. maddesinde, komisyon tarafından bölgenin ekonomik durumu, iklim özellikleri, toprak işleme esasları, arazi kullanma şekilleri ve kullanma kabiliyet sınıfları dikkate alınarak mevcut mera, yaylak ve kışlaklar ile bu amaçla kullanılabilecek diğer alanların, sulama ve geçit yerlerinin tespit edileceği ve haritaları üzerinde belirleneceği; 14. maddesinin 1. fıkrasında, tahsis amacı değiştirilmedikçe mera, yaylak ve kışlaktan bu Kanunda gösterilenden başka şekilde yararlanılamayacağı; ancak, bu Kanuna veya daha önceki kanunlara göre mera, yaylak ve kışlak olarak tahsis edilmiş olan veya kadimden beri bu amaçla kullanılan arazilerden bu fıkrada sayılan hallerde ihtiyaç duyulan yerlerin, ilgili müdürlüğün talebi, komisyonun ve defterdarlığın uygun görüşü üzerine, valilikçe tahsis amacının değiştirilebileceği ve söz konusu yerlerin tescillerinin Hazine adına, vakıf meralarının tescillerinin ise vakıf adına yaptırılacağı; aynı maddenin dördüncü fıkrasında, durumu ve sınıfı çok iyi veya iyi olan mera, yaylak ve kışlaklarda birinci fıkranın (a), (f), (g), (ğ) ve (h) bentleri hariç, tahsis amacı değişikliği yapılamayacağı kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda ilgili hükümlerine yer verilen mevzuat uyarınca, tahsis amacı değiştirilmedikçe meralardan, Mera Kanununda gösterilenden başka şekilde yararlanılamayacağının düzenlendiği, Kanunda hangi durumlarda mera tahsis amacı değişikliği yapılacağının tahdidi olarak sayıldığı açıktır. Dava konusu taşınmazlardan ... ada, ... ve ... sayılı parsellerin Köyün tespit edilen mevcut mera alanlarının %50'sini kapsadığı ve söz konusu taşınmazların kadimden beri mera olarak kullanıldığı dikkate alınarak, 4342 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirlenen istisnalar dışında tahsis/kullanım amacı değişikliği yapılamayacağı kuralı karşısında erozyon kontrolü ve ağaçlandırma yapılmasındaki üstün kamu yararı ortaya konulamadığından işlemin iptaline; diğer parseller yönünden ise söz konusu taşınmazların mera olduğuna ilişkin davacının iddiası dışında tespit bulunmaması nedeniyle tahsis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünde, dava konusu taşınmazların hangi nitelikte olduğunun tespiti önem arz etmektedir. Başka bir ifadeyle, taşınmazların mera olarak vasıflandırılıp vasıflandırılmaması uygulanacak mevzuat hükümleri ve yapılacak hukuki değerlendirmenin değişmesine neden olacaktır. Dava konusu taşınmazların mera olarak sınırlandırılması ve özel sicile kaydedilmesi istemiyle davacı Köy Tüzel Kişiliği tarafından açılan davada Zara Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, ayrıca mahalli bilirkişilerin dinlenildiği, mahalli bilirkişilerin beyanlarında ittifakla dava konusu taşınmazların kadimden beridir mera olarak kullanıldığını ifade ettikleri, yine ziraat bilirkişi kurulunun dava konusu taşınmazların bitki örtüsünün mera vasfı ile uyumlu olduğunu beyan ettikleri belirtilmiş ise de, hava fotoğrafları ve steoroskopik rapor incelenerek taşınmazların ham toprak vasfında olduğu kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir. Söz konusu kararın istinaf aşamasında olup henüz kesinleşmediği görülmüştür. Bu itibarla, dava konusu taşınmazların mera olup olmadığı veya kadimden beridir mera olarak kullanılıp kullanılmadığı hususu yukarıda yer verilen yargılamanın sonucunda ortaya çıkacağından, ilk olarak söz konusu yargılamanın sonuçlanmasının beklenilmesi; yargılama sonucunda dava konusu taşınmazların bir kısmının ya da tamamının mera olarak sınırlandırılmasına/tesciline karar verilmesi halinde ise, söz konusu taşınmazların (yargı kararı sonucunda mera olan taşınmazların) arazi ve toprak yapısı nedeniyle şiddetli erozyon riski, toprak muhafazası, bitki örtüsünün korunması ve geliştirilmesi gibi nedenlerle erozyon kontrolü ve ağaçlandırma yapılması için tahsis edilmesinin zorunlu olup olmadığının, yapılacak tahsis sonucunda ne gibi bir yarar elde edilmesinin planlandığının davalı idareler nezdinde ve gerekirse mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak ortaya konulması gerekmektedir. Bu durumda, öncelikle dava konusu taşınmazların vasfı tespit edilmeden ve eksik inceleme ve araştırma sonucunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 28/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.