Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/668 E. , 2024/278 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/668 Karar No : 2024/278 DAVACILAR : 1- … 2- .. VEKİLLERİ : Av. …. DAVALILAR : 1- … Bakanlığı 2- … Başkanlığı DAVANIN_ÖZETİ : Davacılar tarafından, 26/07/2007 tarihli ve 26594 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin, 19/06/2009 tarihli ve 27263 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 16. maddesi, 1. fıkrasında yer alan "Hesaptan yapılan ö
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/668 E. , 2024/278 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/668 Karar No : 2024/278 DAVACILAR : 1- … 2- .. VEKİLLERİ : Av. …. DAVALILAR : 1- … Bakanlığı 2- … Başkanlığı DAVANIN_ÖZETİ : Davacılar tarafından, 26/07/2007 tarihli ve 26594 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin, 19/06/2009 tarihli ve 27263 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 16. maddesi, 1. fıkrasında yer alan "Hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle" ibaresi ile aynı fıkranın (b) bendinde yer alan "Sorumlunun sonradan belli olması halinde bu kişilere..." ibaresinin eksik düzenlendiğinden bahisle iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca davacı tarafından istenen yürütmenin durdurulması hakkında ayrıca karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Dosyanın incelenmesinden; davacıların babası ...'ın sevk ve idaresindeki traktörün 20/01/2011 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu devrilmesi nedeniyle vefat ettiği, müteveffanın imam nikahlı eşinin uğradığı destekten yoksun kalma zararının tazmini istemiyle (kazalı traktörün karayolu trafik zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmadığından) Güvence Hesabı aleyhine açmış olduğu ve davacıların yokluğunda görülen tazminat davası neticesinde … Asliye Ticaret Mahkemesinin .. tarihli ve E:.., K:… sayılı kararıyla 111.465,94 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden işleyecek faiziyle birlikte Güvence Hesabından tahsiline karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf isteminin … Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin .. tarihli ve E:.., K… sayılı kararıyla reddedildiği ve bu kararın da Yargıtay ... Hukuk Dairesinin .. tarihli ve E:.., K:… sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, kesinleşen karara istinaden başlatılan ilamlı icra takibi sonucu 02/06/2020 tarihinde Güvence Hesabından 192.528,37 TL'nin imam nikahlı eşe ödendiği, sonrasında kazanın meydana gelmesinde müteveffanın ağır kusurlu olduğu yönünde alınan kusur bilirkişisi raporuna istinaden Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 16. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendi uyarınca davacıların ödeme yapmakla yükümlü oldukları ileri sürülerek … İcra Müdürlüğü'nün E:.. ve E:… sayılı dosyalarında davacılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, bu takiplere davacılar tarafından itiraz edilmesi neticesinde Güvence Hesabı tarafından itirazın iptali istemiyle … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… (ve birleşen dava yönünden E:…) sayılı esasına kayden açılan davada, Mahkemenin … tarih ve K:… sayılı kararıyla, itirazların iptaline ve takiplerin devamına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bakılan davanın ise, … Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada, dava dilekçesinde ve bilirkişi raporunda Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 16. maddesinin uygulanacağı belirtildiğinden bahisle, söz konusu dava devam ederken, 26/07/2007 tarihli ve 26594 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin, 19/06/2009 tarihli ve 27263 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 16. maddesi, 1. fıkrasında yer alan "Hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle" ibaresi ile aynı fıkranın (b) bendinde yer alan "Sorumlunun sonradan belli olması halinde bu kişilere..." ibaresinin eksik düzenlendiğinden bahisle iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle 27/06/2022 tarihinde açıldığı görülmektedir. İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi, 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği; 8. maddesi, 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; 11. maddesi, 1. fıkrasında, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı; 2. fıkrasında, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı ve 3. fıkrasında, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı kurala bağlanmıştır. Anılan hükümlerin incelenmesinden; bir düzenleyici işleme karşı ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği gibi düzenleyici işlemin değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının da yine dava açma süresi içinde istenebileceği, ayrıca söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin varlığı hâlinde, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde birel veya düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği görülmektedir. Öte yandan; aynı Kanun'un 14. maddesi, 3. fıkrası, (e) bendi ve 15. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde, süresi içerisinde açılmayan davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, iptal istemine konu Yönetmelik kurallarının 19/06/2009 tarihli ve 27263 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, işbu davanın ise, yayım tarihinden itibaren yasal dava açma süresi olan 60 gün içinde açılması gerekirken, bu süre geçtikten çok sonra 27/06/2022 tarihinde açıldığı görülmektedir. Her ne kadar davacılar tarafından, Güvence Hesabınca ödenen tazminatın yasal mirasçı sıfatıyla kendilerinden geri istenilmesine ilişkin talebe, Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 16. maddesi, 1. fıkrasında yer alan "Hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle" ibaresi ile aynı fıkranın (b) bendinde yer alan "Sorumlunun sonradan belli olması halinde bu kişilere..." ibaresinin dayanak teşkil ettiğinin ve dolayısıyla bu kuralın taraflarına uygulandığının … Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava ile öğrenildiği ileri sürülerek anılan Yönetmelik düzenlemelerinin iptalleri istenilmiş ise de; söz konusu Yönetmelik kuralı uyarınca ilk olarak … İcra Müdürlüğü'nün E:… sayılı dosyasında ilamsız icra takibinin başlatıldığı, 01/07/2020 tarihli ödeme emrinde rücu isteminin Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 16. maddesine dayandığının açıkça belirtildiği, ödeme emrinin tebliğ tarihi bilinmemekle birlikte davacıların en geç bu takibe itiraz ettikleri tarihte Yönetmelik kurallarından haberdar olduklarının kabulü gerekeceği, bu durumda davacıların takibe itirazı üzerine Güvence Hesabı tarafından 07/12/2020 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı göz önünde bulundurulduğunda, bakılan davanın en geç bu tarihten (07/12/2020) itibaren 60 günlük yasal dava açma süresi içinde açılması gerektiğinden, 27/06/2022 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi, 3. fıkrası, (e) bendi ve 15. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendi uyarınca süre aşımı nedeniyle DAVANIN REDDİNE, 2. Aşağıda ayrıntısı gösterilen toplam … TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının davacıların istemleri halinde, artan posta ücretinin ise kararın kesinleşmesinden sonra istemi hâlinde davacılara iadesine, 4. Bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 21/02/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.