4. Hukuk Dairesi 2011/8323 E. , 2011/7656 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/02/2010 gününde verilen dilekçe ile muvazaa nedeni ile satışın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davaya aile mahkemesi bakmaya görevli bulunduğundan mahkemenin görevsizliğine dair verilen 25/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabu
**4. Hukuk Dairesi 2011/8323 E. , 2011/7656 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/02/2010 gününde verilen dilekçe ile muvazaa nedeni ile satışın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davaya aile mahkemesi bakmaya görevli bulunduğundan mahkemenin görevsizliğine dair verilen 25/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, BK'nun 18.maddesine dayalı muvazaa nedeniyle satış işleminin iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın eşler arasındaki mal paylaşımına ilişkin Medeni Kanun'un 202-227.maddelerinin uygulanmasına ilişkin bulunduğu, bu davaya Aile Mahkemesinde bakılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, dava dışı eşi Rıdvan Görünmek ile 22 yıl evli kaldığını, eşinin müşterek konutu 14.06.2009 tarihinde terk ettiğini ve boşanma davası açtığını, davanın derdest olduğunu, eşinin davalı bayan ile gönül ilişkisi bulunduğunu, mal paylaşımını engellemek için adına kayıtlı depo niteliğindeki taşınmazı alım gücü bulunmayan davalıya piyasa değerinin altında 18.06.2009 tarihinde muvazaalı olarak satması nedeniyle satış işleminin iptali isteminde bulunmuştur. Davalı ise taşınmazın malikinin davacının eşi olduğunu, davacının eşini davada taraf göstermediğini, İİK'nun 277. maddesindeki şartlar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davacı ile eşi arasında boşanma davası olup derdesttir. Davacı eşine karşı tasfiye davası açmamıştır. Davalı taşınmazı satınalan 3. kişidir. Eşini davalı olarak göstermemiştir. Medeni Kanunun 229. maddesi uyarınca 3. kişilere karşı dava açabilmek için “ Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir: 1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar, 2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler. Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.” hükmünün gerçekleşmesi gerekir. Dava, katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan taşınmaz devrinin iptaline ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 229/2. maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin devamı süresince diğerinin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, tasfiyede edinilmiş mallara eklenecek değer olarak dikkate alınabilir. Yapılan devrin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapıldığı sabit olsa bile; tasfiyede bedeli hesaba katılacağından; tapunun iptal ve tesciline karar verilemez. Somut olayda davacı eşine karşı tasfiye davası açmadığı gibi evlilik birliği de henüz sona ermemiştir. Medeni Kanunun 229. maddesi uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Davada BK'nun 18. maddesi uyarınca davacının eşinin mal kaçırmak için davalı 3. kişi ile yapmış olduğu muvazaalı işlem nedeniyle satış işleminin iptali istendiğine göre davaya genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılarak sonuçlandırılması gerekirken yanlış değerlendirme yapılmak suretiyle eşler arasındaki mal paylaşımına ilişkin hükümlerin uygulanacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.