8. Hukuk Dairesi 2023/5633 E. , 2025/1701 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/340 E., 2022/451 K. DAVA TARİHİ : 21.12.2005 KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, kararın davacı ve davalı OGM tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bul…
**8. Hukuk Dairesi 2023/5633 E. , 2025/1701 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/340 E., 2022/451 K. DAVA TARİHİ : 21.12.2005 KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, kararın davacı ve davalı OGM tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Gökçeören köyünde 3116 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre 1944 yılında yapılan orman tahdidinde taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığı, daha sonra 1999 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla değişik hükümlerine göre yapılıp 22.03.2002 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunduğu, bu uygulamada taşınmazın kısmen orman tahdidi içinde, kısmen de 2/B madde alanında kaldığı, 2010 yılında yapılan arazi kadastrosunda, taşınmazın orman sınırı içinde kalan bölümlerine 289 ada 1 parsel, 2/B madde uygulama alanında kalan bölümlerine de 196 ada 2 parsel numarası verilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/son maddesi gereğince aktarma amacıyla tutanak düzenlenmediği, sınırlandırılarak sadece ada ve parsel numarası verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, Antalya ili Kaş ilçesi Gökçeören köyü kapanderesi Mevkiinde 26.08.1997 tarihli ve 6 sıra nolu zeytincilik tapusu ile müvekkili adına tapuda kayıtlı olan 20 dönüm miktarındaki taşınmazın, yörede yapılan orman tahdit çalışmaları sırasında orman sınırları içerisine alındığını iddia ederek, yapılan orman tahdidinin refi ve iptalini istemiş, davalı OGM vekili davanın reddini savunmuştur. Dava, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanuna (3573 sayılı Kanun) göre oluşan tapu kaydına dayalı orman kadastrosunun ve 2/B madde uygulama işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının dayanak tapu kayıt kapsamında kalan taşınmazın 1944 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı sabit ise de dayanak tapu kaydının kök tapusunun 17.07.1952 tarihli ve 40 sıra nolu tapu kaydı olduğu ve bu tapu kaydının da 3573 sayılı Kanun uyarınca oluşturulduğunun anlaşılması karşısında, dayanak tapu kaydının hukuken geçerli olması nedeni ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın OGM vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, davacının tutunduğu tapu kaydının ilk oluşumu Sidek köyü Temmuz 1952 tarihli ve 40 nolu tapu kaydının dayanağı kroki ve diğer evrakın getirtilmesi, şayet tapu kaydı 3573 sayılı Kanun hükümlerine göre oluşturulmamışsa orman kadastrosunun kesinleştirildiği tarihe göre tapu kaydı orman sınırları içindeyken yolsuz olarak oluşturulduğundan, başka bir araştırmaya gerek olmaksızın davanın reddine karar verilmesi, şayet tapu kaydı 3573 sayılı Kanun hükümlerine göre oluşturulmuşsa, tapu kaydının kapsamının belirlenmesi ve tapu kaydının kapsamında kalan yerin niteliğinin, tapu kaydının oluşturulduğu tarihe göre halen ağaçların sayısının, yaşının veya aşı yaşının ne olduğu, tapu kaydının niteliğine uygun olup olmadığının araştırılması için hüküm bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince ilk kez bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine; Antalya ili Kaş ilçesi Gökçeören Mahallesinde jeodezi ve fotogrametri mühendisi Osman Karabaş'ın 01 Aralık 2014 tarihli ek raporunun eki olan seçenek 2 adlı krokisinde X38, OS2255, A10, OS4120/20, A9, A8, A11, A12, A13, X38 noktaları ile çevrili (A1) rumuzu ile gösterilen 1.710,19 metrekare, (B) rumuzu ile gösterilen 8.877,49 metrekare, (C) rumuzu ile gösterilen 1.007,82 metrekare, (D) rumuzu ile gösterilen 636,03 metrekare ve (E) rumuzu ile gösterilen 955,08 metrekare olmak üzere toplam 13.186,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın orman sınırları içerisinde bırakılması yönündeki 26 nolu orman kadastro komisyonu tarafından yapılan orman tahdidinin ref ve iptaline karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı OGM vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, davacının tutunduğu ve kök Temmuz 1952 tarihli ve 40 numarada kayıtlı tapu kaydının ifrazından oluşan Şubat 1957 tarihli ve 2 numarada kayıtlı tapu kaydının ifrazına esas tüm evrak-ı müsbitesinin ilgili kurumlardan istenmesi, şayet, tapu kaydının ifrazen oluşmasıyla ilgili dayanağı harita varsa ve yerine uygulanması mümkün ise tapu kaydının kapsamının belirlenmesi, davacı, ... yanında Orman ve Su İşleri Bakanlığına da husumet yöneltildiği, somut olayda, davalı ... ve Su İşleri Bakanlığının pasif dava ehliyeti bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı hakkında açılan davanın husumetten reddedilmesi gerektiğine değinilerek hükmün ikinci kez bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince ikinci kez bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının dayandığı Temmuz 1952 tarihli ve 40 sıra numarasında kayıtlı kök tapu kaydının ifrazından oluşan Şubat 1957 tarihli ve 2 sıra numarada kayıtlı tapu kaydının ifrazına yönelik herhangi bir ifraz krokisinin bulunmadığının anlaşıldığı, (A2) rumuzlu ve yeşil renkle taranarak gösterilmiş alanının Gökçeören Mahallesi 289 ada 1 parselde orman sınırları içerisinde kaldığı, zeytincilik evraklarının incelenmesinde de krokinin basit bir kroki olması sebebi ile doğu ve batı sınırlarının tam olarak tespit edilememesi nedeniyle eski tarihli memleket haritaları ve uydu görüntülerine göre inceleme yapıldığında (A2) olarak belirtilen alanın orman kadastro çalışmalarında orman sayılan yerlerden olduğu, 3573 sayılı Kanuna göre dağıtımı yapılarak araziye aplike edilen 57 dekarlık yerin içinde kaldığı ancak taşınmazın kayalık ve doğal maki formasyonuna ait ağaç ve çalılar ile kaplı imar ihya edilmemiş yer olduğu, (A2) rumuzlu alanın tapu alanı içerisinde kaldığı ancak taşınmazın eylemli orman olarak Devlet ormanı vasfında olduğu, kayalık ve imar ihyasının da yapılmamış olduğu anlaşılmakla, (A2) rumuzlu alana yönelik talebin reddine ve davalı ... ve Su İşleri Bakanlığı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, Antalya ili Kaş ilçesi Gökçeören mahallesinde jeodezi ve fotogrametri mühendisi Osman Karabaş'ın 01 Aralık 2014 tarihli ek raporunun eki olan seçenek 2 adlı krokisinde X38, OS2255, A10, OS4120/20, A9, A8, A11, A12, A13, X38 noktaları ile çevrili (A1) rumuzu ile gösterilen 1.710,19 metrekare, (B) rumuzu ile gösterilen 8.877,49 metrekare, (C) rumuzu ile gösterilen 1.007,82 metrekare, (D) rumuzu ile gösterilen 636,03 metrekare ve (E) rumuzu ile gösterilen 955,08 metrekare olmak üzere toplam 13.186,61 metrekarelik taşınmazın orman sınırları içerisinde bırakılması yönündeki 26 nolu orman kadastro komisyonu tarafından yapılan orman tahdidinin ref ve iptaline karar verilmiş, kararın davacı ve davalı OGM vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı OGM vekilleri temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ayrı ayrı kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 03.03.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.