10. Hukuk Dairesi 2024/1437 E. , 2024/13622 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1648 E., 2023/1583 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/1023 E., 2023/251 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üz…
**10. Hukuk Dairesi 2024/1437 E. , 2024/13622 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1648 E., 2023/1583 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/1023 E., 2023/251 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz, davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 28.05.2019 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'ın davalı şirkette 22.04.2019-27.03.2020 tarihleri arasında çalışmış olup dava konusu olayın davacının henüz deneme süresi içerisinde olduğu 28.05.2019 tarihinde gerçekleştiği, davacı kendi dikkatsizliği sebebiyle merdivenden düştüğü, davacı merdivenden düşmesini müteakip üzerine yüksekten düşen herhangi bir malzemenin düşmesinin söz konusu olmadığı, müvekkil şirket işyeri güvenliğine üst seviyede önem verdiği, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verildiği, ayrıca koruyucu ekipman gözlük. eldiven, paraşüt tipi emniyet kemeri yelek, baret, çelik burunlu is ayakkabısı, işveren tarafindan davacıya teslimat belgeleri ile verilmiş olduğu, böylece nezaret ve denetim görevlerini yerine getirdiği anlaşılan müvekkil şirkete izafe edilebilecek hiçbir kusur bulunmamakta olduğu. olayın oluş şekli ve davacının kusurlu olması ayrıca davalı müvekkil şirketin gerek kaza öncesi aldığı iş güvenliği ile ilgili tüm önlemler gerekse kaza sonrası ilgisi, iyi niyetli tutum ve davranışları gözetildiğinde davacının davasının ve taleplerinin reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 270.109,88 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 28.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Mekanik Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı davalı ... Mekanik Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tazminat hesabının 02.06.2023 tarihinde yapıldığını, Mahkemenin ıslah için vermiş olduğu süre nedeni ile fazlaya dair hakları saklı tutularak talep artırım yapıldığını, Mahkeme tarafından kararın 19.07.2023 tarihinde verildiğini, Temmuz ayı asgari ücret artışının göz ardı edildiğini, bu nedenle dosyanın güncel asgari ücret artışı dikkate alınarak yeniden rapor aldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davacıya atfedilen kusur oranının yüksek olduğunu, davacının iş kazasının oluşumunda herhangi bir kusuru olmadığını, davacıya iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmediğini, davacının yüksekte çalışma eğitimi almadığını ve davacıya yeterli teçhizat sağlanmadığını, bu minvalde yeni bir kusuru raporu alınması yönünde karar verilmesi halinde her türlü fazlaya dair haklarımız saklı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davacı tarafın kendi dikkatsizliği ve iş güvenliğine uymaması sebebiyle yalnızca merdivenden düştüğünü, dava konusu kaza sebebiyle; kaza sonrası hemen olay mahalline ve akabinde hastaneye giden davalının davacıya ve ailesine ödemeler yaptığını, maddi manevi destek verdiğini, davacı tarafın kaza sonrası istirahati bitmesine rağmen; işe gelmediğini ve hiç çalışmamasına karşın maaş ödemesi yapıldığını ve davalı şirket tarafından sigortalandığını, davalı şirketin sorumlu tutulabilmesi için kazanın oluşumunda kusurunun bulunması gerektiğini, davacının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 225 inci maddesindeki hükme göre malul sayılabilmesinin mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde beyan etmiş olduğu üzere iş kazasının Beykent Üniversitesinin inşaat alanında gerçekleştiğini, davalı şirketin, diğer davalı ... Mekanik Tesisat İnş. Taa. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin taşeron şirketi olduğunu, buna rağmen davacı tarafın asılsız iddiaları ile ... Mekanik Tesisat İnş. Taah. San. ve Tic Ltd. Şti. üst işveren olmasına karşın tazminatlardan hukuka aykırı bir şekilde sorumlu tutulduğunu, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, somut durumda Mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilirken ve de söz konusu tazminattan -kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur raporu ortada iken- sadece davalı şirketin sorumlu tutulduğunu, somut ve belirli bir nedene dayanılmadığını, kurulan hükme esas oluşturan gerekçelerin, diğer davalı hakkında herhangi bir karar verilmemesinin somut şekilde açıklanamadığını, 10.06.2022 tarihli kusur raporunda davalının kusuru sadece %50 hesaplanırken, 02.06.2023 tarihli zarar raporunda da tarafların kusur oranı belirtilmesine rağmen hesaplanan toplam zararın tamamından davalı şirketin sorumlu tutulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları incelendiğinde tarafların kusuru oranında sorumlu tutulacağı aşikar iken davalının alınan raporların aksine sözde ... zarardan kusuru oranında (kabul anlamına gelmemek kaydıyla) sorumlu tutulmak yerine zararın tamamından hakkaniyete aykırı bir şekilde sorumlu tutulduğunu, Mahkeme davacının hatalı ve hakkaniyete aykırı hazırlamış olduğu ıslah dilekçesi doğrultusunda hiç bir değerlendirme ve inceleme yapmadan hatalı hüküm kurduğunu, ıslah dilekçesinin tamamen hatalı olduğunu, hatalı ıslah dilekçesinin dosyadaki tüm raporlar göz ardı edilerek hükme esas alınmasının hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece gerçeğin ortaya çıkması adına gerekli inceleme ve araştırma yapılmadığını, davacı tarafın asılsız iddiaları ve feragati araştırılmadan, sadece davalı şirket aleyhine hüküm kurulduğunu, hiçbir şekilde davayı ve alacak kalemlerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla Mahkemenin verdiği kararda zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporlarının da eksik inceleme sebebiyle hatalı olduğunu, bu nedenle Mahkemenin öncelikle rapordaki eksiklere istinaden ek rapor alıp, çelişki ve eksikleri giderdikten sonra karar vermesi gerektiğini, projedeki işçilerin tamamı diğer davalının işçileri iken diğer davalı hakkında karar verilmediğini, davacı tarafın davanın yarısında diğer davalının isminin yanlış olmasından bahisle davasından feragat ettiğini, davacının diğer davalıdan ödeme aldığının açık olduğunu, yapılan ödeme varsa mahsup edilmesi gerektiğini, ya da bu durumun araştırılması gerektiğini, SGK ödeme yapmış ise bunların da mahsubunun gerekeceğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 28.05.2019 tarihinde Beykent Üniversitesi inşaatının yapım işinde davalı ... Mekanik Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti’de hizmet akdiyle ahşap merdiven üzerinde kanal söküm işinde çalışırken dengesini kaybederek üzerinde çalışmakta olduğu merdivenden takriben 2,5-3,00 metre yükseklikten zemine düşmesi ve sol ayağı kırılması sonucu iş kazasının meydana geldiği, bilirkişi raporuna itiraz edilmesi neticesinde İlk Derece Mahkemesi tarafından 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda; işverenlik müessesesinin %80 oranında kusurlu olduğunun, kusur dağılımının; dava dışı asıl işveren "Beykent Üniversitesi Yönetimi"nin %10 oranında kusurlu olmasına etkili olduğunun, davalı alt işveren "... Mekanik Tesisat İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti." nin %20 oranında kusurlu olmasına etkili olduğunun, davalı alt işveren "... Mekanik Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti."nin %50 oranında kusurlu olmasına etkili olduğunun, davacı kazalı işçi ...'ın %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu İstanbul Kurum Sağlık Kurulu Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespitine İlişkin Kurum Sağlık Kurulunun 04.08.2020 tarihli raporunda, davacı işçinin sürekli iş görmezlik derecesinin %4,2 olduğunun tespit edildiği, Yüksek Sağlık Kurulunun 2021/13049 sayılı, 11.08.2021 tarihli raporunda davacı işçinin sürekli iş göremezlik derecesinin %4,2 olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 18.01.2023 tarih, 846 sayılı raporunda da maluliyet oranının %4,2 olduğuna karar verildiği, tarafların istinaf sebepleri yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesi tarafından işverenin kusurunun olup olmadığı varsa oranın belirlenmesi yönünden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hükme esas alınan, kusur bilirkişi heyeti raporunun gerekçeli, açıklayıcı, olaya ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükme ve hesaplamaya esas kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak kusur raporuna göre meydana gelen olayda davacı işçinin kusuru %20 iken hesap bilirkişisi raporunda %10 olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunun görüldüğü ve işverenin %80 kusur oranına göre; geçici iş göremezlik dönem kazancı: 26.624,73 TL, bilinen ... dönem kazancı: 10.422,28 TL, bilinmeyen ... ve pasif dönem kazancı: 215.547,69 TL olmak üzere toplam tazminatın 252.594,70 TL olduğu bu tutardan geçici iş göremezlik ödemesinin işveren kusuruna denk gelen kısmı (12.497,03 TL) mahsup edildiğinde hükmedilmesi gereken maddi tazminat tutarının 240.097.67 TL olduğu sonucuna varıldığı, davalı tarafın bu yöndeki istinaf sebebinin kabul edildiği, davalı şirketin davacının SGK kaydında işveren olduğu ayrıca müşterek ve müteselsil sorumluluğu nedeniyle işçinin kusur oranı düşüldükten sonra yapılan hesaplamadan davalının sorumlu olacağı, kusur dağılımının kendi aralarındaki rücu durumunda önemli olduğu, talep edilen tazminatların zamanaşımına uğramadığı, İlk Derece Mahkemesindeki yargılamada bilirkişi hesap raporu alındıktan sonra davacıya 12.06.2023 tarihli celsedeki talebi üzerine ıslah dilekçesi sunmak için için süre verilmiş ve davacı ıslah dilekçesi sunmuş, kararın verildiği duruşmada da davanın kabulünü talep etmiş olup, hükme esas alınan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla; davacının bu konudaki istinaf sebebinin kabul edilmediği, yukarıdaki açıklamalara göre; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile kamu düzeni dikkate alındığında, davacı vekilinin istinaf talepleri yerinde değil ise de, davalı vekilinin kusura yönelik istinaf sebebi gözetilerek işverenin tespit edilen kusuruna göre hesaplama yapılması gerektiğinden istinaf başvurusunun kabulüne, işverenin tespit edilen %80 kusuruna göre yukarıdaki şekilde yapılan maddi tazminat hesabı dikkate alınarak hüküm kurulmasına, manevi tazminat yönünden ise İlk Derece Mahkemesi kararının aynen hükme yazılması gerekçesiyle; I-1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. bendi uyarınca esastan reddine, II-1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, III-Davanın kısmen kabulüne, 1-Maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 240.097,67 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 28.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Manevi tazminat davasının kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz, davacı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2. Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.