Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın ... Şubesi kredi müşterisi olan ... Şirketi ile müvekkili banka arasında akdedilen kredi sözleşmelerine istinaden şirket lehine krediler kullandırıldığını, işbu kredi ilişkisinin teminatı teşkil etmek üzere davalı ... adına kayıtlı olan “... İli, ... İlçesi, ... Mah., 165 ada, 16 parselde kayıtlı ... arsa paylı, ikinci kat, 19 Nolu Niteliği Mesken olan bağımsız bölüm” üzerinde 1. dereceden 180.000,00-TL bedelli ipotek tesis edildiğini,
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından İzmir 21.İcra Müdürlüğünde 26 Şubat 2015 tarihinde icra ve haciz açıldığını, O sırada 940,- TL toplam borcunun kaldığını ve bu borcun 2015 Mayıs ve Ağustos aylarında 2 parça olarak ödeyip kapatmayı planladığını, İcra takibine konulan borç toplamının 7.000-8.000 TL'ye çıktığını öğrenince belgelerin fotokopilerini istediğini, fakat kendisine vermediklerini bunun üzerine mahkemelik olduklarını, İcra Dairesine bile sokulmadığını, sonradan bazı belgeleri alabildiğini fakat bunların kendisinde olanlarla uymadığını, yani sahte olduğunu gördüğünü, Güya sözleşmeye gecikme durumunda aylık % 6 faiz alınır diye yazıldığını, kendinde olan sözleşmede bu ibarenin olmadığını, Borcu 10.000 TL’ ye çıkardıklarını, 940,- TL ana para borcu ve yasal masrafların tamamını avukatlık ücreti hariç ödediğini, ayrıca 940,- TL’ nin 2014 icra öncesi devlet faizini % 6’ dan, 2015 icra sonrası yine devlet faizini % 6’ dan, 2016 öncesi ile 2016 sonrası ve halen devam eden devletin icra faizi % 9‘ dan olmak üzere tamamını kendine göre hesaplayıp Adliye içindeki Vakıfbank’ a yatırdığını, İcra öncesi yatan paralar ise belgelerde yazılı olduğunu, 3 Şubat 2014 tarihli tahsilat makbuzlarında bunun yazılı olduğunu, Ana parayı sahtekarlık yaparak 2.500,- TL’ ye çıkardıkları yetmezmiş gibi Ayrıca % 6 aylık yalanını da eklediklerini, sahte faturaların kendisinin eline 2018’ lerde geçtiğini, İcra Dairesinin ise kendisi aylık % 6 faiz maddesini gözlerine soktuğu halde hesabın doğrusunu yapmadığı gibi 2016’ da kaçırılmış haciz trenini hala var zannederek kendisini hacizde tuttuğunu, Hacizdeki arabasının borcu yok iken 5.000,- TL’ yi bulduğunu, bu paranın yanlışta ısrar edenlere ödetilmesini istediğini, duruşmalı mahkeme istediğini, Ret edilerek suçluların kurtulmasını istemediğini, Haksız yere parasının çalmalarına ve Adli mercileri kullanarak yasal soyguna çevirmelerine fırsat verilmesini istemediğini, Kendisinin faturanın da sözleşmenin de sahte olduğunu iddia ettiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.