1. Ceza Dairesi 2023/7025 E. , 2024/2657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/633 E.,2023/317 K. SUÇLAR : Bilinçli taksirle öldürme, kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, onama 1.Sanık ... hakkında kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs, hakaret, görevliye direnme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından hükmün açıkla
**1. Ceza Dairesi 2023/7025 E. , 2024/2657 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/633 E.,2023/317 K. SUÇLAR : Bilinçli taksirle öldürme, kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, onama 1.Sanık ... hakkında kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs, hakaret, görevliye direnme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından hükmün açıklanması suretiyle kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu, sanık hakkında ..., ..., ... ve ...'yü kasten yaralamaya teşebbüs etmek, ... ve ...'yü kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme, ...'e karşı konut dokunulmazlığının ihlali ve ...'ye hakaret suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 31.05.2023 tarihinde açıklandığı, dava dosyasının hükmün açıklanması suretiyle ilk kez kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden daha önce Yargıtay incelemesinden geçmediği, Bölge Adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş olması nedeniyle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun’un 8/1. fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı ve inceleme konusu hükümlerin istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmakla; Dosyanın bu hükümler yönünden yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere İNCELENMEKSİZİN MAHALLİNE İADESİNE karar verilmesi gerektiği, anlaşılmıştır. 2.Sanık ... hakkında maktul ...'e karşı bilinçli taksirle öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2012 tarihli ve 2011/221 Esas, 2012/282 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında maktul ...'e karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2.Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2012 tarihli ve 2011/221 Esas, 2012/282 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 19.06.2014 tarihli ve 2014/968 Esas, 2014/3557 Karar sayılı kararı ile; sanığın eyleminin bilinçli taksirle ölüme neden olma suçunu oluşturduğu ve üst sınıra yakın ceza verilerek cezalandırılması gerektiği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2014 tarihli ve 2014/294 Esas, 2014/293 Karar sayılı kararı ile; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 19.06.2014 tarihli ve 2014/968 Esas, 2014/3557 Karar sayılı ilamına karşı önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir. 4.Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2014 tarihli ve 2014/294 Esas, 2014/293 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı (lehe), sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 28.02.2017 tarihli ve 2017/193 Esas, 2017/607 Karar sayılı kararı ile; dosyanın direnme kararı konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.05.2022 tarihli ve 2017/1-258 Esas, 2022/381 Karar sayılı kararı ile; Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2014 tarihli ve 294 - 293 sayılı direnme kararına konu hükmünün; sanığın eyleminin bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, karar verilmiştir. 6.Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2023 tarihli ve 2022/633 Esas, 2023/317 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında maktul ...'e karşı bilinçli taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eyleminin kasten öldürme suçunu oluşturduğuna, ilişkindir. 2.Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ceza miktarına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın arkadaşı ...'la birlikte, alkollü olarak köy meydanına gelip, kahvede bulunan çoğunluğu ... soyadlı sülaleye mensup kişilere yönelik küfretmeleri üzerine çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, olayın devamında sanığın babası ...'un sopa ile başından, arkadaşı ...'ın o anda niteliği anlaşılmayan silahla boynundan yaralanması üzerine, sanık ...’in ...'a ait minibüse bindiği, yanına yaralı vaziyetteki babası ...'un da binip onu engellemeye çalıştığı, buna rağmen sanığın hızla aracı kavga halinde oldukları, ..., ... ve ...'nün üzerine sürdüğü, mağdurların olay yerinde bulunan kendilerine ait marketin içerisine kaçmaları ile sanığın markete ait duvara çok yakın mesafeden geçerek köy meydanında kısa bir yay çizdikten sonra meydanın ortasında, seyyar satıcılık yaptığı aracının yanında bulunan, tartışma ve olayla ilgisi bulunmayan maktule ve ona ait araca çarptıktan sonra maktulü altına alıp 35-40 metre sürükleyerek ölümüne sebebiyet verdiği, anlaşılmıştır. 2.Sanık savunmaları, 25.06.2011 tarihli otopsi raporu, adli tıp raporları, tutanaklar ve adli sicil kayıtları, nüfus kayıtları, uzmanlık raporları, dava dosyasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, eyleme uyan suç vasfının ve buna bağlı yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, maktulden sanığa yönelen haksız söz ya da eylemin olmadığı anlaşıldığından, katılanlar vekili ve sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR 1.Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama, Kasten Yaralamaya Teşebbüs, Hakaret, Görevliye Direnme ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçlarından Hükmün Açıklanması Suretiyle Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden; 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu, sanık hakkında ..., ..., ... ve ...'yü kasten yaralamaya teşebbüs etmek, ... ve ...'yü kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme, ...'e karşı konut dokunulmazlığının ihlali ve ...'ye hakaret suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 31.05.2023 tarihinde açıklandığı, dava dosyasının hükmün açıklanması suretiyle ilk kez kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden daha önce Yargıtay incelemesinden geçmediği, Bölge Adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş olması nedeniyle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun’un 8/1. fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı ve inceleme konusu hükümlerin istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmakla; Dosyanın bu hükümler yönünden mahkemesince yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN MAHALLİNE İADESİNE, 2.Sanık ... Hakkında Maktul ...'e Karşı Bilinçli Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2023 tarihli ve 2022/633 Esas, 2023/317 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekili ve sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Olay tarihinde sanık ... kullandığı başkasına ait otobüsü daha önce aralarında husumet bulunan ve köy meydanında kendisine ait kamyonetle sebze meyve satışı yapan, maktul ...’nın Esas No : 2023/7025 üzerine sürüp maktul ...’ya çarpıp 40 metre sürükleyerek ölmesine neden olmuş kaçıp saklandığı yerde olaydan dokuz gün sonra yakalanmıştır. Sanık hakkında, kasten ölüme neden olmak suçundan Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet kararını inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanığa isnat edilen eylemin bilinçli taksirle ölüme neden olmak suçu kapsamına girdiği gerekçesi ile Yerel Mahkeme kararının bozmasına karar vermiştir. Yerel Mahkemenin kasten öldürme suçunda direnmesi nedeniyle direnme kararını görüşen Yargıtay Ceza Genel Kurulu çoğunluk kararı ile, sanığa isnat edilen eylemin bilinçli taksirle ölüme neden olmak suçu kapsamına girdiğine karar vermiştir. Ceza Genel Kurulunun sayın çoğunluğu ile aramızdaki ihtilaf sanığa isnat edilen öldürme eyleminin kasten mi bilinçli taksirle mi işlendiğine ilişkindir. Beyanı alınan tanıklar sanık ...' in kendisini köyde söyledikleri dinlenen ve bir anlamda köy ağası olarak göstermeye çalıştığını bu nedenle diğer tarafı destekleyen maktule husumet beslediğini beyan etmişlerdir. Keşif sırasında dinlenilen tanık ... "olaydan 3-5 ay kadar önce ... ile kahvede konuştuğumuz sırada beni bir kenara çekerek '...'ya söyle, onu çok kötü döveceğim, Korkmazlar sülalesini yükseltiyor, ... ve ...'yı yükseltiyor, ona söyle benim yanımda onları yükseltiyor' şeklinde beyanda bulunmuştur. Yine keşifte dinlenen ...'da "bu olaydan 5-6 ay kadar önce ..., ...'den aldığım balıkların parasını vermeyince ve ... balıkların paralarını isteyince aralarında husumet oluşmuştu, yine ...'in bana anlattığına göre çocukken kendi çocuğunu dövdüğü için ...'e birkaç tokat attığını söylemişti, ... daha önce bana ... ile karşılaştığında ...'in kendisine ağalık devrinin bittiğini söylemişti, sana balık vermeyeceğim diye söyleyeceğini bildirdi" ifadesinde bulunmuştur. Yine dinlenilen tanıklardan ..., ... ile başka tanıklar tarafından da maktul ... ile ... arasında husumet olduğu belirtilmiştir. Sanık yukarıda belirtilen eylemleri, kendince köye ağalığını kabul ettirmek düşüncesiyle yapmıştır. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere sanık ... kendi ağalığına direnç gösteren kişilere ciddi bir zarar verememiştir. Ayrıca kendince ağalığına direnç gösteren şahıslar babasını da yaralamıştır. Sanık bu ruh hali içerisinde köy meydanı oldukça geniş olmasına rağmen meydanın kenarına doğru aracı direkt olarak sürmüş ve kendince ağalığına direnç gösteren ...'yı araba ile ezmiştir. Sanığın olay mahalli olan köy meydanında çok geniş alan varken bu alanı kullanmamış, yol kenarında beklemekte olan maktul ...'nın üzerine aracı doğrudan sürmesi eylemi taksirle değil kasten işlendiği kanaatini oluşturmuştur. Yine sanık, maktule araba ile çarpıp maktulü aracın altına aldıktan sonra maktulü öldürmek gayesiyle tekrar geri gelmiş, çevrede ...'in aracın altında olduğuna dair bağırışmalar olmasına karşın tekrar aracı ...'in üzerine sürmüştür. ... araç ile yaklaşık 40 metre sürüklenmiş, daha sonra aracın altından düşmüştür. Taksirle suçun işlendiğinin kabul edilebilmesi için ilk çarpma anından sonra sanık ...' in durması ve aracı ile hareket etmemesi gerekir. Oysa sanık ...'i önce aracın altına almış, önce geri gelerek üzerinden geçmiş, sonra da araçla tekrar ileriye doğru hareket ederek maktulü yaklaşık 40 metre aracı ile sürüklemiştir. Bu nedenle sanığın eylemi kasten gerçekleştirdiği kanaati oluşmuştur. Adli Tıp Kurumu da oy birliği ile düzenlediği raporda, sanık ...' in ...'ya taksirle değil kasten çarptığını belirtmiştir. Yukarıda izah edilen nedenlerle, tanık beyanları, olayın oluş şekli, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporu, olay yeri keşif ve değerlendirmeleri gibi tüm delillerin incelenmesi sonucunda eylemin kasten öldürme olduğu kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum.