Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili davalı borçlular aleyhine İstanbul Anadolu 22 İcra Müdürlüğünün nezdinde-------- esas sayılı dosyası ile Genel Haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlattıklarını ödeme emrinin borçlulara tebliğ üzerine yapılan itiraz neticesinde icra takibinin durduğunu , davalı ----------davacı banka ile ---- tarihinde----------- TL limit ile Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığını ve kredi kullandığını,diğer davalı takip borçlular------------ ise iş bu Genel Kredi Sö
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile, Davalı borçlu arasındaki Ticari ilişkiden kaynaklanan ----------------- alacağına ilişkin olarak davalı borçlu aleyhine -------------- sayılı dosya ile takip başlatıldığını ve borçlu davalının takibe ve ödeme emrine haksız bir şekilde itiraz ettiğini, itiraz sonrası arabulucuya gidildiğini, ancak arabuluculuktan da sonuç alınmadığını beyanla, Davalı borçlunun vaki itirazının iptali ile takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir, SAVUNMA Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,------------ sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettirİİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, -------------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; ----------- tarihinde davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya ------- tarihinde tebliğ edildiği; borçlu vekili tarafından------ tarihli itiraz dilekçesinde Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın ----------tarihinde ve yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda ,"Davalı yanın defterleri ibraz edilmemiş olup, davacı yanın -------------- yılına ait ticari defterlerin incelemeye tabi tutulduğunu, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğunu, davalı yan ile arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, yapılan inceleme ile, Davalı yanın gerçekleştirdiği Taşıma/Nakliye işlerine ilişkin olarak, düzenlenmiş bulunan toplamda ------------ fatura borcuna karşılık olarak davacı şirketin Banka aracılığıyla toplam tutarı ------ ödeme gerçekleştirildiği ve davalı yandan ------ Avans alacaklısı durumuna geçtiği, davacı şirketin takip ve dava tarihi itibarı ile -----------asıl alacağının bulunduğu " şeklinde rapor sunulmuştur.İfa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur(TBK m. 90).Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir(TBK m. 97).Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; ( .... ) borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır(TBK m. 117/1,2).Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar(TTK m. 10). Somut olayda davacı tarafından davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığından işlemiş faize ilişkin talebin reddi ile usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü yolunda hüküm tesis edilmiştir.