4. Hukuk Dairesi 2015/16165 E. , 2017/8078 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ...Ş. vekili Avukat ... tarafından, davalılar Bugün Gazetesi ... .... ve ... aleyhine 18/11/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/09/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra …
**4. Hukuk Dairesi 2015/16165 E. , 2017/8078 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ...Ş. vekili Avukat ... tarafından, davalılar Bugün Gazetesi ... .... ve ... aleyhine 18/11/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/09/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Davalı ...'in temyiz itirazlarının incelenmesiyle; Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; davalının 29/05/2011, 26/06/2011, 12/02/2012, 26/08/2012, 18/11/2012 ve 04/08/2013 tarihli köşe yazılarında ve sosyal medyada paylaştığı mesajlarda müvekkil şirketi haksız yere kötülediğini, ...ari itibarina zarar verdiğini ve böylelikle kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar, haberin basın özgürlüğü kapsamında kaldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, yazılarda ve tweetlerde kullanılan ifadeler ile davacının tüzel kişiliğinin küçük düşürüldüğü, ...ari itibarı ve saygınlığının zedelendiği, böylece davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanununun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.