4. Hukuk Dairesi 2009/14326 E. , 2010/11741 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 24/05/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı ...'ın davasının aktif husumetten reddine, diğer davacının davasının esastan reddine dair verilen 12/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçes
**4. Hukuk Dairesi 2009/14326 E. , 2010/11741 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 24/05/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı ...'ın davasının aktif husumetten reddine, diğer davacının davasının esastan reddine dair verilen 12/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacılar, davalılarca sahte sürücü belgesi ve sahte trafik tescil belgesine dayanarak düzenlenen vekaletname ile satılan araca el konulduğunu belirterek, uğradıkları maddi zararın ödetilmesini istemişlerdir. Davalılar ise, kusurları bulunmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece istem; davacılardan ... yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle, diğer davacı ... yönünden ise esastan reddedilmiş; karar, davacılardan ... tarafından temyiz olunmuştu. Dosya içeriğinden; dava konusu eylemi nedeniyle davalılardan ... hakkında açılan ... 7. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2007/636- 2008/391 karar sayılı ceza davasında verilen beraet kararının temyiz edilmesi nedeniyle kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Ceza mahkemesince yeterli kanıt bulunamadığından verilen beraet kararı, eldeki dava yönünden bağlayıcı olmamakla birlikte, eldeki davada karar verildiği günde görülmekte olan bir ceza davasının bulunması ve dava konusu olayın özelliği gözetildiğinde, ceza mahkemesinin ileride vereceği kararın eldeki hukuk davasını etkileyebileceği olgusu nedeniyle ceza kararının kesinleşmesi beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.