Başvuru, idari gözetim kararının hukuka aykırı olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, idari gözetim kararının hukuka aykırı olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/2/2020 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca 17/9/2020 tarihinde kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı dışındaki iddialar yönünden kabul edilemezlik kararı verilmiş, başvurunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına ilişkin kısmının kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına ve adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, emniyet güçlerince yapılan bir operasyon kapsamında yabancı terörist savaşçı olduğu iddiasıyla refakatindeki çocuklarıyla birlikte 30/7/2019 tarihinde yakalanmıştır. Ankara İl Göç İdaresi Müdürlüğünce 31/7/2019 tarihinde Irak uyruklu başvurucunun Türkiye içinde DEAŞ silahlı terör örgütü adına faaliyet yürüttükleri, örgüt adına infaz gerçekleştirdikleri ve ülke içinde kırsal alan çalışmalarının hazırlıklarını yaptıkları şeklinde haklarında bilgiler bulunan şahıslara destek verdiği yönünde bilgiler elde edildiği belirtilerek 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun maddesinin fıkrasının (d) bendi uyarınca sınır dışı edilmesine ve 6 ay süreyle idari gözetim altına alınmasına karar verilmiştir. 2/8/2019 tarihinde başvurucunun ülkesine veya gidebileceği güvenli üçüncü ülkeye gitmek istemediği ve mevzuat kapsamında gerekli tüm kolaylıklar sağlanmasına rağmen bu konuda iş birliği yapmadığı gerekçesiyle idari gözetim süresinin 6 ay süre ile uzatılmasına karar verilmiştir. Başvurucu, sınır dışı işlemine karşı 7/11/2019 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini de talep etmiştir. Mahkeme 8/11/2019 dava konusu işlemin sınır dışı etmeye ilişkin olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç zarar doğurabilecek nitelikte bulunması nedeniyle, davalı idarenin savunması ve ara kararı cevabı alınıp ya da savunma ve ara kararına cevap verme süresi geçip yeni bir karar verilinceye kadar dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar vermiştir. İdarenin savunmasını vermesi üzerine Mahkeme kanunda öngörülen şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle 27/11/2019 tarihinde yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar vermiştir. Başvurucu 26/11/2019 tarihinde idari gözetimin kaldırılması talebiyle Kırıkkale Sulh Ceza Hâkimliğine başvurmuştur. Kırıkkale Sulh Ceza Hâkimliği 4/12/2019 tarihinde idari gözetimin sonlandırılması talebini reddetmiştir. Hâkimlik gerekçesinde başvurucunun sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak iş birliği yapmaması nedeniyle 2/8/2019 tarihinde idari gözetim süresinin 6 ay süreyle uzatılmasına karar verildiği, idari gözetimin sona erdirilmesinin kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından sorun oluşturacağı belirtilmiştir. Başvurucu 26/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu 12 aylık azami idari gözetim süresinin dolması üzerine 31/7/2020 tarihinde salıverilmiştir. Ankara İdare Mahkemesi 10/9/2020 tarihinde başvurucunun söz konusu şahıslara DEAŞ terör örgütü lehine destek verdiğine ilişkin somut bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, ayrıca DEAŞ terör örgütü ile ilişkili olduğuna dair somut bir tespitin de olmadığı gerekçesiyle sınır dışı işleminin iptaline kesin olmak üzere karar vermiştir. İlgili hukuk için bkz. B.T. [GK], B. No: 2014/15769, 30/11/2017, §§ 19-