Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/4608 E. , 2024/5238 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/4608 Karar No : 2024/5238 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVACI) ... VEKİLLERİ : Av. ...- Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca yeniden inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Daires…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/4608 E. , 2024/5238 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/4608 Karar No : 2024/5238 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVACI) ... VEKİLLERİ : Av. ...- Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca yeniden inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Yapı İnşaat Taahhüt Gayrimenkul İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2012 ila 2015 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında, şirket adına kayıtlı 27.007,00-TL kasko bedelli ...plakalı, 289,671,00-TL kasko bedelli ... plakalı ve 50.380,00-TL kasko bedelli ... plakalı zirai traktör cinsi araçlara haciz konulduğundan söz konusu araçlar satılarak paraya çevrilip şirkete ait vergi borcunun karşılanıp karşılanmadığı ya da ne kadarının karşılandığı ortaya konulmadan davacı adına ortak sıfatıyla takibat yapılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının 15/12/2014 tarihinde ortaklıktan ayrıldığı dikkate alındığında, dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu şirket tarafından 21/11/2016 tarihli başvuru ile 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırılması suretiyle nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiği ve 6736 sayılı Kanun'dan yararlanılan dönemde asıl borçlu şirket ile ilişkisi bulunmadığından ortak sıfatıyla takip edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği 2013 ila 2015 yıllarının muhtelif dönemlerine ait olduğu anlaşılan kamu alacaklarından ortaklıktan ayrıldığı 15/12/2014 tarihinden önceye rastlayan kısmından sorumlu olduğu, bu tarihten sonraya rastlayan kısımlardan ise sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacağının 15/12/2014 tarihinden sonraya rastlayan kısımları iptal edilmiş, ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin diğer kısımları yönünden ise dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağının tahsili için ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilmediği ve söz konusu alacaklardan sorumluluğunun bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacı temyiz isteminin kabulü, davalı temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının, 16/04/2012 ila 15/12/2014 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağının 2017 yılı içerisinde verilen Ba-Bs düzeltme beyannamesi üzerine 2012 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezasından, ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağının ise asıl borçlu şirkete ait 2013 ve 2014 yıllarına ait defter ve belgelerin ibrazına ilişkin yazının, şirkete 2018 yılı içerisinde tebliğ edilmesine karşın ibraz edilmemesi üzerine düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca yapılan katma değer vergisi tarhiyatından kaynaklandığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kurala bağlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun limited şirketlere ilişkin "Bilgi alma ve inceleme hakkı" başlıklı 614. maddesinin 1. fıkrasında, her ortağın, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilecekleri ve belirli konularda inceleme yapabilecekleri hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davalı idare tarafından temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarının 15/12/2014 tarihinden sonraya rastlayan kısımları ile ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur. Kamu hizmetlerinin yürütülmesinde gerekli kaynağın elde edilmesi amacıyla vergi ve diğer kamu alacaklarının takip ve tahsili için hukuki düzenlemeler ve ayrıcalıklı yetkilerle kolaylık ve hızlılık sağlanmasının doğal olduğu kabul edilmekle birlikte bu konuda bireylerin hakları ve hukukun genel ilkelerinin de göz önünde bulundurulması hukuk devletinin bir gereğidir. Kamu hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli düzenlemeler yapılırken elde edilmek istenen kamu yararıyla bireysel haklar arasında bir dengenin kurulması gerekir. Mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kanuni olması ve kamu yararına dayalı meşru bir amacının bulunması yeterli olmayıp ayrıca müdahalenin ölçülü olması da şarttır. Hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında dikkate alınacak ölçütlerden biri olan Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ölçülülük ilkesi uyarınca mülkiyet hakkının sınırlandırılması suretiyle elde edilmek istenen kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil bir dengenin sağlanması zorunludur. Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir. Limited şirket ortaklarını, şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının ödenmesinden doğrudan doğruya ve payları oranında sorumlu tutan 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi karşısında, tahsili gereken kamu alacağını yaratan vergilendirmenin ait olduğu dönemde şirketin paylarına sahip ortakların, ortaklık sıfatının sürdüğü dönemlere ilişkin ortaklık sıfatından doğan ve bu dönemlere dair yapılacak bir inceleme sonrası salınacak vergi ve kesilecek cezalardan sorumlu tutulabilecekleri açıktır. Ancak, ortakların takibi aşamasında, kusursuz sorumlu olduklarından bahisle kendilerine orantısız bir külfet yüklenmemesi gerekmektedir. 6102 sayılı Kanun'un 614. maddesinin 1. fıkrası kapsamında, limited şirketin bütün hesap ve işlemlerine yönelik olarak denetim ve gözetim yetkisi bulunan ortakların, şirket faaliyetlerini ve temsile yetkili kişilerin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerini denetleme, inceleme ve bu konularda bilgi alma hakları bulunmaktadır. Buna göre, sadece ortaklık sıfatının devam ettiği dönemlerde şirket işlemleri hakkındaki her türlü bilgiye erişme imkanı olan ortakların, paylarını devrettikten, başka bir ifadeyle şirketle bağlarının ortadan kalkmasından sonra ortaklıkları döneminde gerçekleşmeyen fiiller sonucunda ortaya çıkan kamu alacağından, salt vergilendirme dönemlerinde payları bulunduğundan bahisle sorumlu tutulmaları düşünülemez. Uyuşmazlık konusu olayda, 15 takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağını oluşturan vergi ve cezalara ilişkin re’sen tarh nedeni, davacının ortaklık sıfatının sona erdiği tarihten sonra şirkete ait defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, 14 takip numaralı ödeme içeriği özel usulsüzlük cezasının ise davacının ortaklık sıfatının sona erdiği tarihten sonra düzeltme beyannamesi verilmesi eylemlerinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda, 15/12/2014 tarihinde hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılan ve şirketle hukuki ve fiili bağlantısının kalmaması nedeniyle ortaklık sıfatının kazandırdığı düzeltme beyannamesi verme ile ibraz etmeme fiillerine yönelik olarak bilgi alma ve inceleme hakkı olmayan dolayısıyla herhangi bir müdahale imkanı bulunmayan davacının, takip edilen kamu alacağına ilişkin vergilendirme dönemi ortaklık sıfatının bulunduğu döneme ilişkin olmakla birlikte yukarıda belirtildiği üzere pay devrinden sonra gerçekleşen fiiller sebebiyle salınan vergi ve kesilen cezalardan sorumlu tutulması, ortaklık sıfatından kaynaklanan kusursuz sorumluluğu aşan mahiyette ölçüsüz bir müdahale olduğundan ve kendisine orantısız bir külfet yüklediğinden sözü edilen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk görülmemiş olup Vergi Dava Dairesi kararının... ve ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacağının 15/12/2014 tarihinden önceye rastlayan kısımları yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idare temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarının 15/12/2014 tarihinden sonraya rastlayan kısımları ile ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Davacı temyiz isteminin kabulüne, 4. Kararın; ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacağının 15/12/2014 tarihinden önceye rastlayan kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 10/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.