11. Ceza Dairesi 2023/5545 E. , 2024/12520 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.09.2022 tarihli ve 2022/114969 Soruşturma, 2022/60444 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 18.11.2022 tarihli ve 2022/7279 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar
**11. Ceza Dairesi 2023/5545 E. , 2024/12520 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.09.2022 tarihli ve 2022/114969 Soruşturma, 2022/60444 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 18.11.2022 tarihli ve 2022/7279 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 18.11.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 11.09.2023 tarihli ve 2023/19505 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97408 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97408 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekiler vekilinin şikayet dilekçesinde özetle yer alan; müşteki şirketlerin gümrük müşavirliği ve taşıma acenteliği işiyle uğraştığı, müşteki şirketlerde çalışan şüphelilerin Çeşme Limanında gemiye binecek ve gemiden inecek tırların gümrük işlemleri ve bu işlemlerle ilgili ödemeleri yapmakla görevli oldukları, şüphelilerin 02/07/2021-22/02/2022 tarihleri arasında hesaplarına gönderilen meblağdan toplam 222.000,00 Türk lirasını muhasebe hesaplarına geçirmeyerek zimmetlerine geçirdikleri şeklindeki iddiası ile şüphelilerden şikayetçi olunması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, üzerlerine atılı eylemi gerçekleştirdiklerine dair haklarında kovuşturma açılmasını gerektirecek yeterli delilin elde edilemediğinden bahisle şüpheliler haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Soruşturma kapsamında sadece şüphelilerin ifadelerine başvurulduğu anlaşılmakla, somut olayda şüphelilerin şirket işleri ile ilgili olarak hesaplarına gelen parayı şirket muhasebe hesaplarına geçirmeyerek uhdelerinde tuttukları iddiası karşısında, müşteki vekilinin dosyaya sunmuş olduğu banka hesap dokümanlarının dikkate alınarak, suçun işlendiği iddia edilen 02/07/2021-22/02/2022 tarih aralığına ilişkin ticari defterlere ait hesap dökümü ile cari bilanço hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılması ve ayrıca şüphelilerin bahse konu iş yerinde çalıştığı zaman diliminde ilgili bankalardan elde edilecek hesap dökümlerinin incelenmesi ve toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi şirketlerin, gümrük müşavirliği ve taşıma acenteliği işleri ile uğraştıklarının, şüphelilerin de uzun yıllardır bu şirketlerin Çeşme Limanındaki gümrükleme işlemlerini ve bu işlemlere ilişkin ödemelerini yapmakla görevli olduklarının, şirket çalışanı olan Burak Semih Babacanoğlu'nun hesabından şüpheli ...'ın hesabına düzenli olarak bu ödemelerde kullanılmak üzere havale işlemi yapıldığının, başlangıçta bu ödemelerle ilgili sorun yaşanmadığı halde, ilerleyen dönemde şüphe üzerine yapılan kontrollerde 02.07.2021-22.02.2022 tarihleri arasında gönderilen 222.000,00 TL paranın şirket hesaplarına işlenmediğinin ve şirket adına kullanılmadığının, bu paranın şüphelilerce mal edinildiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüphelilerin SGK kayıtları temin edilerek işe giriş-çıkış tarihleri ve görev tanımlarının tespit edilmesi, şüpheli ... ile şirket çalışanı Burak Semih Babacanoğlu'nun 02.07.2021-22.02.2022 tarihleri arasındaki banka hesap hareketleri ile şikâyetçi şirketlerin bu tarihleri gösterir ticari defter ve belgeleri temin edilerek, dosyaya ibraz edilen banka hesap ekstreleri, dekontlar, el yazılı hesap dökümleri..vb diğer evrak üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle şüphelilerin uhdelerinde tuttukları ve şirket adına harcanmayan para olup olmadığının belirlenmesi, İzmir 23. İş Mahkemesinin 2022/166 Esas ve İzmir 13. İş Mahkemesinin 2022/174 Esas sayılı dosyaları getirtilip incelenerek, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...soruşturma evrakı kapsamına göre; şüphelilerin üzerilerine atılı eylemi gerçekleştirdiklerine dair haklarında kovuşturma açılmasını gerektirecek yeterli delilin elde edilemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 7. Şikâyetçiler vekilinin 16.08.2022 tarihli dilekçesinde, şüpheliler hakkında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na muhalefet (haksız rekabet) suçunu işledikleri yönünde de iddialarda bulunulmasına karşın, bu iddialar yönünden herhangi bir karar verilmediği anlaşılmakla, mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 18.11.2022 tarihli ve 2022/7279 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.