4. Hukuk Dairesi 2025/10153 E. , 2026/1985 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/872 D. İş, 2025/870 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; …
4. Hukuk Dairesi 2025/10153 E. , 2026/1985 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/872 D. İş, 2025/870 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) Poliçesi ile sigortalı konutun depremde hasara uğradığını, müvekkiline 313.599,88 TL ödendiğini, yeni tarifeye göre tam ödeme yapılması gerektiğini belirterek 15.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 313.599,88 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ödeme yapıldığını, sorumluluğun sona erdiğini, ek prim alınmaksızın güncel tarife ücretinden sigorta bedeli ödenmesinin söz konusu olmayacağını, teminat dışında kalan bir durum olup olmadığının araştırılması gerektiğini, keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile DASK'ın yazılı bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle sigortalının hak kaybı söz konusu olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 313.599,88 TL’nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin 19.02.2024 tarihli ve 2024/İHK-10426 Karar sayılı kararıyla itirazın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İtiraz Hakem Heyetinin 19.02.2024 tarihli ve 2024/İHK-10426 Karar sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 05.12.2024 tarihli, 2024/3752 Esas ve 2024/12361 Karar sayılı ilamı ile taraflar arasında zorunlu deprem sigortası sözleşmesinin yazılı delili olan, dosya içerisinde bulunan 06.10.2022 tarihli poliçede sigorta bedelinin 320.000,00 TL olarak belirlendiği ve her bir hasarda %2 oranında tenzili muafiyet uygulanacağının kararlaştırıldığı, davalının muafiyet düşüldükten sonra kalan 313.599,88 TL sigorta bedelinin tamamını 02.06.2023 tarihinde davacıya ödediği, TTK 1461. maddesi ve Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları B.3.1 maddesi uyarınca sigortacının sorumluluğunun poliçede yazılı sigorta bedeli ile sınırlı olduğu anlaşılmakla, başvurunun reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mevzuatta zeyilname yaptırma zorunluluğundan bahsedilmediğini, davalının aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, TBMM Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından 25.11.2022 tarihli Tebliğ'e göre sigorta bedelinin belirlenmesi gerektiği yönünde tavsiye kararı verildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Zorunlu Deprem Sigortasında sigorta tazminatı olarak poliçe üzerinde yazılı olan sigorta bedelinin mi, yoksa poliçe düzenlendikten sonra yürürlüğe giren Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliği’ne göre belirlenecek bedelin mi ödeneceğine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.