Başvuru, suç tarihinde çocuk olan başvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, suç tarihinde çocuk olan başvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.A. Bahçede Molotofkokteyli Bulunması Üzerine Başvurucu Hakkında Yürütülen Soruşturma Süreci ve Sonrası 2018 yılının başında PKK/KCK silahlı terör örgütüne müzahir yayın yapan bazı web sitelerinden terör örgütü yönetiminin Afrin için seferberlik çağrısı yapması sonrasında güvenlik güçlerine bir ihbar gelmiştir. İhbar sonrasında olay yerine giden güvenlik güçleri dört şahsın yola barikat kurmak amacıyla bir kanepe çektiğini görmüş, şahıslar kaçmaya başlamış, sonuçta suça sürüklenen çocuk E.K. yakalanmış ve yanındaki diğer üç kişiyle yolu barikatla kapatıp kanepeyi yakmak için kullanacakları yanıcı maddenin bir kısmını sakladıkları adresi de söylemiştir. Aynı tarihte, bir kişi tarafından evinin bahçesine molotofkokteyli saklandığı ihbarı yapılmıştır. 16/2/2018 tarihinde bu adrese gidildiğinde molotofkokteyli ele geçirilmiş, parmak izi tespiti için gerekli işlemler yapılmıştır. Bu olaya karışan suça sürüklenen çocuklardan birinin de 2003 doğumlu olan başvurucu olduğu tespit edilmiştir. Sonrasında Mersin Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Vücut İzi Geliştirme Laboratuvarı Büro Amirliğinin 6/4/2020 tarihli raporunda, elde edilen parmak izinin başvurucuya ait olduğu tespiti yer almıştır. Başvurucunun 16/2/2021 tarihinde kolluk nezdinde şüpheli olarak ifadesi alınmıştır. Tarsus Emniyet Müdürlüğünün Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığına (Cumhuriyet Başsavcılığı) sunduğu fezlekede, başvurucunun 16/2/2018 tarihinde güvenlik güçlerine ve araçlarına gerçekleştirilecek saldırıda kullanılmak üzere molotofkokteylleri hazırladığı, 28/6/2015 tarihinde PKK/KCK silahlı terör örgütünün Kobani'yle ilgili düzenlediği basın açıklaması sırasında örgüt lehine "Şehitler ölmez, katil devlet hesap verecek, yaşasın YPG'nin direnişi..." şeklinde sloganlar attığı, sosyal medyadan örgüt lehine paylaşımlarda bulunarak örgütün propagandasını yaptığı belirtilmiştir. Ayrıca fezlekede, başvurunun gerçekleştirdiği iddia edilen ve 2014-2015 yıllarına ait olan sosyal medya paylaşımlarının ekran görüntülerine, başvurucunun katıldığı iddia edilen basın açıklaması esnasında slogan attığına ilişkin görüntülerine ayrıntılı olarak yer verilmiş; başvurucunun ikametgâhında yapılan aramada ele geçirilen cep telefonuna incelenmek üzere el konulması da talep edilmiştir. Başvurucunun Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şüpheli olarak ifadesi alındıktan sonra silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması talep edilmiş ve başvurucu, müsnet suçtan 16/2/2021 tarihinde tutuklanmıştır. Tarsus Sulh Ceza Hâkimliğinin (Hâkimlik) tutuklama gerekçesi " ...atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin bulunması, isnat edilen suçun vasıf ve mahiyeti, isnat edilen suçlamanın CMK'nın maddesindeki katalog suçlardan oluşu, ... şüphelinin tutuklama yerine adli kontrol yükümlülüğü altına konulması halinde bu kurallara riayet edeceği yönünde kanaatin oluşmaması ve şüphelinin üzerine atılı suçları ihtiva ettiği cezanın alt ve üst sınırları dikkate alındığında tutuklama tedbirine müracaat etmede ölçüsüzlük de görülmediği..." şeklindedir. Başvurucunun itirazı Tarsus Sulh Ceza Hâkimliğince 25/2/2021 tarihinde "... atılı suçun niteliği, CMK'nın 100/3 maddesinde belirtilen suçlardan olması, mevcut delil durumu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut olgu ve delillerin bulunması, atılı suçun kanunda öngörülen cezasının nev'i ve miktarına göre tutuklama tedbirinin ölçülü olması, kaçma şüphesinin bulunması ve adli kontrol uygulamasının bu aşamada yetersiz kalacak olması..." gerekçesiyle reddedilmiştir. Ret kararı 6/3/2021 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş olup başvurucu 22/3/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Bireysel başvuru sonrası Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmanın neticesinde 26/4/2021 tarihli Dijital İnceleme Tutanağı'nda başvurucunun cep telefonu üzerinde yapılan incelemede örgütle ilgili bir bulguya rastlanmadığının belirtildiği görülmüştür. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından fezleke ile Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen soruşturmada başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütü propagandası yapma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçlarından kamu davası açılmıştır. İddianamede PKK/KCK silahlı terör örgütüne müzahir yayın yapan bazı yayın organlarında 15/2/2018 tarihli eyleme çağrı yapılması sonrasında 16/2/2018 tarihinde bir ikametgâhın bahçesinde 32 molotofkokteyli ele geçirildiği, olayın faillerinin tespitine yönelik araştırmalar devam ederken 6/4/2020 tarihinde elde edilen parmak izlerinin başvurucunun parmak iziyle aynı olduğunun tespit edildiği, şahsın güvenlik güçlerine ve araçlarına yönelik gerçekleştirilecek saldırı eyleminde kullanılmak üzere hazırlanan molotofkokteylleri için malzeme temin ettiği, molotofkokteyllerini hazırladığının anlaşıldığı, bu kapsamda 2014-2015 yıllarında Facebook hesabından PKK/KCK silahlı terör örgütünün propagandasını içeren paylaşımlar yaptığı ifade edilmiştir. Tarsus Ağır Ceza Mahkemesinin (Ağır Ceza Mahkemesi) talebi sonucu başvurucuyla ilgili olarak hastaneden temin edilen 3/8/2021 tarihli sağlık kurulu raporunda; terör örgütünün propagandasını yapma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, silahlı terör örgütü üyeliği suçları bakımından başvurucunun 2014-2015 yıllarında muayenesi bizzat yapılmadığından kesin kanaat bildirilememekle beraber o tarihte 11-12 yaşında olduğu gözetilerek fiilinin anlam ve sonuçlarını anlayamayacağı ve fille ilgili olarak davranışlarını yönlendiremeyeceği, 2018 yılı için ise tekrarlayan benzer suçlar sonucunda davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmiş olabileceği kanaati belirtilmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi ilk duruşmanın yapıldığı 7/9/2021 tarihinde başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Ağır Ceza Mahkemesi 14/9/2021 tarihinde ise terör örgütü propagandası yapma suçu bakımından başvurucunun suç işlediği tarihte 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olması ve işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması nedeniyle başvurucu hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, ayrıca karar tarihi itibarıyla başvurucunun 18 yaşını doldurması nedeniyle de çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine yer olmadığına, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçu bakımından bu suçu örgüt faaliyeti çerçevesinde işlediğini kabul ettikten sonra suç tarihinde 15 yaşını bitirip 18 yaşını doldurmadığından cezasında indirim yapılarak neticeten 4 yıl 5 ay 10 gün hapis ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, son olarak silahlı terör örgütüne yardım etme suçu yönünden ise suç tarihinde 15 yaşından büyük, 18 yaşından küçük olması nedeniyle cezasında indirim yapılarak neticeten 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve bu cezaya ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Karar 19/10/2022 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından başvurucunun eyleminin bir bütün hâlinde silahlı terör örgütüne silah sağlamaya teşebbüs suçunu oluşturmasına rağmen Ağır Ceza Mahkemesince eylemin bölünerek iki ayrı suçtan ceza verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma ve silahla terör örgütüne yardım etme suçları bakımından bozulmuştur. Terör örgütü propagandası yapma suçu yönünden ise istinaf talebinin reddine temyiz yolu açık olarak karar verilmiştir. Karar tebliğ aşamasındadır.B. Yola Barikat Kurularak Molotofkokteyli Saldırı Girişimi Nedeniyle Başvuru Hakkında Yürütülen Soruşturma Süreci ve Sonrası Yukarıda değinildiği üzere (bkz. § 2) PKK/KCK'nın çağrısı sonrasında 16/2/2018 tarihinde başvurucunun da aralarında olduğu dört kişi yola barikat kurmak amacıyla bir kanepe çekerken, güvenlik güçlerine gelen ihbar sonucu suça sürüklenen çocuk E.K. yakalanmıştır. E.K.nın ifadesi sonrası diğer iki kişi de yakalanmış; Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, çocuk olduğu tespit edilen üç kişinin işlediği iddia edilen tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması ve el değiştirmesi fiilinin anlam ve sonuçlarını algılama ile davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediğine dair raporlar temin edilmiştir. Devlet hastanesinin başvurucu hakkında düzenlediği 7/3/2018 tarihli raporda, başvurucunun tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması ve el değiştirmesi suçunun anlam ve sonuçlarını değerlendirme ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğu tespitine yer verilmiştir. Bu rapor uyarınca başvurucunun aynı gün güvenlik güçleri tarafından ailesine teslim edildiğine dair tutanak hazırlanmıştır. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca suça sürüklenen dört çocuk hakkında açılan kamu davası sonrası yargılamayı yapan Mersin Ağır Ceza Mahkemesi 14/1/2020 tarihinde, başvurucunun tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan beraatine, terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçu yönünden suç tarihi itibarıyla bu suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği anlaşıldığından ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucu hakkındaki kararlar istinaf kanun yoluna başvurulmadan 22/1/2020 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucunun bu soruşturma ve yargılama boyunca müsnet suçlardan tutuklandığına dair bir belgeye rastlanmamıştır. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, yargılama giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.