T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:12/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:07/10/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:12/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:12/02/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzeri…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:12/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:07/10/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:12/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:12/02/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle olay günü olan 31/12/2018 tarihinde davalı ... şirketine ait ... plakalı, şoför ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ... Sigorta tarafından sigortalı olan ve yine diğer davalı ... Sigorta tarafından kasko sigortası bulunan aracın müvekkillerinden ...'nün eşi, ... ve ...'nin babası olan merhum ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile aynı istikamete giderken dikkatsizlik nedeniyle yol kenarına sıkıştırdığını, murisin bankete çarpıp yere düştüğünü, yola düşen merhumun üzerinden kamyonun arka tekerlekleri ile murisin üzerinden geçtiğini, murisin kafatasının kamyonun arka lastikleri altında kalarak parçalandığını, ölümlü feci bir kaza meydana geldiğini, müvekkillerinin acılarının kelimelerle tarif edilemez olduğunu, psikolojik çöküntü içerisinde olduklarını, murisin geriye talep sahibi eşi ile iki oğlunun kaldığını, davalı ...'ın %100 kusurlu olduğunu, murisin kazanın oluşumunda hiçbir kusurunun bulunmadığını, murisin eşi için yoksun kaldığı destekten yoksun kalma maddi tazminatı, müvekkili ... için murisin kendisine yapacağı evlilik destek yardımından mahrum kaldığını, müvekkiller için ölüm yardımı ve cenaze defin giderleri tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkillerinin murisin ölümü nedeniyle manevi üzüntü ve sıkıntılar ile acılar yaşadıklarını, kazadan sonra davalı sigorta şirketlerine tazminat ödemesi için başvuruda bulunulduğunu, olumlu sonuç alamadıklarını, ara buluculuk başvurusunda bulunularak yapılan toplantılarda olumlu bir sonuca ve uzlaşmaya varılamadığını, davalı şirket ile davalı ... ile de ara buluculuk görüşmelerinde bulunulduğunu, ancak olumlu sonuç alamadıklarını, kaza ile ilgili Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, olay anında kamyonun arkasından gelen ... plakalı araçta bulunan ve kazanın oluşumunda tanıklık ettiklerini, beyanlarına göre kaza yapan araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu belirterek müvekkilleri aleyhine 50.000,00 TL maddi tazminat ile 350.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacı müvekkillerine verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... Şirketi ve ... vekilinin ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle kaza tespit tutanağındaki kusur atfını kabul etmediklerini, yeniden kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, murisin emniyet şeridinde araç kullandığını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/2-f maddesi uyarınca, "Sürücüler trafik kazası, arıza halleri, acil yardım, kurtarma, kar mücadelesi, kaza incelemesi, genel güvenlik ve asayişin sağlanması gibi durumlar dışında emniyet şeritlerini ve banketleri kullanmamak zorundadır." geçerli olduğunu, murisin kaza esnasında emniyet şeridini kullandığını, aracın aynalarından görünemeyecek kör noktasına girdiğini, müvekkilin sağında araç olduğunu bilmesinin veya tahmin etmesinin mümkün olmadığını, murisin motosiklet kullanmasına rağmen aracında toprak çuvalı taşıdığının olay yeri inceleme tutanağından anlaşıldığını, murisin dengesinin bozulmasına etki ettiğini, murisin olay anında kaskının takılı ya da bağlı olup olmadığının açıkça belli olmadığını, olay yeri inceleme tutanağında kaskta oluşan herhangi bir deformasyondan söz edilmediğini, davacı tarafça istenen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekilinin ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirketin nezdinde 06/09/2017 ve 06/09/2020 tarihleri arasında ihtiyari mali mesuliyet teminatını havi genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, manevi tazminata hükmedilebilmesi için sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, sigorta aracın kasko sigorta poliçesinde yer alan manevi tazminat talepleri ile ilgili olarak poliçe limitlerinin %25 kombine limiti ile teminata dahil edildiğini, sigortalının kusurunun tespiti halinde kusur oranında sorumlu olabileceklerini belirterek müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, vekalet ücretinin davacı taraftan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkil şirket tarafından 12/09/2018-2019 tarihleri arasında Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilecek kusur ile sınırlı olduğunu, araçların kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, anne babanın çocuklarına desteğinin çocukların 18 yaşını doldurması itibariyle sona erdiğini, 18 yaşından büyük olanların destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkının bulunmadığını, davacıların Sosyal Güvenlik Kuruluşlarından ödeme alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince özetle maddi tazminat davası yönünden davacı ... tarafından açılan davanın kabulü ile 248.513,10.-TL destekten yoksunluk tazminatının davalılar ..., ... Ürünleri ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti kaza tarihi olan 31/12/2018'den, davalı ... Sigorta Şirketi ise temerrüt tarihi olan 28/02/2019'dan itibaren işleyecek yasal faizinden sorumlu olmak üzere davalılar ..., ... Ürünleri ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti ... Sigorta Şirketi'nden müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; davacılar ... ve ... tarafından açılan maddi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine; manevi Tazminat davası yönünden, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 90.000,00 TL, davacılar ... ve ... içinde ayrı ayrı 60.000,00 TL'şer olmak üzere toplam 210.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... Ürünleri ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti, olay tarihi olan 31/12/2018, ... sigorta A.Ş ise temerrüt tarihi olan 28/02/2019'dan itibaren işleyecek yasal faizinden sorumlu olmak üzere davalılar ..., ... Ürünleri ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti, ... sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacıların vekili tarafından kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, ATK'nin davalı sürücünün % 60 oranında kusurlu olduğu görüşünün doğru olmadığı, İTÜ öğretim üyelerinden oluşturulacak bir kuruldan yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiği, evlenme destek yardımı talebinin kabulü gerektiği, manevi tazminat miktarının düşük olduğu ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı sürücü ve işleten vekili tarafından özetle ölenin kusur oranının düşük belirlendiği, manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden ölenin son gelirinin belirlenmediği, davacı ...'nün SGK gelirleri öğrenilmeden tazminat hesaplandığı ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından özetle manevi tazminat yönünden poliçe limiti aşacak şekilde hüküm kurulduğu, manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiği ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nin 342, 353, 355 ve 356 maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, ölümlü trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminata ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları aynı Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca maddi tazminat, bedensel zarara uğrayanların aynı Kanun’un 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı Kanun’un 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni (2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesine göre uzun süreli kiralamada kiracı işletendir) doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, Kanun ve genel sigorta şartları kapsamına dâhil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyon ile ... Kavşağı istikametinden Batı Çevre Yoluna giriş yaparak ... istikametine seyir halindeyken olay mahalli virajlı yol bölümüne geldiğinde sağa doğru yönelerek bankete taşacak şekilde seyrini sürdürdüğü sırada aracının sağ ön-yan kısımlarıyla kendisiyle aynı istikamette yolun sağında banket üzerinde seyir halinde olan müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımlarının çarpışması, akabinde motosikletin teker kısımlarıyla bordür taşına çarparak düşmesi ve kamyonun sağ arka teker kısımlarıyla yere düşen sürücünün kafasının üzerinden geçmesi sonucu 31/12/2018 tarihinde dava konusu olay meydana gelmiştir. ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyon ile gündüz vakti görüşün açık olduğu yolda seyir halindeyken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, görüş alanını kontrol altında bulundurması, seyrini kendi seyir şeridi içerisinde kalacak şekilde sürdürmeye özen göstermesi, kendisiyle aynı istikamette bankette seyir halinde olan motosikletin varlığını dikkate alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, virajlı yol bölümüne geldiğinde sağa doğru yönelerek bankete taşacak şekilde seyretmesi neticesi bankette seyreden motosiklete çarptığı anlaşılmakla meydana gelen olayda asli ( % 60 oranında) kusurlu; müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile nizamlara aykırı bir şekilde zorunlu haller dışında kullanılmasının yasak olduğu emniyet şeridinde seyir halinde olduğu, olay mahalline geldiğinde sağ şeridi takiben gelmekte olan ve virajlı yol bölümünde sağa emniyet şeridine doğru taşacak şekilde seyreden davalı sürücü idaresindeki araca karşı zamanında etkin tedbir almadığı olayda tali (40 oranında) kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiş olup ceza dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda ve Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı raporunda benzer görüş bulunduğu; buna göre hükme esas alınan adli tıp raporunun oluşa uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ve kusur durumu ve oranı usulünce tespit edildiğinden ilk derece mahkemesince kusur durumu ve oranı için yeni bir bilirkişi raporu alınmaması yerinde olmuştur. Buna göre davalı sürücünün kusurlu eylemiyle davacıların yakınının ölümüne neden olduğu ispatlanmıştır. Ölenin eşi olan davacı ..., davalılar ..., ... Ürünleri Pazarlama Nakliye ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve davalı ... Sigorta Şirketi tarafından kendisine destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiş olup davacı ölenin desteğinden yoksun kaldığından hesaplanacak destekten yoksun kalma tazminatının adı geçene ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir (TBK Md. 53). İlk derece mahkemesince destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için aktüerya bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosuna, ölen emekli olduğundan AGİ'siz net asgari ücrete, 1/2 destek payına, progresif rant yöntemine, % 10 arttırma eksiltme oranına ve ölenin % 40 kusurlu olmasına göre tazminat hesaplanmış olup bilirkişi raporu bilimsel verilere uygun, yargı denetimine elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bulunmuştur. Ölenin kask taktığı sabit olup tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması mümkün olmadığı gibi SGK tarafından yapılan ve destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gereken bir ödeme bulunmamaktadır. O halde ilk derece mahkemesince aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplama esas alınarak davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatının kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur. İlk derece mahkemesince davacı ...'ın yaşı nedeniyle uğramış olduğu herhangi bir destek yoksunluğu bulunmadığı ve ölüm halinde talep edilebilecek maddi tazminatlar arasında evlenme destek tazminatı yer almadığından adı geçenin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi hukuka uygundur. İlk derece mahkemesince davacı ...'ın yaşı nedeniyle uğramış olduğu herhangi bir destek yoksunluğu bulunmadığından adı geçenin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olup istinaf yoluna başvurulmamıştır. Dava konusu olay nedeniyle davacıların yakını öldüğünden, davacılara uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince davacı ... için 90.000 TL, davacı ... için 60.000 TL, davacı ... için 60.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiş ise de TBK’nin 56. maddesine göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda olayın oluş şekli, olay tarihi, paranın satın alma gücü, talep edilen tazminat miktarı, kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı az bulunmuştur. Dairemizce tazminat miktarının davacı ... için 120.000 TL, davacı ... için 90.000 TL, davacı ... için 90.000 TL olmasının hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilmiştir (TBK Md. 56, TMK Md. 4). İstinaf eden ... Sigorta Şirketi Anonim Şirketi kasko poliçesi şartlarına göre manevi tazminattan sorumlu ise de sigorta şirketinin sorumluluğu 500.000 TL olan poliçe limitinin % 25'i olan 125.000 TL ile sınırlandırılmıştır. ... Sigorta Şirketi Anonim Şirketi'nin 125.000 TL'yi aşacak şekilde manevi tazminattan sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra sonuç itibari ile ölenin kusur oranın düşük belirlendiğine, manevi tazminat miktarının yüksek olduğuna, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden ölenin son gelirinin belirlenmediğine ve SGK ödemelerinin mahsup edilmediğine yönelik davalı sürücü ve işleten vekilinin istinaf sebepleri yerinde olmadığından HMK’nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine; ölenin kusursuz olduğuna, evlenme destek yardımı talebinin kabulü gerektiğine yönelik davacılar vekili, manevi tazminat miktarının yüksek olduğuna ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine yönelik davalı sigorta şirketinin istinaf sebepleri yerinde olmadığı ancak manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğine yönelik davacılar vekilinin, manevi tazminat yönünden limit aşılarak hüküm kurulduğuna yönelik davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf sebepleri yerinde olduğundan HMK'nin 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacılar vekili ile davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve aşağıdaki yazıldığı gibi hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat davası yönünden davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirse de ilk derece mahkemesince tek bir vekalet ücretine hükmedildiği ve davacılar bu hususu istinaf konusu yapmadıklarından ortadan kaldırma kararından sonra davacılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan neden ve gerekçelere göre A-1- HMK’nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı sürücü ve işleten vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile 23.490,77 TL eksik harcın başvuran davalılar ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 3- İstinaf yoluna başvuru için yapılan masrafların istinaf yoluna başvuran davalılar ... Şirketi ve ... üzerinde bırakılmasına, 4- Yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK’nin 333. maddesi uyarınca iadesine, B-1- HMK'nin 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacılar vekili ile davalı ... Sigorta Şirketi Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2- Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 248.513,10 TL destekten yoksunluk tazminatının davalılar ..., ... Ürünleri ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti için kaza tarihi olan 31/12/2018 tarihinden, davalı ... Sigorta Şirketi için temerrüt tarihi olan 28/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle sorumlu olmak üzere davalılar ..., ... Ürünleri ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti ve ... Sigorta Şirketi'nden müştereken müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 3- Davacılar ... ve ... tarafından açılan maddi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine, 4- Maddi tazminat davası yönünden alınması gerekli 16.975,92 TL harçtan, peşin olarak alınan 1.366,20 TL ve tamamlama harcı olarak alınan 684,16 TL harç toplamı 2.050,36 TL harcın mahsubu ile kalan 14.925,56 TL harcın davalılar ..., ... Ürünleri ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti ... Sigorta Şirketi'nden müştereken müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5- Arabuluculuk faaliyet için Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen 1.320,00 TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davalılar ..., ... Ürünleri ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti ... Sigorta Şirketi'nden müştereken müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, 6-Davacı taraf tarafından yatırılan 2.167,86 TL yargı harcı ile tebligat, posta için sarf edilen 1,907,40 TL yargılama giderinin davalılar ..., ... Ürünleri ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti ... Sigorta Şirketi'nden müştereken müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 7- Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen 37.791,83 TL vekâlet ücretinin davalılar ..., ... Ürünleri ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti ... Sigorta Şirketi'nden müştereken müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 8- Davada reddedilen miktar göz önüne alınarak 1.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'tan, 1.000,00 TL nispi vekalet ücretinin de ...'tan alınarak davalılar ..., ... Ürünleri Paz. Nak. Madencilik San. Tic. Ltd. Şti. Ve ... Sigorta Şirketine verilmesine, 9- Manevi tazminat davası yönünden, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 120.000,00 TL, davacılar ... ve ... içinde ayrı ayrı 90.000,00 TL'şer olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Ürünleri ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti yönünden olay tarihi olan 31/12/2018, ... Sigorta AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 28/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... Ürünleri ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti ve ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen (Davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin sorumlu olduğu miktar 125.000 TL'yi aşmamak kaydıyla) alınarak davacılara verilmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine, 10- Alınması gerekli 20.493,00 TL harcın davalılar ..., ... Ürünleri ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti, ... Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen (Davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin sorumlu olduğu miktar 8.525,08 TL'yi aşmamak kaydıyla) alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 11- Davacı tarafça manevi tazminat davası yönünden yatırılan 220,70 TL istinaf başvurma harcının davalılar ..., ... Ürünleri ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti, ... Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen (Davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin sorumlu olduğu miktar 91,81 TL'yi aşmamak kaydıyla) alınarak davacı tarafa verilmesine, 12- Davalı tarafça yapılan giderlerin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 13- Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen 48.000,00 TL nispi vekâlet ücretinin davalılar ..., ... Ürünleri ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti, ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen (Davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin sorumlu olduğu miktar 19.968,00 TL'yi aşmamak kaydıyla) alınarak davacı tarafa verilmesine, 14- İstinaf yoluna başvuran davacılar ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde karar kesinleştikten sonra istinaf yoluna başvuranlara iade edilmesine, 15- Yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK’nin 333. maddesi uyarınca iadesine, HMK’nin 361/1. ve 365/1 maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Dairemize yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...