8. Hukuk Dairesi 2014/1839 E. , 2014/20630 K. MAHKEMESİ : Çan İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 25/11/2013 NUMARASI : 2013/67-2013/71 Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K …
**8. Hukuk Dairesi 2014/1839 E. , 2014/20630 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Çan İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 25/11/2013 NUMARASI : 2013/67-2013/71 Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Borçlu vekili, takibe dayanak yapılan ilamın daha önce Çan İcra Müdürlüğü'nün 2001/24 Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, icra aşamasında 25.05.2001 tarihli anlaşma tutanağı kapsamında çitin olduğu yerdeki tecavüzlü kısımda çitin geri çekilerek tecavüzün ortadan kaldırıldığını, taşınmazların olduğu yerdeki tecavüzlü kısımların ise bedeli ödenmek suretiyle dosya infaz edildiği halde aynı ilamla yeniden takip yapılmasının yasaya aykırı olduğunu ve suç teşkil ettiğini açıklayarak, takibin iptaline karar verilmesini istemiştir., Mahkemece, borçlunun ilama konu çitin olduğu yerdeki tecavüzlü kısımda çiti geri çekerek tecavüzü ortadan kaldırdığı, diğer kısımlar için ise icra masrafı ve toprak parası olarak alacaklının da kabul ettiği miktarı İcra Dairesi'ne ödeyerek borcu itfa ettiği gerekçesiyle icranın geri bırakılmasına karar verilmesi üzerine, hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Her ne kadar İİK'nun 18/3.maddesi gereğince aksine hüküm bulunmayan hallerde duruşma yapılmasına gerek olup olmadığı icra mahkemesi'nin takdirine bırakılmış ise de, anılan takdir yetkisi mutlak bir seçimlik hak olmayıp, halin icabına göre işin duruşmalı olarak incelenmesi gerektiği durumlarda mahkeme takdir yetkisini duruşma yapmaktan yana kullanmalıdır. Somut olayda; icra dosyasının incelenmesinden; takibe dayanak yapılan Çan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 19/12/2000 tarihli 2000/584 E 2000/637 K sayılı ilamı ile" davacıya ait 426 parsel nolu Ç.. A.. köy içi mevkiinde bulunan taşınmaza bilirkişiler A.. E.. ve İ.. E..tarafından düzenlenen 16.06.2000 tarihli keşif raporlarında; (a) harfi ile kırmızı kalemle boyalı olarak gözüken kuruluk yapmak suretiyle 0,95 m2 lik tecavüzün, (A) harfiyle yeşil ve kırmızı kalemle boyalı gösterilen tahta perde çekilerek yapılan 4.25 m2 lik tecavüzün, (C) harfi ile gösterilen yeşil kalemle boyalı toplam 46,02 m2'lik kısımda bulunan (c.1) harfi ile gösterilen kagir samanlığın 2,60 m2 (c.2) harfi ile gösterilen tuvaletin 0,75 m2 ve (c,3) harfi ile gösterilen kagir evdeki 0,32'lik tecavüzün, (E) harfi ile gösterilen kırmızı ve yeşil kalemle boyalı 2.02 m2'lik tecavüzün men'ine kuruluk tahta perde, tuvalet, samanlık ve kagir ev yapmak suretiyle yapılan tecavüzün kal'ine" şeklinde hüküm kurulduğu, ilamın infazı için borçlular aleyhine taşınır teslimine veya taşınmaz tahliye veya teslimine yönelik takip talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, takibe konu ilamın Çan İcra Müdürlüğü'nün 2001/24 Esas sayılı dosyasında taraflar arasında düzenlenen 25.05.2001 tarihli anlaşma tutanağı doğrultusunda infaz edildiğini iddia etmektedir. Bahse konu 25/05/2001 tarihli "men'i müdahale tutanağı" başlıklı belgede;" icra masrafları ve toprak parası olarak 100.000.000 TL peşin kalan da her ayın 25 inde olmak üzere toplam 500.000.000 TL'yi ödemeyi taahhüt ediyoruz. Tecavüzlü binalar yıkılmasın. Ancak avlu çitindeki tecavüzleri geri çekeceğiz. Alacaklı vekili ve alacaklı söz aldı. Davalıların söz konusu yukarıdaki taahhütlerini kabul ediyoruz. tecavüzlü binaların yıkımı durdurulsun.Ancak, avlu sınırında tecavüzler geri çekilsin dedi. Hazır olan işçilere gereken talimat verildi. Kadastrocu bilirkişinin işaretlediği noktalara avlu kazıkları çakıldı..."yazılı olduğu görülmekte ise de; alacaklı vekili temyiz itirazlarında anlaşma tutanağının borçlular tarafından bozulduğunu, müşterek sınıra yeniden tecavüz edildiğini ve yıkımın durdurulması isteğinin infazın ertelenmesi olup, ilamda tespit edilen haktan feragat halinin söz konusu olmadığını ileri sürmektedir.Gerçekten de şikayete konu "men'i müdahale tutanağı" nda tecavüzlü alanların yıkımına ilişkin hakkın özünden feragat yoktur. Öte yandan İİK'nun 30/1. maddesinde de; ''Bir işin yapılmasına mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru 24'üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya ilamda gösterilen müddet içinde ve eğer müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını tayin ederek işin yapılmasını emreder.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda Mahkemece, şikayetin niteliği itibariyle duruşma açılarak, taraf teşkili sağlandıktan ve varsa tarafların gösterecekleri deliller toplandıktan sonra , gerektiği takdirda takip dayanağı yapılan ilamda hükme esas alınan bilirkişi raporu ve eki krokinin mümkünse aynı bilirkişiler temin edilerek, mümkün değilse farklı kişilerle yerinde uygulanarak sonuca gidilmesi gerekirken, evrak üzerinde ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.