5. Hukuk Dairesi 2025/9003 E. , 2026/4340 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/36 Esas, 2025/69 Karar KARAR : Ret/ Kısmen kabul Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davalı ... (İSKİ) hakkındaki d…
5. Hukuk Dairesi 2025/9003 E. , 2026/4340 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/36 Esas, 2025/69 Karar KARAR : Ret/ Kısmen kabul Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davalı ... (İSKİ) hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddi ile davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü 311, 361, 340, 385, 387, 1 90... parsel sayılı taşınmazlara 1960 yılı sonlarında yapılan kadastro çalışmaları esnasında müvekkillerinin ve müvekkillerinin murislerinin kullanımında olduğunun tespit edildiğini, ancak kadastro tespitine Hazinenin yaptığı itiraz üzerine tespitin kesinleşmediğini, Beykoz Tapulama Mahkemesinin 1969/78 Esas, 1973/292 Karar sayılı dosyasında yargılama devam ederken, bu yerin baraj gölü altında kaldığından bahisle; “karar verilmesine yer olmadığına; hak sahiplerinin istimlak bedellerini almak için genel mahkemelere başvurmaları için muhtariyetlerine” karar verildiğini ileri sürerek Mahkemece yerlerin ayniyetinin müvekkillerine ait olduğunun tespiti ile fazlaya dair haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacılar vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ...ilçesi, ... köyü sınırları dahilinde ve malik sıfatıyla zilyetliği müvekkillerine/murislerine aitken, ... Barajı yapılması nedeniyle baraj altında kalması sonucu malik hanesi boş bırakılan taşınmazların mülkiyetinin müvekkili adına tespiti ile kamulaştırmasız el atma nedeni ile olan tazminat bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parseller için 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda düzenlenen dava açma sürelerinin hak düşürücü nitelikte olduğundan dava açma süresi olan 30 günlük hak düşürücü sürenin geçirilmiş olduğundan davanın süre yönünden reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 31.12.2014 tarihli ve 2013/53 Esas, 2014/591 Karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 31.12.2014 tarihli ve 2013/53 Esas, 2014/591 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 inci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için taraflara 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun duruşma günü tebliğ edilmiş olmalarına rağmen gelmedikleri ve gelen tarafın davayı takip etmeyeceğini bildirmesi sonucu dosyanın işlemden kaldırılması gerekir, Mahkemece, bu usule uyulmadan ve davacı tarafa duruşma günü tebliğ edilmeden davacının gelmediğinden bahisle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 18.02.2020 tarihli ve 2017/431 Esas, 2020/76 Karar sayılı kararı ile davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 18.02.2020 tarihli ve 2017/431 Esas, 2020/76 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü 311, 361, 340, 385, 387, 1 90... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları esnasında ...mirasçıları ... vd. adına tespit gördüğü, yapılan kadastro tespitine ilişkin Beykoz Tapulama Hakimliğinin 1969/78 Esas, 1973/292 Karar (bozma sonrası 1976/1 Esas, 1976/27 Karar) sayılı dosyası ile dava konusu 311, 385, 387, 1 90... parsel sayılı taşınmazlara yönelik tespit maliki ...mirasçıları aleyhine kadastro tespitine itiraz davası açıldığı mahkemece hak sahibinin istimlak bedelini alabilmesi için genel mahkemelere başvurma hakkının saklı olduğu belirtilmek suretiyle tapulamadan sonra baraj gölü haline gelen taşınmazların tapulama dışı bırakılmasına 04.02.1976 tarihinde karar verildiği ve kararın 02.06.1978 tarihinde kesinleştiği, Beykoz Tapulama Hakimliğinin 1976/1 Esas, 1976/27 Karar sayılı dosyasının dosya kapsamına alınması ile ...ya da mirasçılarına kamulaştırma evraklarının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, kamulaştırma bedelinin ödenip ödenmediği ve anılan Tapulama Hakimliğinin karar gerekçesine göre ...mirasçılarının hak sahibi olarak kabul edilip edilmeyeceği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. D.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin 20.02.2025 tarihli 2023/36 Esas, 2025/69 Karar sayılı kararı ile davalı İSKİ Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddi ile davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, davacılar murisine kamulaştırma evraklarının usulüne uygun tebliğ olunduğu, tescil harici bırakma kararı kesinleştikten sonra hak düşürücü süre içinde genel mahkemelerde dava açılmadığını bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını ve idare harçtan muaf olduğu hâlde, aleyhine harca hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı da gözetilerek davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Davacılar vekilince ıslah edilen toplam miktar 1.084.752,04 TL ve dava dilekçesinde talep ettikleri miktarı arttırmayan davacılar payına düşen 1.200,00 TL bedelin toplamının 1.085.952,04 TL olduğu halde talebi aşarak fazlaya hükmedilmesi doğru görülmemiştir. 4.Davalı DSİ harçtan muaf olduğu hâlde, aleyhine harca hükmedilmesi hatalıdır. 5. Dava konusu taşınmaza el atma tarihinin 1983 yılı öncesi olduğu dikkate alınarak maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekilinin mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarnın kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; a) (1) numaralı bendinde bulunan "1.127.997,96" sayısının hükümden çıkartılması, yerine "1.085.952,04" sayısının yazılması, b) (3) numaralı bendinin (1) numaralı alt bendinin tamamının hükümden çıkartılması, yerine "Davalı DSİ Genel Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,” cümlesinin yazılması, C) (3) numaralı bendinin (4) numaralı alt bendinde bulunan " 169.919,71 TL" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine " maktu 30.000,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.