3. Hukuk Dairesi 2013/15201 E. , 2013/17987 K. "" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ile evlilik dışı birlikteliğinden 2010 doğumlu müşterek çocuğunun old…
**3. Hukuk Dairesi 2013/15201 E. , 2013/17987 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ile evlilik dışı birlikteliğinden 2010 doğumlu müşterek çocuğunun olduğunu çocuğun davalı tarafından tanındığını, davalının müvekkiline şiddet uygulayarak evden kovduğu için ablasının yanına sığındığını, küçüğün ihtiyaçlarının olduğu ve müvekkili tarafından karşılanmakta zorluk çektiğini belirtilerek, müşterek çocuk lehine 1.000 TL iştirak nafakasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sabit bir işinin olmadığını ailesi ve eski eşinden olan 3 çocuğu ile birlikte yaşadığını, talep edilen nafaka miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir. Davalı vekili duruşmadaki beyanında ise, müşterek çocuk için aylık 100-150 TL nafaka verebileceklerini bildirmiştir. Mahkemece; talebin kısmen kabulü ile dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 75 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve yıllık ÜFE oranında artış yapılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından; takdir edilen nafakanın az olduğu gerekçesi ile temyiz edilmiştir. Dava; iştirak nafakası talebine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 182/2 maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Ancak nafaka takdir edilirken; velayet kendisine tevdi edilmeyen tarafın ekonomik imkanları yanında; çocuğun yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları da dikkate alınmalı, velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeği ve yüklendiği sorumluluklar da gözönünde bulundurulmalıdır. Bu bağlamda somut olaya baktığımızda; tarafların evlilik dışı birlikteliğinden 2010 doğumlu çocuklarının olduğu müşterek çocuğun davalı tarafından tanındığı; davacının gördüğü şiddet üzerine müşterek çocuğu da alarak evden ayrıldığı ve ablasının yanına sığındığı; yapılan ekonomik sosyal durum araştırması neticesinde, davacı annenin ev hanımı olduğu ve herhangibir gelirinin olmadığı; davalı babanın, birlikte ikamet ettiği kardeşleri ile birlikte gelirlerinin 4000-5000 TL olduğu, üzerine kayıtlı 3 katlı taşınmazın olduğu tespit edilmiş; tanık beyanlarına göre ise davalının su dağıtım işi yaptığının, gelirinin iyi olduğunun üzerine kayıtlı taşınmazın olduğunun belirtildiği, anlaşılmaktadır. ..../.. -2- Ayrıca dava dosyası muhteviyatından, davalı vekilinin duruşmadaki beyanında; müşterek çocuk lehine aylık 100-150 TL nafaka verebileceklerini bildirdikleri anlaşılmıştır.