1. Hukuk Dairesi 2012/281 E. , 2012/3576 K. "" MAHKEMESİ : BÜYÜKÇEKMECE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/11/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, paydaşı oldukları ..parsel ve ..arsel sayılı taşınmazlardaki paylarının davacı S..'nın öldüğü yönünde sahte kayıt oluşturmak, davacı C.. adına da sahte vekaletnameler düzenlemek suretiyle tapuda yapılan usulsüz intikaller sonucu davalılar adına tescillerinin sağlandığını ileri sürerek, tapu iptali ve tescil isteğind…
**1. Hukuk Dairesi 2012/281 E. , 2012/3576 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÜYÜKÇEKMECE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/11/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, paydaşı oldukları ..parsel ve ..arsel sayılı taşınmazlardaki paylarının davacı S..'nın öldüğü yönünde sahte kayıt oluşturmak, davacı C.. adına da sahte vekaletnameler düzenlemek suretiyle tapuda yapılan usulsüz intikaller sonucu davalılar adına tescillerinin sağlandığını ileri sürerek, tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalılar, N..Ş..ve S. K., meşruhatlı davetiyelerin tebliğine rağmen herhangi bir beyanda bulunmamışlardır. Davalı M.. K., davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalı N.Ş. hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar S. K. ve M.K. hakkındaki davanın iyiniyetli olmadıklarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava; sahtecilik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, sahtecilik olgusu belirlenmek suretiyle, davalı N.Ş.hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar S.. K. ve M.. K. hakkındaki davanın iyiniyetli olmadıklarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplam düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır. Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi, hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır. Bu nedenle yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta, şeklen iyi niyetli gözükeni değil, gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim bu görüşten hareketle "kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğin den (resen) nazara alınacağı ilkeleri 8.ll.l99l tarih l990/4 esas l99l/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşlerde aynı doğrultuda gelişmiştir.