3. Ceza Dairesi 2018/3076 E. , 2018/6079 K. "" Kasten yaralama suçundan sanıklar ... ve ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/1, 87/1 -c ve 87/son maddeleri gereğince 3’er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2014 tarihli ve 2013/180 Esas, 2014/451 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 28.02.2018 tarih ve 2016/1799 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumh…
**3. Ceza Dairesi 2018/3076 E. , 2018/6079 K.** **"İçtihat Metni"** Kasten yaralama suçundan sanıklar ... ve ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/1, 87/1 -c ve 87/son maddeleri gereğince 3’er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2014 tarihli ve 2013/180 Esas, 2014/451 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 28.02.2018 tarih ve 2016/1799 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2018 tarih ve 2018/19388 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 1) Dr. İ. Şevki Atasagun Nevşehir Devlet Hastanesinin 15/11/2012 tarihli ve R120003017 sayılı, müştekinin sol kaş superolateralde 3 mm’lik skar mevcut olduğuna ilişkin raporu esas alınarak sanıkların eylemlerinin müştekinin yüzünde sabit ize neden olduğundan bahisle 5237 sayılı Kanunun 87/1-c ve 87/son maddeleri uygulanmak suretiyle cezalarında artırıma gidilmişse de, müştekinin yüzündeki yaralanmanın anılan Kanunun 87/1-c maddesinde belirtilen “yüzünde sabit iz” niteliğinde olup olmadığı hususunun tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, 2) Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/10/2011 tarihli iddianamede, sanıklar hakkında uygulanması talep edilen sevk maddelerinde 5237 sayılı Kanunun 29/1. maddesinin de gösterildiği ve sanıklarla müşteki arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, sanıklar kahvehanede otururken müştekinin yanlarına geldiği ve müştekinin sanık ...’ya “seni pompalı ile vuracağım” diyerek tehdit ettiğinin belirtildiği, yine Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasında sanıkların atılı suçu müştekinin haksız tahriki altında işlediklerinden söz edildiği, mahkemenin gerekçeli kararında değerlendirme kısmında da sanıkların müştekiyi tahrik sonucu darp ettikleri belirtildiği halde, hüküm fıkrasında sanıklar hakkında haksız tahrike ilişkin 5237 sayılı Kanunun 29. maddesi ile uygulama yapılmayarak çelişkiye sebebiyet verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2014 tarihli ve 2013/180 Esas, 2014/451 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.