11. Ceza Dairesi 2023/3834 E. , 2023/7118 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/403 E., 2018/123 K. HÜKÜMLÜ :...... SUÇ : Sahte fatura kullanma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2022 tarihli ve 2013/403 Esas, 2018/123 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin…
**11. Ceza Dairesi 2023/3834 E. , 2023/7118 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/403 E., 2018/123 K. HÜKÜMLÜ :...... SUÇ : Sahte fatura kullanma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2022 tarihli ve 2013/403 Esas, 2018/123 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü ve 62 nci maddeleri ile 7394 sayılı Kanun uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 26.01.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/4352 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59327 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59327 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/09/2006 tarihli ve 2006/359 esas, 2006/7944 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hâk oluşturmayacağı nazara alınarak yapılan incelemede, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen fıkralarda, “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir..." şeklindeki ve, Geçici 34. maddesinde yer alan, "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir..." şeklindeki düzenlemeler gözetildiğinde, Dosya kapsamına göre, anılan Mahkemece her ne kadar 213 sayılı Kanunu'nun 359 uncu maddesine eklenen 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince sanığın atılı suç nedeniyle vergi ziyana sebebiyet verip vermediği değerlendirilmeksizin, cezasından 1/2 oranında indirim yapılarak hüküm kurulmuş ise de, dosya içerisinde yer alan 2008 ve 2009 yıllarına ait 15/03/2013 tarihli ve 2019-A3296/11-12 sayılı vergi inceleme raporlarında sanık hakkında sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanması nedeniyle anılan yıllara ilişkin vergi ziyaı cezası kesildiği anlaşılmakla, oluşan vergi ziyaı nedeniyle sanığa etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesi hususu hatırlatılarak ve sanığın ödeme yapması için gereken sürenin son günü olan 15/04/2023 tarihine kadar beklenilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2018 tarihli ve 2013/403 Esas, 2018/123 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca (iki kez) 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 02.04.2018 tarihli ve 2018/1685 Esas, 2018/1662 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir.Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir... Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. ... 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 4. Cumhuriyet Başsavcılığınca yukarıda belirtilen değişiklik doğrultusunda bir karar verilmesinin talep edilmesi üzerine, duruşmalı olarak yapılan uyarlama yargılaması neticesinde, Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2022 tarihli ve 2013/403 Esas, 2018/123 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında lehe uygulama yapılarak 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü ve 62 nci maddeleri ile 7394 sayılı Kanun uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; bahse konu hükmün, "...oluşan vergi ziyaı nedeniyle sanığa etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesi hususu hatırlatılarak ve sanığın ödeme yapması için gereken sürenin son günü olan 15/04/2023 tarihine kadar beklenilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi..." gerekçesiyle kanun yararına bozulması talep olunmuş ise de, Mahkemece yazılan 14.05.2022 tarihli müzekkereye istinaden ...Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen 17.05.2022 tarihli cevabi yazıda; "...dairemizin 0460348968 vergi numaralı mükellefi ...'ın yazımız tarihi itibariyle suça konu olan 2008 ve 2009 yılları bilerek sahte belge kullanma suçundan dolayı adına düzenlenen tarhiyatlara ilişkin vergi mahkemesinde dava açılmadığı ve tarhiyatların ihtilafsız kesinleştiği görülmüş olup bahse konu olan incelemeden doğan tüm tarhiyatların ödendiği görülmüştür." denildiğinin anlaşılması karşısında; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.