Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2543 E. , 2024/5763 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2543 Karar No : 2024/5763 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Madencilik Akaryakıt Nakliyat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mersin İli, Yenişeh
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2543 E. , 2024/5763 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2543 Karar No : 2024/5763 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Madencilik Akaryakıt Nakliyat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mersin İli, Yenişehir İlçesi, … Mahallesi sınırlarında davacı şirket tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "… Erişim Numaralı II (a) Grubu Maden (Kalker) Ocağı Kırma-Eleme Tesisi ve Mekanik Plent Ünitesi" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen … tarih ve E-...-… sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumsuz" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu olan faaliyetin (bölgenin toprak yapısı, tarıma etkileri, etraftaki ağaçlarda göz önünde bulundurularak havaya, toprağa, ürünlere, tarıma, hayvancılığa doğal yaşama, bitki örtüsüne etkisi vb. yönleriyle) çevreye yapabileceği olumsuz etkilerin giderilmesi için gerekli önlemlerin, yer ve teknolojik alternatiflerinin dikkate alınmış olduğu, faaliyetin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin önlenebileceği, dava konusu proje alanında veya yakınlarında 3573 sayılı kanun kapsamında bir zeytinlik alan olmadığı, dava konusu proje alanı içerisinde yörükler tarafından dönemsel olarak hayvancılık faaliyetleri için kullanılan yörük çadır ve ağılı, sera ve bağ evleri başta olmak üzere projenin etki alanında kalan yerlerde (ilgili firma tarafından taahhüt edilen önlemlerin alınması koşuluyla) tarım ve hayvancılık faaliyetlerine projenin herhangi bir olumsuz etkisinin olmayacağı, proje alanının flora ve fauna özellikleri bakımından dava konusu proje için müsait olduğu, proje alanında tarım arazisi bulunmadığı, davacı tarafından taahhüt edilen önlemlerin alınması koşuluyla, faaliyetin saha çevresindeki tarımsal faaliyetlere olumsuz yönde bir etkisinin olmayacağı, firma tarafından taahhüt edilen alınacak tedbirlerin yeterli olacağı, söz konusu projede en yakın mesafede bulunan konut ve tarla gibi hassas alıcılarda, kontrollü çalışma şartlarında PM10 ve çöken toz parametreleri için model sonucu SKHKKY’de belirtilen sınır değerleri sağladığı, tesisin çevreye yapabileceği olumsuz etkilerin giderilebilmesi için gerekli önlemlerin yer ve teknolojik alternatiflerinin dikkate alınmış olduğu, belirtilen tedbirlerle söz konusu faaliyetin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin önlenebilecek nitelikte olduğu, kurulması planlanan sahanın yer seçiminin, yerleşim yerlerine olan uzaklığı, bölge nüfusu ve yörenin coğrafik yapısına uygun şekilde yapılmış olduğu, ÇED raporunda ilgili firma tarafından verilmiş olan taahhütlerin yeterli ve gerçekçi olduğu gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; Mersin Valiliği tarafından proje hakkında olumsuz görüş verilmesi nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği, tesis edilen işlemin ise usul ve yasaya uygun olduğu, öte yandan bilirkişi raporuna yapılan itirazların ise Mahkemesince hiç dikkate alınmadığı, bilirkişi raporunda, belirtilen tedbirlerin alınması koşuluyla, faaliyetin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin önlenebileceği belirtilmiş ise de bahsedilen tedbirlerin ancak olumsuz etkileri azaltacak nitelikte olduğu, proje alanı çevresinde dönemsel olarak tarım ve hayvancılık faaliyetleri yapıldığı, bu nedenle projenin dönemsel olarak da olsa çevredeki tarım ve hayvancılığa vereceği zararların göz önünde bulundurulması gerektiği, projenin çevredeki flora ve fauna bakımından müsait olduğu, çevrede tarım arazisi bulunmadığı belirtilmiş ise de, ÇED raporunda 200 m, 300 m ve 400 m mesafede tarım alanı bulunduğu, bu nedenlerle, dava konusu projenin çevreye vereceği olumsuzlukların önlenebileceği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve Üye Hasan Şahin'in 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca Dairemizce keşif ve bilirkişi incelemesinin yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin azlık oyuna karşın, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinin yeterli olmaması nedeniyle maddi olayın yeterince açıklığa kavuşturulmadığı kanaatine varıldığından, işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Mersin İli, Yenişehir İlçesi, Çukurkeşlik Mahallesi sınırlarında davacı şirket tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "… Erişim Numaralı II (a) Grubu Maden (Kalker) Ocağı Kırma-Eleme Tesisi ve Mekanik Plent Ünitesi" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından … tarih ve E-… sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumsuz" kararının tesis edilmesi üzerine, bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesinin Ek-1'deki listede yer aldığı projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-3 bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları, Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi, tarihi çevreler ve sit bölgelerini etkileyecek su tabanı değişiklikleri (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri, Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Projenin iklim üzerindeki etkisi (sera gazı emisyonlarının niteliği ve büyüklüğü) ve projenin iklim değişikliğinden nasıl etkileneceği, iklim değişikliğine bağlı projeyle ilgili afet ve kaza riski, projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, Bölüm VI: Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı ile Paydaş Katılım Planı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, c) Paydaş katılım planı, Bölüm VII: Notlar, Kaynaklar ve Ekler; Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, proje için seçilen yerin koordinatları, proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri... şeklinde düzenlemeler yer almıştır. 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı Ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. maddesinde; zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez, hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır, hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişi Raporuna İtiraz" başlıklı 281. maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, Mahkemenin, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebileceği, Mahkemenin, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği, hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapılmaktadır. Bununla birlikte, ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin ve bulunduğu çevrenin özelliklerine göre, proje tanıtım dosyasını veya nihai ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle seçilmesi gerekmektedir. Nihai ÇED Raporunda veya proje tanıtım dosyasında onlarca uzmanın imzası bulunabildiğinden, birebir aynı sayıda ve aynı uzmanlık alanında olmasa dahi, yargılama usulü kurallarının elverdiği ölçüde, usul ekonomisi de gözetilerek bir denge kurulması, seçilecek bilirkişilerin projenin bulunduğu alana ve projeye yapılan itirazlara göre değerlendirilmesi zorunlu olan ana konu başlıkları bakımından yeterli uzmanlığa sahip olması, tarafları tatmin edici ve adil bir yargılama yapılması açısından gerekliliktir. Uyuşmazlıkta; yukarıda belirtildiği üzere kamu kurum ve kuruluşlarından projenin çevreye olan etkileri yönünden görüş istendiği, Mersin Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından, "ruhsat alanı ve ÇED alanının mücavirinde çok sayıda yerleşim alanı ve tarım alanının bulunduğu, bölgenin genel olarak etrafı tepe/dağ gibi doğal yükseltilerle çevrili kapalı bir havza niteliğinde olduğu, bu sebeple toz vb. emisyonların sirkülasyonunun çok az olacağı, dolayısıyla oluşan tozun vadi içinde yer alan bitkilerin vegatatif ve generatif gelişmesine, tarımsal faaliyetlere ve sosyal yaşama olumsuz etkilerinin olacağı kanaatine varıldığı" gerekçesiyle olumsuz görüş belirtilmesi üzerine, dava konusu işlem tesis edilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun sonuç ve kanaat kısmında (sayfa 60-61); dava konusu proje alanında veya yakınlarında 3573 sayılı Kanun kapsamında bir zeytinlik alan olmadığı, proje sahasının 3573 sayılı Kanun kapsamına girmediği, ekonomik anlamda zeytin yetiştiriciliği yapabilmek için sulama, budama, gübreleme, toprak işleme, hastalık ve zararlılarla mücadele gibi kültürel bakım uygulamalarının düzenli ve yeterli bir şekilde yapılması gerektiği, ayrıca ekonomik bir zeytincilik için zeytin fidanlarının 5 m x 5 m veya 6 m x 6 m olacak şekilde dikilmiş olması gerektiği, şayet düzensiz bir dikim yapılmışsa bakım işlemlerinin ekonomik bir şekilde yapılabilmesi mümkün olmadığı için ekonomik bir zeytincilikten söz edilemeyeceği, dava konusu olan proje alanında ekonomik anlamda bir zeytincilik alanı olmadığı belirtilmiş, devamında ise dava konusu proje alanında zeytinlik bulunmamakla birlikte, yakınlarında zeytinlik alanların mevcut olduğu belirtilerek, dava konusu tesisin zeytinliğin vegetatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis niteliğinde olmadığı şeklinde yorumda bulunulmuştur. Davalı idare tarafından dosyaya sunulan 19/08/2024 tarihli yazıda ise; İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce verilen cevaba göre, ekte gönderilen krokide belirtilen mesafelerde (666 m, 1270 m ve 2880 m) vasıflı zeytinlik bulunduğu belirtilmiştir. Davacı firma tarafından hazırlattırılan ÇED raporunun incelenmesinden ise; sökme, yükleme, taşıma, boşaltma, patlatma gibi ocak faaliyetleri ile kırma eleme tesisinden kaynaklı tozlanma dışında yakınlarda bulunan iki adet projeden kaynaklı tozlanma birlikte değerlendirilerek 3 senaryo üzerinden toz emisyon hesaplamasının yapıldığı anlaşılmıştır. İdare Mahkemesi tarafından, davaya konu faaliyetin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin önlenebilecek nitelikte olduğu, kurulması planlanan sahanın yer seçiminin, yerleşim yerlerine olan uzaklığı, bölge nüfusu ve yörenin coğrafik yapısına uygun şekilde yapılmış olduğu, ÇED raporunda ilgili firma tarafından verilmiş olan taahhütlerin yeterli ve gerçekçi olduğu gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; bilirkişi raporunda dava konusu projenin etrafında zeytinlik olup olmadığı hususunda çelişkili ifadeler yer aldığı, toz emisyonu hususunda ise yüzeysel değerlendirme yapıldığı, projenin gerçekleştirilmesi halinde çevreye olabilecek etkilerinin somut olarak ortaya konulmadığı, bilirkişi raporunun bu haliyle ÇED raporunun yeterli olup olmadığını değerlendirmeye esas alınabilecek niteliğe ve içeriğe sahip olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler de dikkate alınarak, dava konusu projenin gerçekleştirilmesinin, kamu yararı ve çevre dengesi gözetilerek, etrafta zeytinlik olup olmadığı ve başta tozlanma olmak üzere çevresel açıdan oluşturabileceği muhtemel zararlar ile bu zararların alınacak önlemlerle giderilebilmesinin mümkün olup olmadığının, yeni bir bilirkişi heyetiyle, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle hazırlanacak rapor ile yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, karara esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 16/10/2024 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliğiyle karar verildi.