Başvuru, ceza davasında delillerin hatalı değerlendirilerek mahkûmiyet kararı verilmesi ve uyarlama talebinin reddedilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; ceza davasında delillerin hatalı değerlendirilerek mahkûmiyet kararı verilmesi ve uyarlama talebinin reddedilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.A. Ceza Yargılaması Süreci (Kapatılan) Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) başvurucu hakkında yaptığı yargılama sonucunda 20/6/2008 tarihinde terör örgütünün propagandasını yapma suçundan 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun maddesinin (2) numaralı fıkrasının karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan hâli uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Ceza Dairesi 7/2/2013 tarihinde mahkûmiyet kararını onamıştır.B. Uyarlama Yargılaması Süreci Hükmün kesinleşmesinden sonra Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) Mahkemeye gönderdiği 30/10/2019 tarihli yazı ile 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda başvurucu hakkındaki ilamın infazı açısından tereddüt oluştuğu gerekçesiyle infaza devam edilip edilmeyeceği hususunda ek karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme 5/11/2019 tarihinde verdiği ek kararla Başsavcılığın başvurucu hakkında 7188 sayılı Kanun hükümleri uyarınca infazın durdurulması talebini reddetmiştir. Mahkeme gerekçesinde; 7188 sayılı Kanun'un maddesiyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesine eklenen (3) numaralı fıkra uyarınca, Bölge Adliye Mahkemeleri Ceza Dairelerinden verilecek kararla kesinleşen ve temyiz kanun yolu daha önce kapalı olan bazı suçlar açısından temyiz kanun yolunun açık hâle getirildiği ancak başvurucu hakkındaki hükmün zaten Yargıtay'ın temyiz kanun yolu incelemesi sonucunda verdiği onama kararıyla kesinleştiği, dolayısıyla başvurucu hakkında 7188 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşmıştır. Başvurucu, mahkûm olduğu suçun unsurları yönünden 7188 sayılı Kanun'la yapılan lehe düzenlemenin ek kararda dikkate alınmadığı ileri sürerek anılan karara itiraz etmiş, bu itiraz Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 11/12/2019 tarihli kararıyla kesin olmak üzere reddedilmiştir. Başvurucu nihai kararı 31/12/2019 tarihinde öğrendikten sonra 6/1/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.