Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/7040 E. , 2024/4351 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7040 Karar No : 2024/4351 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Beledi
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/7040 E. , 2024/4351 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7040 Karar No : 2024/4351 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında sözleşmeli personel statüsünde programcı olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesi suretiyle feshedilmesine ilişkin... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ...... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; sözleşmeli personelin zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde belli dönemlere ilişkin olmak üzere sözleşme ile çalıştırılacağı, bu personellerin çalıştırılmasında esas kriterin ihtiyaç kriteri olduğu dikkate alındığında, hizmetine ihtiyaç bulunmayan, yerine başka personel de istihdam edilmeyen, dava konusu işlem sonrası bulunduğu kadronun meclis kararıyla kapatıldığı görülen ve sözleşme süresi dolan davacının, 2020 yılı için hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine yönelik idarenin takdir hakkı çerçevesinde tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarede, 16/05/2019 tarihinden itibaren programcı kadrosunda hizmet sözleşmesi imzalayarak görev yapan davacının, 31/12/2019 tarihinde sona eren sözleşmesinin Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek 6. maddesi uyarınca hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığı, davacının uzmanlık ve teknik alanının programlama olmasına rağmen kurumda çalışmaya başladığı tarihten bu yana Emlak Müdürlüğünde büro elemanı olarak görevlendirildiği, yani mezuniyetine uygun alanda çalışmadığı gerekçeleriyle yenilenmemesine yönelik işlem tesis edilmiş ise de, hangi personelin hangi birimde çalışacağını belirleme yetkisi davalı idarede olmasına rağmen davacının uzmanlık alanı ile çalıştığı birimin uyumsuz olduğu belirtilerek, davacının inisiyatifinde olmayan bir konunun işleme gerekçe oluşturamayacağı, diğer yandan görevlendirildiği bu birimde başarısız ya da yetersiz olduğu, kendisinden istifade edilemediğine ilişkin davalı idare tarafından somut bir tespit yapılmadığı gibi davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığı hususunun somut olarak ortaya konulmadığı, sözleşmenin yenilenmemesinin dayanağı olarak gösterilen diğer sebeplerin ise hukuken kabul edilebilir olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının davalı idare bünyesinde ilk görev yaptığı tarihten bu yana programcı olarak değil de büro personeli olarak görev yaptığı, davacının yaptığı büro işlerinin herhangi bir uzmanlık gerektirmediği, davacının kadrosunun programcı olması nedeniyle yanında aynı işi yapan büro personellerinden 3 kat daha fazla maaş aldığı ve bu durumun çalışma barışını bozduğu, idarelerinin çevre belediyelere oranla çok daha fazla oranda sözleşmeli personel çalıştırdığı, Belediye Meclisinin davacı ve beraberinde sözleşmesi yenilenmeyen personellerin görevinin sonlandırılmasından sonra söz konusu personellere ait kadroların da kapatıldığı ve dolayısıyla bu kadrolara ihtiyaç olmadığının açık olduğu, idarenin sözleşmeli personel ile sözleşme yenileme konusunda takdir yetkisinin bulunduğu ve idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı idarenin duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında sözleşmeli personel statüsünde programcı olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesi suretiyle feshedilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı görülmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir..." ve beşinci fıkrasında, "... Bu personel hakkında bu Kanun'la düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) bendine göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır." hükümlerine yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) bendinde; "Sözleşmeli personel: (1) Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir." hükmüyle sözleşmeli personel tanımlanmıştır. 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde; bu Esaslar'ın 14/07/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı belirtilmiş; "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; "Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması" halinde, personelin sözleşmesinin tek taraflı feshedileceği düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, sözleşmeli personel çalıştırma, personelin sözleşmesini yenilememe konusunda belediyelerin takdir yetkisinin bulunduğu, idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı, diğer bir ifadeyle idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği açık olmakla birlikte, idarelerin bu takdir yetkisinin de mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve takdire dayanan işlemlerin sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu hususları idare hukukunun bilinen ilkelerindedir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, davalı idare bünyesinde 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca sözleşmeli programcı olarak görev yaptığı, 01/01/2019 - 31/12/2019 tarihleri arasında geçerli 2019 yılı hizmet sözleşmesinin davacının hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması nedeniyle yenilenmeyeceğine ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği, Belediye Meclisinin 06/01/2020 tarihli kararıyla davacının bulunduğu 1 adet 1. derece programcı kadrosunun iptal edilerek kapatılmasına karar verildiği, davacının çalışmakta olduğu pozisyona ihtiyaç kalmaması nedeni ile aynı pozisyonda başka biriyle sözleşme imzalanmadığı, davalı idare bünyesinde kadrolu veya sözleşmeli olarak çalıştırılmaya devam eden programcı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, hali hazırda davacının hizmetine devam edebileceği bir kadronun mevcut olmadığı, davacı dışında programcı olarak davalı idare bünyesinde görev yapan başkaca bir personel bulunmadığı, sözleşmeli personel istihdamının belirli bir süre ile sınırlandırıldığı ve bu süre sonunda idarenin, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, sözleşmeli personel çalıştırma, personelin sözleşmesini yenilememe konusunda takdir yetkisinin bulunduğu ve bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı, davacının sözleşmesinin yenilenip yenilenmemesi konusunda takdir hakkına sahip olan davalı idarece bu yetkinin kadro ve ihtiyaç durumu değerlendirerek kullanıldığı dikkate alındığında, davacının sözleşmesinin yenilenmemesi suretiyle feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2.Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 17/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY Dava dosyasının incelenmesinden; ... İli, ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin 3. fıkrasına istinaden 657 sayılı Kanunun 4/B kapsamında tam zamanlı sözleşmeli personel statüsünde programcı olarak görev yapan davacının, 31/12/2019 tarihinde sona eren sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... Belediye Başkanlığının 13/12/2019 tarihli işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... idare Mahkemesince verilen; ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararla davanın reddedildiği, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf istemi kabul edilerek işlemin iptaline karar verilmesi üzerine yargı kararının uygulanması amacıyla davacı ile sözleşme imzalandığı ve davacının sözleşmeli statüde çalışmaya devam ettiği, bilahare 26/01/2023 tarih ve 32085 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan; 7433 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 663 sayılı Kanun Hükmünde kararnamede Değişiklik yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesi uyarınca, 2023 yılı itibarıyla 657 sayılı kanunun 4/A maddesi kapsamında kadrolu memur statüsüne geçtiği anlaşılmaktadır. 7433 sayılı Kanunun 3. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen Geçici 48. maddesinin (b) bendinde; il özel idaresi, belediye veya bağlı kuruluşları ile mahalli idare birliklerinde 5393 sayılı Kanunun 49 ncu maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde 28/11/2022 tarihi itibarıyla çalışmakta olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sözleşmesi devam eden ve 48 nci maddede belirtilen genel şartları taşıyanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde yazılı olarak başvuranlar, sözleşmeli personel olarak çalıştırılmalarına esas alınan memur kadrolarına, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde kurumlarınca atanırlar” hükmüne yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesi kararlarında, Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, "insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet" şeklinde tanımlanmıştır. Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri arasında sayılan hukuk devletinin en önemli unsurlarından birisi "hukuki güvenlik ilkesi"dir. Hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Diğer bir ifadeyle hukuki güvenlik ilkesi, kişilerin hukuksal ilişkiler kurarken tabi olacakları hukuk kurallarını önceden bilmeleri anlamına gelirken, "idari istikrar ilkesi" ise, bu kurallara dayanılarak kazanılan hakların korunacağı güvencesinin kişilere verilmesini ifade etmektedir. Anayasanın 138. ve 2577 sayılı Yasanın 28. maddesi uyarınca idarenin yargı kararının gereğini yerine getirmesi bir zorunluluk ise de; iptal edilen işlemle eğer subjektif kazanımlar söz konusu ise, bu subjektif etki ve sonuçların korunması da yukarıda değinildiği üzere hukuki güvenlik ve idari istikar ilkelerinin bir sonucudur. Uyuşmazlık konusu olayda ise, davacının 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin yargı kararıyla iptali sonucunda, idarece anılan yargı kararı üzerine davacı ile davalı idarece sözleşme imzalandığı ve 2023 yılına kadar davacının, 657 sayılı Kanunun 4/B kapsamında çalışmaya devam ettiği açık olup, sözleşme yenilenmek suretiyle çalışmaya devamı sağlanmış ve 2023 yılında çıkarılan 7433 sayılı Kanun ile getirilen imkandan yararlanarak 4/B statüsünden 4/A statüsüne atanmak suretiyle, bu statü gereği kişisel kazanım elde etmiştir. 7433 sayılı Kanunla getirilen düzenlemede; 657 sayılı Kanunun 48 nci maddesinde belirtilen genel şartları taşıyanların kadroya geçmeleri imkanı getirildiğinden, sözleşmeli personel için işe girişte aranan şartların, 4/A statüsüne geçişte aranmadığı görülmektedir. Bu itibarla, davanın reddedilmesi halinde davacının, yargı kararının uygulanması kapsamında elde ettiği yeni hukuki statüyü ve sübjektif kazanımı ortadan kaldıracak şekilde bir sonuç doğuracağı, başka bir ifadeyle 4/B statüsünden 4/A statüsüne geçme şartı olan; 28/11/2022 tarihi itibarıyla sözleşmeli olarak çalışıyor olmak ve sözkonusu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla sözleşmesi devam ediyor olmak şartını ortadan kaldıracağı sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim, yargı kararı üzerine yeni bir hukuki statü elde etmek suretiyle kişisel ve subjektif kazanımların elde edilmesi ile ilgili olarak İdari Dava Daireleri Kurulunun; E:2018/1077, E:2016/2630, E:2016/3268, E:2016/3513, E:2016/3602 esas sayılı davalarda verilen kararları da bu yöndedir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum. (XX) KARŞI OY: Davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı usul ve hukuka uygun olduğundan onanması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.