10. Hukuk Dairesi 2011/1550 E. , 2012/7261 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava; hak sahibi tarafından açılan asıl dava yönünden, davacıya bağlanan ölüm aylığının 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince kesilmesi yönündeki davalı SGK Başkanlığı işleminin iptali ile kesilme tarihi itibarıyla aylığın yeniden bağlanarak yasal faiziyle birlikte tahsili, Kurumca açılan karşı dava yönünden ise yersiz ödendiği ileri sürülen ölüm aylıklarının yasal faiziyle birlikte geri alınması istemle…
**10. Hukuk Dairesi 2011/1550 E. , 2012/7261 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava; hak sahibi tarafından açılan asıl dava yönünden, davacıya bağlanan ölüm aylığının 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince kesilmesi yönündeki davalı SGK Başkanlığı işleminin iptali ile kesilme tarihi itibarıyla aylığın yeniden bağlanarak yasal faiziyle birlikte tahsili, Kurumca açılan karşı dava yönünden ise yersiz ödendiği ileri sürülen ölüm aylıklarının yasal faiziyle birlikte geri alınması istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davaların reddine karar verilmiştir. Hükmün, taraf avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakkında verilen boşanma kararı 2001 yılında kesinleşen davacıya, 2005 yılında yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca 2009 yılının Ekim ayında gerçekleştirilen işlemle 01.10.2008 günü itibarıyla kesilerek, 26.10.2008 – 25.11.2009 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirildiği, hak sahibince açılan davanın, davalı Kurum vekilinin de katılımıyla yapılan 26.02.2010 tarihli ilk oturumundan sonra karşı davanın 31.03.2010 günü açıldığı, karşı dava dilekçesi 16.04.2010 tarihinde kendisine tebliğ edilen hak sahibi vekilinin 20.04.2010 günü dilekçeyle başvurarak karşı davanın süresinde açılmadığı itirazını bildirdiği anlaşılmakta olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda, boşandığı eşi ile davacının fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle asıl davanın reddi yönünde hüküm kurulup, karşı dava ise süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlarda yer almamakla birlikte ilk kez 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlığını taşıyan 56'ncı maddesinin ikinci (son) fıkrasında düzenlenen davanın yasal dayanağı niteliğindeki norm 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş, fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki, inceleme konusu hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle yapılan başvurunun, Anayasa Mahkemesi'nin 15.12.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 28.04.2011 gün ve ... sayılı kararı ile reddedildiği, dolayısıyla iptal edilmeyen fıkranın yürürlükte olduğu belirgindir.