Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/2478 E. , 2024/2492 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/2478 Karar No : 2024/2492 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): ...'a velayeten, kendilerine asaleten ... ve ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/2478 E. , 2024/2492 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/2478 Karar No : 2024/2492 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): ...'a velayeten, kendilerine asaleten ... ve ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce ... Tic. Ltd. Şti.'ne ihale edilen Afyonkarahisar ... Köyü ... İnşaatı çalışmaları sırasında davacılar Ramazan Altıntaş ve Emsal Altıntaş'ın çocukları, diğer davacı Abdil Altıntaş'ın kardeşi olan 10 yaşındaki ...'ın dere yatağındaki su birikintisinde boğularak vefat etmesi üzerine müteveffanın ölümüne davalı idarece inşai faaliyetler sırasında gerekli önlemlerin alınmaması ve idari hizmetin kusurlu işletilmesinin neden olduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen destekten yoksun kalma ve manevi zararlar karşılığı olarak baba Ramazan Altıntaş için 20.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile 41.771,52 TL) maddi, 80.000,00 TL manevi, anne Emsal Altıntaş için 30.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile 48.213,77 TL) maddi, 80.000,00 TL manevi, kardeş Abdil Altıntaş için ise 40.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 50.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile 89.985,29 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Afyonkarahisar İdare Mahkemesinin 13/02/2018 tarih ve E:2016/78, K:2018/102 sayılı kararıyla; davalı idarenin denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle ölüm olayının meydana gelmesinde kusurlu bulunduğu ve eyleminden ötürü meydana gelen zararı karşılaması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile baba Ramazan Altıntaş için 41.771,52 TL maddi, 80.000,00 TL manevi, anne Emsal Altıntaş için 48.213,77 TL maddi, 80.000,00 TL manevi, kardeş Abdil Altıntaş için 40.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 89.985,29 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, tazminat bedellerine yalnızca müteveffa küçüğün babası Ramazan Altıntaş ve annesi Emsal Altıntaş'ın tazminat istemine yönelik olarak miktar artırım dilekçesi arttırılan 39.985,29 TL'lik kısmı için miktar artırım tarihi olan 20/12/2017 tarihinden, diğer maddi ve manevi tazminat kısmı için ise davalı idareye başvuru tarihi olan 28/12/2015 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesince; Dairelerinin 21/11/2018 tarih ve E:2018/543, K:2018/1358 sayılı istinafa konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 12/05/2020 tarih ve E:2019/837, K:2020/1307 sayılı kararıyla, dava konusu olaya ilişkin İdare Mahkemesince alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunun yanısıra Cumhuriyet Savcılığı ve Asliye Ceza Mahkemesince alınan raporların birlikte değerlendirilmesinden davalı idarece yerine getirilmesi gereken bir hizmetin müteahhit firma aracılığıyla gerçekleştiren idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı açık olmakla birlikte dava konusu olayın gelişiminde yer alan diğer faktörler olan müteveffa ...'ın hayatını kaybetmesinde kendi kusuru, anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirememesi, evine geçişin engellendiği iddiası ile suyun önünün açılmasına engel olan komşu ev sahibi ...'ın ve Köy Kanunu'ndan doğan hakların tam olarak kullanmayan Köy Muhtarı ...'ın tali kusurlu bulunmaları dikkate alındığında davalı idarenin gözetim ve denetim yükümlülüğünü yeterince yerine getirmemesi nedeniyle %60 oranında kusurunun bulunduğu zararın % 40'lık kısmının ise idarenin sorumluluğu dışındaki sebeplerden kaynaklandığı esas alınarak hükmedilecek maddi tazminat tutarının belirlenmesi gerektiği, olayın oluş şekli, niteliği ve davacılara etkileri dikkate alındığında, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu, ayrıca idare mahkemesince yeniden karar verilirken manevi tazminat miktarının müterafik kusur durumu da göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine bozma kararına uyularak Afyonkarahisar İdare Mahkemesi'nin 13/02/2018 tarih ve E:2016/78, K:2018/102 sayılı kararının maddi tazminat istemi yönünden davalı idarenin %60 kusur oranı dikkate alınarak baba Ramazan Altıntaş için 41.773,52 TL'nin 25.064,11 TL'ye ilişkin kısmının kabulüne, 16.709,41 TL'ye ilişkin kısmının kaldırılmasına ve söz konusu 16.709,41 TL'ye ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, anne Emsal Altıntaş için 48.213,77 TL'nin 28.928,27 TL'ye ilişkin kısmının kabulüne, 19.285,50 TL'ye ilişkin kısmının kaldırılmasına ve söz konusu 19.285,50 TL'ye ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat isteminin, baba Ramazan Altıntaş ve anne Emsal Altıntaş için ayrı ayrı 40.000,00 TL'ye ilişkin kısmının kabulüne, 40,000,00 TL'ye ilişkin kısmının kaldırılmasına ve söz konusu 40.000,00 TL' ye ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, kardeş Abdil Altıntaş için manevi tazminat isteminin 20.000,00 TL'ye ilişkin kısmının kabulüne, 20.000,00 TL'ye ilişkin kısmının manevi tazminat talebinin reddine, kabul edilen toplam 53.992,38 TL maddi tazminatın, dava açılırken istenen tazminat miktarının üzerinde kalan 3.992,38 TL'lik kısmı için miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 26/12/2017 tarihinden itibaren diğer maddi ve manevi tazminata ilişkin kısmının davalı idareye başvuru tarihi olan 28/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, İdare Mahkemesince dava konusu olaya ilişkin kusur oranlarının belirlenmesine yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılması neticesinde düzenlenen raporda davalı idarenin (yüklenici firma) %85 kusuru belirlendiği halde temyiz incelemesinde davalı idarenin %60 kusuru bulunduğuna ilişkin kabulün hukuka aykırı olduğu, dava konusu olay karşısında hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, davalı idareye atfedilebilecek kusur bulunmadığı, dava konusu olaya sebebiyet veren işin yüklenici firmaya ihale yoluyla verilmesinin illiyet bağını kestiğini, benzer nitelikteki davalarda bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen anne ve babanın %50 oranında kusurlu olduğu, hükmedilen tazminat tutarının yüksek olduğu, faiz başlangıç tarihinin idareye başvuru tarihiden itibaren hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi, davacıların temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması, kısmen reddi ile manevi tazminata ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Dava, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce ... Tic. Ltd. Şti.'ne ihale edilen Afyonkarahisar ... Köyü ... İnşaatı çalışmaları sırasında davacılar Ramazan Altıntaş ve Emsal Altıntaş'ın çocukları, diğer davacı Abdil Altıntaş'ın kardeşi olan 10 yaşındaki ...'ın dere yatağındaki su birikintisinde boğularak vefat etmesi üzerine müteveffanın ölümüne davalı idarece inşai faaliyetler sırasında gerekli önlemlerin alınmaması ve idari hizmetin kusurlu işletilmesinin neden olduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen destekten yoksun kalma ve manevi zararlar karşılığı olarak baba Ramazan Altıntaş için 20.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile 41.771,52 TL) maddi, 80.000,00 TL manevi, anne Emsal Altıntaş için 30.000,00-TL (miktar artırım dilekçesi ile 48.213,77-TL) maddi, 80.000,00-TL manevi, kardeş Abdil Altıntaş için ise 40.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 50.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile 89.985,29 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. Dava konusu olaya ilişkin Cumhuriyet Savcılığınca alınan kusura ilişkin 12/09/2015 tarihli bilirkişi raporunda, Ruben Ltd. Şti. yetkilisi Adnan Gözel'in yerleşim alanı yakınında yapılan dere ıslahı çalışmaları süresince tehlikeli bölgelerin işaretlenmemesi ve yetkisiz kişilerin düşme riski bulunan alanlara girişlerinin/geçişlerinin/düşmelerinin engellenmesi için gereken önlemlerin (barikat, bariyer, fileli korkuluklar vb.) alınmaması, kazı yapılırken köylünün ikametine ulaşabilmesi için set yapılması ve bunun da su birikmesine sebep olması, suyun büzlerle, borularla tahliye edilmemesi, köylünün ikametine gidebilmesi için farklı uygun yöntemlerin (dere yatağı üstüne geçici geçit, geçici köprü yapımı gibi) uygulanmaması sebebiyle asli kusurlu olduğu, Köy Muhtarı ...'ın görünen tehlikeye karşın Şirket yetkililerinden gereken önlemlerin alınmasını talep etmemesi, köylünün ikametine ulaşabilmesi için geçici çözümlerin bulunmaması nedeniyle tali kusurlu bulunduğu, operatör Harun Çekici'nin kusurunun bulunmadığı, müteveffa ...'ın gölete/su birikintisine yaklaşarak oyun oynaması, can güvenliğini koruyacak şekilde dikkatli ve tedbirli davranmaması nedeniyle tali kusurlu bulunduğu belirlenmiştir. Dava konusu olaya ilişkin yapılan ceza yargılamasında Afyonkarahisar İscehisar Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında alınan kusura ilişkin 06/01/2017 tarihli bilirkişi raporunda, ... Kanalının İnşaatının devam ettiği bölgeye uyarı levhaları ve 3. kişilerin izinsiz olarak girmesini engelleyici fiziki engel koymadığı, sözleşmede bulunmasına rağmen sürekli olarak bir inşaat mühendisi bulundurmadığı, işin çok tehlikeli gruba girmesine rağmen iş sağlığı ve güvenliği uzmanı görevlendirmeyip risk analizi yaptırmadığı, evine geçişi engellediği için suyun önünün açılmasına engel olan ...'ın evine ulaşımı sağlamak için geçici büz veya boru koymadığı için ... İnşaat Ltd. Şti. adına Serhat Gözel vekili Adnan Gözel'in asli kusurlu olduğu, görünen tehlikeye karşı önlem talep etmeyerek Köy Kanunu'nda yer alan yetkisini kullanmayan Köy Muhtarı ...'ın tali kusurlu olduğu, görünen tehlikeye rağmen evinin geçişini engelleyeceğini iddia ederek suyun önünün açılmasına engel olan komşu ev sahibi ...'ın tali kusurlu olduğu, müteveffa ...'ın yaşı, yaşadığı çevrenin özelliği sebebiyle kusurlu bulunmadığı, kepçe operatörü Mahmut Aslan'ın kepçeyi kullanmasına rağmen biriken suyun önünün açılması yönünde bir talimat almadığından olayda katkısı olmadığı için kusurlu bulunmadığı belirlenmiştir. İdare Mahkemesince alınan kusura ilişkin 02/05/2017 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu olayda yapım işini yüklenen dava dışı ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, yapım süresince yapılacak kontrol ve denetimlerle tehlikeli durumların belirlenerek gereken önlemlerin alınmaması, yerleşim alanı yakınında yapılan dere ıslahı çalışmaları süresince tehlikeli bölgelerin işaretlenmemesi ve yetkisiz kişilerin düşme riski bulunan alanlara girişlerinin, geçişlerinin, düşmelerinin engellenmesi için gereken önlemlerin (barikat, bariyer, fileli korkuluklar vb.) alınmaması, kazı yapılırken köylünün ikametine ulaşabilmesi için set yapılması ve bunun su birikmesine sebep olması, suyun büzlerle, borularla tahliye edilmemesi, köylünün ikametine gidebilmesi için farklı uygun yöntemlerin (dere yatağı üstüne geçici geçit, geçici köprü yapımı gibi) uygulanmaması sebebiyle %85 kusurlu olduğu, Konarı Köy Muhtarlığının, görünen tehlikeye karşın Şirket yetkililerinden gereken önlemlerin alınması için yüklenici firma yetkilileri ile uygun işbirliği ve gerekli koordinasyonun sağlanmaması, köylünün ikametine ulaşabilmesi için geçici çözümlerin bulunmaması nedeniyle %10 kusurlu olduğu, müteveffa ...'ın gölete/su birikintisine yaklaşarak oyun oynaması, can güvenliğini koruyacak şekilde dikkatli ve tedbirli davranmaması nedeniyle %5 kusurlu bulunduğu, davalı idareye atfı kabil kusur bulunmadığı belirtilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesinin 2. fıkrasında eşlerin çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlü oldukları hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. İdarece yerine getirilmesi gereken bir hizmetin müteahhit firma aracılığıyla gerçekleştirilmesi idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten doğan nedenlerle kişilerin uğradığı zararların hizmetin sahibi idarece karşılanması esas olmakla birlikte, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir. Müterafik kusur, zarara uğrayanın, zararın doğumuna veya zararın artmasına yardım/etki etmesidir. Böyle bir durumda, zarara uğrayana ve yakınlarına ödenecek tazminat miktarları müterafik kusur oranında orantısal olarak azaltılmalıdır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının; Manevi Tazminat İsteminin Kabulüne Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurularının Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir. B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının; Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurularının Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi: Danıştay Onuncu Dairesinin 12/05/2020 tarih ve E:2019/837, K:2020/1307 sayılı kararıyla, dava konusu olaya ilişkin İdare Mahkemesince alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunun yanısıra Cumhuriyet Savcılığı ve Asliye Ceza Mahkemesince alınan raporların birlikte değerlendirilmesinden davalı idarece yerine getirilmesi gereken bir hizmetin müteahhit firma aracılığıyla gerçekleştiren idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı açık olmakla birlikte dava konusu olayın gelişiminde yer alan diğer faktörler olan müteveffa ...'ın hayatını kaybetmesinde kendi kusuru, anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirememesi, evine geçişin engellendiği iddiası ile suyun önünün açılmasına engel olan komşu ev sahibi ...'ın ve Köy Kanunu'ndan doğan hakların tam olarak kullanmayan Köy Muhtarı ...'ın tali kusurlu bulunmaları dikkate alındığında davalı idarenin gözetim ve denetim yükümlülüğünü yeterince yerine getirmemesi nedeniyle %60 oranında kusurunun bulunduğu zararın % 40'lık kısmının ise idarenin sorumluluğu dışındaki sebeplerden kaynaklandığı esas alınarak hükmedilecek maddi tazminat tutarının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine Bölge İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararda %60 idare kusuru dikkate alınarak hüküm kurulmuşsa da maddi tazminata ilişkin kurulan hükümde İdare Mahkemesince esas alınan %85 kusur oranı dikkate alınarak belirlenen tutarın %60'nın kabulüne karar verilmesi mükerrer tenzilata neden olmuş olup, tazminat tutarının tamamı üzerinden %60'ı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekmektedir. Öte yandan Danıştay Onuncu Dairesinin 12/05/2020 tarih ve E:2019/837, K:2020/1307 sayılı kararıyla, yasal faizin başlangıç tarihi olarak, dava dilekçesinde istenen kısım için idareye başvuru tarihinin, arttırılan kısım için ise miktar arttırımı dilekçesinin davalı idarelere tebliğ edildiği tarihin dikkate alınması gerektiği belirtilmişse de Danıştay yerleşik içtihatları uyarınca miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, Dairemiz bozma kararına uyularak yeni bir karar verilmesi durumunda artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idareye başvuru tarihinin idarenin uyuşmazlığın esasında temerrüde düştüğü tarih olduğunun kabulü ile hükmedilen tazminat tutarının tümüne idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir. Buna göre Bölge İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda maddi tazminat istemi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların ve davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 2. Davacıların temyiz isteminin kısmen kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Kararın bozulan kısmına yönelik olarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/06/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.