2. Ceza Dairesi 2016/4325 E. , 2016/10647 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Av. ...'in temyiz isteminin, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu, sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede; I- Av. ...'in, sanık ... hakk…
**2. Ceza Dairesi 2016/4325 E. , 2016/10647 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Av. ...'in temyiz isteminin, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu, sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede; I- Av. ...'in, sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Av. ...'in gerekçeli kararın kendisine tebliği üzerine sanık müdafii olarak, sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz etmiş ise de, kovuşturmanın hiçbir aşamasında sanık müdafii olarak duruşmalara katılmadığı, dosya içerisinde sanık tarafından usulüne uygun şekilde verilmiş bir vekaletname örneğinin bulunmadığı ve yine sanığın talimatla alınan savunmasında müdafii talep etmediği gibi zorunlu müdafiiliği gerektiren h...gi bir ilişkinin de olmadığı anlaşılmakla; Av. ...'in temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, II- Sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesi kapsamında bir örgütün varlığından bahsedebilmek için en az üç kişinin suç işlemek amacıyla bir araya gelmesi, bu kişiler arasında devamlılık içeren katı veya gevşek bir hiyerarşik bir ilişki bulunması, bu kişilerin örgüt araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye muktedir olması gerekir. Suç işlemek için anlaşmada ise; suç işlemek üzere iradelerin bir araya gelmesi söz konusudur, burada da devamlılık vardır. Ancak örgütlenme yoktur. Suç işlemek amacıyla kurul bir örgütün varlığından bahsedebilmek için örgütün suç ve/veya suçları işlemek amacıyla kurulduğu da tespit edilmelidir. Çünkü örgütün amacı bir suç programını gerçekleştirmektir. Yani belirsiz sayıda suç işlemektir. Suç sayılmayan ancak hukuka aykırılık teşkil eden fiilleri gerçekleştirmek için kurul ise amacı kanunda suç olarak tanımlanan fiilleri işlemek olmayan bir örgütlenme bu anlamda algılanamaz. Suç örgütü kurma ve yönetme ile örgüte üye olma, suçları yönünden suç örgütünün işlemeyi amaçladığı suç ve/veya suçların en azından hazırlık hareketi ile ilgili ciddi bulgu, emare ve/veya delil olmalıdır. Suç örgütü kurma bağımsız bir suç kabul edildiğine göre, amacı olmayan bir örgütlenmede, suç örgütünün bir veya birkaç amaçla suç işlemesi için kurulmalı ve suçların işlenmesine dair 5237 sayılı TCK’nın 220/1. maddesinde gösterilen unsurlar ile ilgili bulgulara ulaşılmalıdır. Suç işlemek için örgüt kurmak iştirak kavramına yakındır. Ancak birkaç noktada iştirakten ayrılır. İştirak, şerikler arasında anlaşma net bir şekilde belirlenmiş olan bir veya birden fazla suç işlemek içindir. İşlenecek suçun sayısı, konusu ve mağdur bellidir. İştirak gereği suç işlendiğinde anlaşmanın gereği yerine gelmiştir. Yeni bir suç işleme söz konusu değildir. Sanıkların tüm aşamalarda üzerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri, dosya içerisinde bulunan iletişim tespit tutanaklarının incelenmesinde, sanıklar arasında gevşek de olsa bir hiyerarşik ilişki ile yapılanmanın üyeleri üzerinde hâkimiyet tesis eden bir güç kaynağı niteliğini kazandığı konusunda yeterli ve kesin delil bulunmadığı, her ne kadar temyiz dışı sanık ... soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, örgüt olduklarını liderinin de sanık ... ve ... olduğunu beyan etmiş ise de gerek iletişim tespit tutanaklarının içeriğinden gerekse dosya kapsamında bu hususun doğrulanmadığı, sanık ...'ın beyanının suç atma niteliğinde olduğu, kaldı ki sanıklardan ..., ..., ... ve ...'nın iddia edilen örgüte üye olduklarına dair h...gi bir delilin de bulunmadığı anlaşılmakla, sanıkların atılı suçtan beraati yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, III- Sanıklar hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; Anayasanın 22. maddesi uyarınca; herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir ve haberleşmenin gizliliği esastır. Kanunda belirtilen nedenlerle ve usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Anayasanın 38/6. maddesinde de “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.” denilmektedir. Anayasanın 90/son maddesi uyarınca iç hukuk mevzuatımızdan sayılan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi uyarınca, herkes özel hayatına, aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu otoritesinin müdahalesi ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin ekonomik refahı, dirlik ve düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüş olmak koşuluyla söz konusu olabilir. Diğer taraftan, Sözleşme'nin 8. maddesinde güvenceye alınan özel hayat ve haberleşme hürriyetine ilişkin kişi haklarına aykırı şekilde elde edilen delilin soruşturma veya kovuşturmada kullanılması, sözleşmenin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlal edebilecektir. Yürütülen bir suç soruşturması veya kovuşturması dolayısıyla telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tedbiri 5271 sayılı CMK'nın 135. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde uyarınca; suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması durumunda, suç tarihi itibariyle hakim veya gecikmesinde sakınca olan halde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Aynı maddenin 8. fıkrasında, dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümlerin ancak, bu fıkrada katalog şeklinde sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabileceği belirtilmiş, 9. fıkrada ise, maddede belirtilen usuller dışında hiç kimsenin, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemeyeceği ve kayda alamayacağı hükme bağlanmıştır. Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan, ancak başka bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek şekildeki “tesadüfen elde edilen deliller” 5271 sayılı CMK'nın 135/8. maddesinde düzenlenen katalog kapsamındaki suçlara ilişkin ise, soruşturma ve kovuşturmada delil olarak kullanılabilmektedir. Buna karşın 5237 sayılı CMK’nın 138/2. maddesinin açıklığı karşısında katalog kapsamında yer almayan suçlara ilişkin kayıtların delil olarak kullanılması mümkün değildir. Kanunda, kişiler arasında telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi yalnızca belirli ağırlıktaki suç tipleri bakımından meşru kabul edilmiş, bunlar dışındaki suçlar yönünden ise özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğinin korunmasına ilişkin yarar üstün tutultur. İncelenen dosyada; sanıklar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma suçundan yapılan soruşturması sırasında, Sulh Ceza Mahkemesince 19/01/2007, 25/01/2007, 16/03/2007, 17/04/2007, 15/06/2007 tarihlerinde iletişimin dinlenilmesine karar verildiği, yukarıda yapılan açıklamalar karşısında, suç tarihi itibariyle hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının 5271 sayılı CMK'nın 135/8. maddesi kapsamında bulunmaması nedeniyle anılan dinleme kayıtlarının aynı Kanun'un 138/2. maddesi gereğince bu suçların delili olarak kullanılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede; Suç tarihinde yürürlükte olan yasal düzenlemelere göre, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-g maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için eylemin, barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük veya küçük baş hayvan hakkında gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Konut ve eklentisi niteliğindeki yerlerden gerçekleşen eylemler ise aynı Kanun'un 142/1-b ve 116/1 maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede; 1- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında, 30/07/2006 tarihinde mağdur ...'a yönelik gerçekleşen hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; Sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediklerinin ve bu olaya ilişkin soruşturma evrakının dosya içerisinde bulunmadığının anlaşılması karşısında; soruşturma evrakının aslı veya onaylı örneği dosya içerisinde bulundurulmadan, suçun niteliğinin belirlenmesi açısından eylemin nerede ve nasıl gerçekleştiği tespit edilmeden, temyiz dışı sanık ...'ın, görgüye dayalı olmayan ve suç atma niteliğinde bulunan, ...'un bu suçu diğer sanıklar ..., ... ve ...'nin kardeşi ile birlikte işlediğini kendisine söylediği beyanına dayanılarak, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, 2- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 30/10/2006 tarihinde katılan ...'a yönelik gerçekleşen hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; Sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediklerinin anlaşılması karşısında; Cumhuriyet Başsavcılığının bu olayla ilgili soruşturmasının akıbeti araştırılmadan ve soruşturma evrakının aslı veya onaylı örneğinin tamamı dosya içerisinde bulundurulmadan, onaysız ve bir kısmı okunamayan fotokopi niteliğindeki örnekleri ile yetinilerek, olay tarihinde cezaevinde olduğu anlaşılan ve bu olaya ilişkin h...gi bir anlatımı bulunmayan temyiz dışı sanık ...'ın beyanı ile sanıkların olay tarihinde birbirleriyle görüştüğüne ilişkin HTS kayıtlarına dayanılarak, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulması, 3- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 18/12/2006 tarihinde müşteki ...'e yönelik gerçekleşen hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; Sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, dosya içerisindeki HTS raporuna göre olay tarihinde sanık ...'nun diğer sanıklarla h...gi bir görüşmesinin bulunmadığı ve bu olaya ilişkin olay yeri inceleme raporu dışında soruşturma evrakının dosya içerisinde bulunmadığının anlaşılması karşısında; Cumhuriyet Başsavcılığının bu olayla ilgili soruşturmasının akıbeti araştırılmadan ve soruşturma evrakının aslı veya onaylı örneğinin tamamı dosya içerisinde bulundurulmadan, sadece onaysız fotokopi niteliğindeki olay yeri inceleme raporu ile yetinilerek, bu olaya ilişkin h...gi bir anlatımı bulunmayan temyiz dışı sanık ...'ın beyanı ile sanıkların olay tarihinde birbirleriyle görüştüğüne ilişkin HTS kayıtlarına dayanılarak, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulması, 4- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 01/03/2007 tarihinde müşteki ...'a yönelik gerçekleşen hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; Sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri, dosya içerisindeki iletişim tespit tutanaklarına göre olay tarihinde sanık ... ile ...'in h...gi bir telefon görüşmesinin de bulunmadığının anlaşılması karşısında; Cumhuriyet Başsavcılığının bu olayla ilgili soruşturmasının akıbeti araştırılmadan ve soruşturma evrakının aslı veya onaylı örneğinin tamamı dosya içerisinde bulundurulmadan onaysız ve bir kısmı okunamayan fotokopi niteliğindeki örnekleri ile yetinilerek ve yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 5271 sayılı CMK'nın 135/8 ve 138/2 maddelerine göre atılı suçların delili olarak kullanılması mümkün olmayan ve ayrıca içeriğinde müştekiye karşı atılı suçların işlendiğine ilişkin net görüşme bulunmayan iletişimin tespiti kayıtlarına dayanılarak, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulması, 5- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 03/03/2007 tarihinde katılan ...'e yönelik gerçekleşen hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; Dosya içeriğine göre sanık ... ...'ün diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; A- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... aşamalarda alınan savunmalarında üzerlerine suçlamayı kabul etmediklerinin anlaşılması karşısında; Cumhuriyet Başsavcılığının bu olayla ilgili soruşturmasının akıbeti araştırılmadan ve soruşturma evrakının aslı veya onaylı örneğinin tamamı dosya içerisinde bulundurulmadan onaysız fotokopi niteliğindeki örnekleri ile yetinilerek ve yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 5271 sayılı CMK'nın 135/8 ve 138/2 maddelerine göre atılı suçların delili olarak kullanılması mümkün olmayan ve ayrıca içeriğinde eylemin sanıklar ..., ..., ... ve ... tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin görüşme de bulunmayan iletişimin tespiti kayıtlarına dayanılarak, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulması, B- Katılanın alınan beyanına ve olay yeri inceleme raporuna göre, suça konu hayvanların çalındığı yerin katılanın ikametine 150 metre uzaklıkta bulunan bağımsız hayvan barınağı niteliğinde bir yer olduğunun anlaşılması karşısında; sanıkların eylemlerinin yalnızca 5237 sayılı TCK'nın 142/2-g maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu ayrıca konut dokunulmazlığını bozma suçunun oluşmadığı gözetilmeden, konut dokunulmazlığını bozma suçundan sanıkların beraatine, hırsızlık suçundan ise aynı Kanun'un 142/2-g maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 142/1-b ve 116/4 maddeleri gereğince hüküm kurulması, 6- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 10/03/2007 tarihinde müşteki ...'e yönelik gerçekleşen hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; A- Sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediklerinin anlaşılması karşısında; Cumhuriyet Başsavcılığının bu olayla ilgili soruşturmasının akıbeti araştırılmadan ve soruşturma evrakının aslı veya onaylı örneğinin tamamı dosya içerisinde bulundurulmadan onaysız fotokopi niteliğindeki örnekleri ile yetinilerek ve yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 5271 sayılı CMK'nın 135/8 ve 138/2 maddelerine göre atılı suçların delili olarak kullanılması mümkün olmayan iletişimin tespiti kayıtlarına dayanılarak, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulması, B- Müştekinin çalınan hayvanlarının yapılan ihbar üzerine sanık ...'nun ahırında ele geçtiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanık ... hakkında bu eylem nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26/03/2007 tarih ve 2007/239 nolu iddianamesi ile kamu davasının açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27/12/2007 tarih, 2007/271 E. ve 2007/869 K. sayılı kararı ile sanığın suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla; ilgili dava dosyası mahkemesinden getirtilip incelenerek, sanık hakkında mükerrer dava açıldığının kesin olarak tespit edilmesi halinde, 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca bu davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulması, 7- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 11/03/2007 tarihinde katılan ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; A- Sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediklerinin anlaşılması karşısında; Cumhuriyet Başsavcılığının bu olayla ilgili soruşturmasının akıbeti araştırılmadan ve soruşturma evrakının aslı veya onaylı örneğinin tamamı dosya içerisinde bulundurulmadan onaysız fotokopi niteliğindeki örnekleri ile yetinilerek ve yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 5271 sayılı CMK'nın 135/8 ve 138/2 maddelerine göre atılı suçların delili olarak kullanılması mümkün olmayan iletişimin tespiti kayıtlarına dayanılarak, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanıklar ..., ... ve ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulması, B- Müştekinin çalınan hayvanlarının yapılan ihbar üzerine sanık ...'nun ahırında ele geçtiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanık ... hakkında bu eylem nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26/03/2007 tarih ve 2007/239 nolu iddianamesi ile kamu davasının açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27/12/2007 tarih, 2007/271 E ve 2007/869 K. sayılı kararı ile sanığın suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla; ilgili dava dosyası mahkemesinden getirtilip incelenerek, sanık hakkında mükerrer dava açıldığının kesin olarak tespit edilmesi halinde, 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca bu davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulması, 8- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 24/04/2007 tarihinde mağdur ...'a ve katılan ...'e yönelik gerçekleşen hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; Sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, dosya içerisindeki HTS raporuna göre olay tarihinde sanık ...'un diğer sanıklarla h...gi bir görüşmesinin bulunmadığı ve bu olaya ilişkin mağdur ...'a ait ek ifade tutanağı ve katılan ...'e ait ifade tutanağı dışında soruşturma evrakının dosya içerisinde bulunmadığının anlaşılması karşısında; Ahlat Cumhuriyet Başsavcılığının bu eylemlerle ilgili soruşturmalarının akıbeti araştırılmadan ve soruşturma evrakının aslı veya onaylı örneklerinin tamamı dosya içerisinde bulundurulmadan, sadece onaysız fotokopi niteliğindeki mağdur ifade tutanağı ile yetinilerek ve sanıkların olay tarihinde birbirleriyle görüştüğüne ilişkin HTS ve iletişim tespit kayıtlarına dayanılarak, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulması, 9- Sanıklar ..., ..., ... hakkında 14/06/2007 tarihinde katılan ...'a yönelik gerçekleşen hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizinin incelenmesinde; Katılanın soruşturma aşamasında alınan beyanına ve kolluk tutanağına göre hırsızlık eyleminin 13/06/2007 ile 14/06/2007 (saat 05.30) tarihleri arasında belirlenemeyen bir zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği, sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında da üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, yukarıda açıklandığı üzere sanıklar arasındaki iletişimin tespiti kayıtlarının atılı suçların delili olamayacağı gibi dosya içerisinde bulunan iletişim tespiti kayıtlarının suç tarihinden sonraki zamana ilişkin olduğu anlaşılmakla; Ahlat Cumhuriyet Başsavcılığının bu olayla ilgili soruşturmasının akıbeti araştırılmadan ve soruşturma evrakının aslı veya onaylı örneğinin tamamı dosya içerisinde bulundurulmadan onaysız fotokopi belgelere ve atılı suçların subütuna delil olarak kullanılamayan suç tarihinden sonraki bir tarihe ilişkin sanıklar arasındaki iletişim tespiti kayıtlarına dayanılarak yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulması, 10- Kabule göre de; yukarıdaki 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 nolu bozma başlıkları altında incelenen eylemler yönünde geçerli olmak üzere; a- Sanıklar hakkında düzenlenen iddianamede anlatılmadığı ve sevk maddesi olarak da yazılmadığı halde, ek savunma hakkı verilmeden, hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi ile gece vaktinden artırım yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması, b- Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken, uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 116/1-4 yerine aynı Kanun'un 116/2-4 maddesi olarak gösterilmesi, c- Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklara verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, d- Yukarıdaki açıklamalar karşısında; müşteki ...'e, müşteki ...'e, mağdur ...'a ve katılan ...'e yönelik hırsızlık eyleminin ne şekilde işlendiği ve gerçekleştiği yerin bağımsız hayvan barınağı ya da konut eklentisi niteliğinde bir yer olup olmadığı hususu araştırılıp, gerekirse mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılıp, dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre suçun niteliğinin belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı biçimde sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 116/4 maddelerine göre hüküm kurulması, 11- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 04/10/2006 tarihinde mağdur ...'a yönelik gerçekleşen hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde; Dosya içeriğine göre sanıklar ... ile ... ve müdafiinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak A- Sanıklar ..., ... ve ...'nın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, dosya içersinde bulunan HTS raporlarına göre de ... ve ...'nın olay tarihinde diğer sanıklarla hiç görüşmediği, yine olay tarihinde sanıklar Mehmet Şirin ve ... ile görüştüğü tespit edilen sanık ...'in de görüşme esnasında sinyal aldığı baz istasyonunun Varto/ olduğunun anlaşılması karşısında; temyiz dışı sanık ...'ın, görgüye dayalı olmayan ve suç atma niteliğinde bulunan, ...'un bu suçu diğer sanıklarla birlikte işlediğini kendisine söylediği beyanı ile sanıkların olay tarihinde birbirleriyle görüştüğüne ilişkin HTS kayıtlarına dayanılarak, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, B- Sanıklar hakkında düzenlenen iddianamede anlatılmadığı ve sevk maddesi olarak da yazılmadığı halde, ek savunma hakkı verilmeden, hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi ile gece vaktinden artırım yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 06/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.