(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/14620 E. , 2012/13992 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/14620 E. , 2012/13992 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, 02.02.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının eşinin manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; Üsküdar 1. İş Mahkemesi’nin 2006/28 esas 2007/523 karar sayılı dosyasında; Davacısının ... olduğu, davalısının ... olduğu, dava tarihinin 03/01/2006, karar tarihinin 03/07/2007 olduğu, tüm dosya kapsamına göre olayın 506 sayılı yasının 11. maddesine göre iş kazası olduğu, davalı işveren ...’un % 75, davacı kazalı ...’nın % 25 oranında kusurlu oldukları, iş kazasından kaynaklanan ve davacının maluliyetinin % 5,2 olmasına yol açan iş kazası sebebiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, iş bu kararın kesinleşmiş olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Üsküdar 1. İş Mahkemesi’nin 2008/743 esas sayılı dava dosyasında; davacısının ... olduğu, davalısının ... olduğu, dava tarihinin 26.05.2008 olduğu fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması koşuluyla maluliyet oranı %5,2 iken %15,20’ye çıktığından 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilinin talep edildiği, SGK Yüksek Sağlık Kurulu’nun 29.08.2008 tarihli 382 sayılı kararı ile davacının eşi ...'nın maluliyet oranının %15,2 olarak belirlendiği, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu’nun 25.08.2010 tarihli 8302 sayılı kararı ile davacının eşi ...'nın maluliyetinin %54,0 olarak belirlendiği, iş bu dava dosyasının karar tarihi itibariyle derdest olduğu anlaşılmıştır. a- Bu halde; davacının eşi ...’nın geçirdiği iş kazası sonucunda oluşan maluliyetinin kesinleşmediğinden, kazalının maluliyetinin % 54 olduğu iddia olunan Üsküdar 1. İş Mahkemesi’nin 2008/743 esas sayılı dava dosyasının neticesinin, iş bu dava dosyasının neticesini etkileyeceğinden, bu dosyanın sonucunun beklenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. b- 818 sayılı Borçlar Kanununun 47. maddesine göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara maruz kalan kişiye aittir. Yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyanlar manevi tazminat isteyemezler. Hal böyle olunca doğrudan doğruya cismani zarara maruz kalan yalnızca maddi sağlık bütünlüğü ihlal edilen kişi midir? Cismani zarar kavramına (B.K. 46 ve 47) ruhsal bütünlüğün ihlali, sinir bozukluğu veya hastalığı gibi hallerin girdiği, bu maddelerde sadece maddi sağlık bütünlüğünün değil ruhsal ve sinirsel bütünlüğünde korunduğu doktrinde ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir. Öyleyse, bir kişinin cismani zarara uğraması sonucunda, onun (anne, baba, eş ve çocuklar gibi) çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü ağır şekilde bozulmuşsa, onların da manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmelidir. Hal böyle iken; Üsküdar 1. İş Mahkemesi’nin 2008/743 esas sayılı dava dosyasının neticesinin beklenmesi, davacı eşi kazalı ...’nın maluliyeti kesinleştiği takdirde çıkacak sonuca göre davacının manevi tazminat istemi hakkında bir karar vermek gerekmektedir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 10/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.