9. Ceza Dairesi 2021/8620 E. , 2023/6465 K. MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/238 E. 2014/262 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı SUÇ TARİHLERİ : 02.2013 - 04.2012 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Şikâyetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında ka…
**9. Ceza Dairesi 2021/8620 E. , 2023/6465 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/238 E. 2014/262 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı SUÇ TARİHLERİ : 02.2013 - 04.2012 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Şikâyetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı belirlenmiştir. Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2014 tarihli, 2013/238 Esas, 2014/262 Karar sayılı kararı ile; a) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, b) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.03.2019 tarihli ve 14-2019/17025 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği Mahkemenin eksik kovuşturma yürüttüğü, dosya kapsamında dinlenilmesi gereken tanıkları dinlemediği, bu dosyanın esas dosya ile birleştirilmesinin gerektiği, mağdurenin ruh sağlığına ilişkin raporun içerik itibarıyla yetersiz olduğu, suça sürüklenen çocuğun yargılanmasına neden olan tek delilin mağdurenin soyut beyanları olduğu, mağdurenin aşamalardaki beyanlarının çelişkili ve tutarsız olduğu, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlemediği, kabul anlamına gelmemekle birlikte, olayda tehdit unsurunun bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğa bir ceza tayin edilecekse de bu suçun reşit olmayanla cinsel ilişki suçu olacağı, açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiğine yöneliktir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan beraat hükmü kurulması gerektiği ve 6545 sayılı Kanun’un uygulanmasının hukuka aykırı olduğu yönünde süre tutum dilekçesi sunulmasından ibarettir. C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuk ... Rüstem hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; "Sanıkların savunması, mağdurenin beyanı, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 23/02/2014 tarih ve 2014/12 sayılı raporu, suça sürüklenen çocuklar ve mağdure arasında husumetin bulunmayışı, olayın oluş seyri ve tüm dosya kapsamından, suça sürüklenen çocukların suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek; Mağdurenin müracaatında, uzun süredir bir kısım kişiler tarafından cinsel istismara uğradığını belirttiği, mağdurenin ilişkiye girdiği kişilerin elinde uygunsuz görüntülerinin bulunduğu, kendisini istismar eden kişilerin, bu görüntüleri ailesine ve başkalarına dağıtacaklarını, okul yönetimine söyleyeceklerini belirtip mağdueyi tehdit ederek eylemlerini gerçekleştirdikleri, suça sürüklenen çocuk ...’in mağdure ile aynı okulda okuduğu, suça sürüklenen çocuğun arkadaşlarıyla birlikte mağrurenin yanına gelerek mağdureye "bizde de video görüntülerin var gider müdüre söyleriz ailen duyar seni öldürür okuldan atılırsın eğer bizimlede yaparsan müdüre söylemeyiz" diyerek ilişki teklif ettikleri, mağdurenin de korkuya kapılarak ilişki tekliflerini kabul ettiği, diğerlerinin dışarı çıktığı, suça sürüklenen çocuk ... ile mağdurenin sınıfta yalnız kaldıkları, suça sürüklenen çocuğun, mağdurenin arkasına kendi cinsel organını sokarak mağdure ile fiili livata yoluyla ilişkiye girdiği ve daha sonra sınıftan dışarı çıktığı, mağdurenin bu olay ve gelişen olaylar nedeniyle okuldan ayrıldığı ve başka bir okula kayıt olduğu, mağdurenin 2012 yılı sonlarında suça sürüklenen çocuk ... ile tanıştığı ve bir süre arkadaşlık yaptıkları, mağdurenin bir süre sonra arkadaşlıklarını bitirmek istediği ancak suça sürüklenen çocuğun mağdureye daha önce başkalarıyla yaşadığı ilişkiyi bildiğini, kendisiyle ilişkiye girerse ayrılmayı kabul edeceğini, aksi halde mağdurenin telefon numarasını herkese dağıtacağını ve olanları anlatacağını söyleyerek mağdureyi tehdit ettiği, mağdurenin bu tehdit nedeniyle buluşmayı kabul ettiği ve suça sürüklenen çocuk ile ... ... Düğün Salonu' nda buluştukları, bu yerde çalışan suça sürüklenen çocuğun mağdureyi hazırladığı bir yere götürdüğü ve mağdure ile öpüşmek ve okşamak şeklinde cinsel ilişki yaşadıktan sonra kendi cinsel organını mağdurenin poposuna sürtmek suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, mağdurenin dosyada mevcut adli raporuna göre halen bakire olduğu, anal muayenesinde sfinkter tonusunun kısmen gevşemiş olduğu, akut fiili livatanın tıbbi delillerinin bulunmadığı, bununla birlikte erişkinlerde kişinin istemi yada kaydırıcı madde kullanılarak yapılan livata olgularında herhangi bir tıbbi bulgu görülemeyeceği bilinmekle, kişinin livataya maruz kalıp kalmadığının adli tahkikatla aydınlatılması uygun olacağının belirtildiği ve mağdurenin eylemler nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu anlaşılmış olmakla suça sürüklenen çocuk ...’ın eylemine uyan çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 Sayılı yasa ile değişik 5237 sayılı yasa gereğince cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk ...’in eylemine uyan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 Sayılı yasa gereğince cezalandırılmasına" şeklindeki gerekçe ile karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı anlaşıldığından, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin reddi gerekmiştir. 2. Ret sebebine uygun olarak Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. B. Diğer Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1. Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin intikale konu başka kişilerle de yaşadığı ilişkiler sonrasında alınan 08.04.2013 tarihli doktor raporu içeriği, dosya içeriğinde bulunan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/45509 Sayılı soruşturma dosyasında ifadesine başvurulan suça sürüklenen çocuk ...'in "... bildiğim kadarı ile benim gibi öpüşmüş" şeklindeki ifadesi ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk ...'in mağdureye yönelik istismar eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması, 2. Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 23.02.2014 tarih ve 2014/12 sayılı raporunda, 2010 Ekim ayı itibarı ile başlayan olaylar sonrasında mağdurede travma sonrası stres bozukluğu ve major depresif depresyon geliştiği ve güncel muayenede bu bozuklukların hala devam ettiği, hali hazırda mağdurenin ruh sağlığının bozuk olduğu, suça sürüklenen çocuğun her birinin mağdurenin ruh sağlığının bozulmasına katkı yapacak nitelikte olmakla birlikte bu haliyle ne kadar etkilediğinin bilinemeceğinin belirtilmesi, mağdurenin beyanlarında başka kişilerin istismar eylemlerine de maruz kaldığından bahsetmiş olması ve bunların mağdure üzerindeki etkisinin tespitinin mümkün olmaması hususları gözetilerek suça sürüklenen çocukların eylemleri nedeni ile mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun şüphede kaldığı anlaşıldığından, mevcut haliyle suça sürüklenen çocuk ... hakkında hüküm kurulurken uygulama koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının tatbik edilmesi ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında ise lehe Kanun değerlendirmesi yapılırken anılan maddenin dikkate alınması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Şikâyetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2014 tarihli, 2013/238 Esas, 2014/262 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2014 tarihli, 2013/238 Esas, 2014/262 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.