3. Hukuk Dairesi 2016/12274 E. , 2016/13793 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ İ Taraflar arasındaki Kayıp Kaçak Bedelinin İadesi Davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; abonelik sözleşmesine aykı…
**3. Hukuk Dairesi 2016/12274 E. , 2016/13793 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ İ Taraflar arasındaki Kayıp Kaçak Bedelinin İadesi Davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; abonelik sözleşmesine aykırı olarak aboneliğin tesis edildiği tarihten dava tarihine kadar fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinden kayıp kaçak bedeli altında tahsil edilen tutardan 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 20.05.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle 6.229,06 TL'ye çıkarılmıştır. Davalı vekili dilekçesinde; husumetin taraflarına ait olmayıp EPDK'ya ait olduğunu, 30/10/2009 tarihine kadar ki süreç için husumetin ...'a yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca elektrik dağıtım işiyle sorumlu olan kurumun Meram olduğunu, kayıp kaçak bedeli olarak alınan ücretin zorunlu olarak alınmasından dolayı iadesinin istenilemeyeceğini ve kısmı dava açılamayacağını belirterek reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kabulüne, 6.229,06 TL'nin 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 5.229,06 TL'sinin 20/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-)Uyuşmazlık, davalı şirket tarafından tahakkuk ettirilen elektrik faturaları ile haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen kayıp/kaçak bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. İşin esasına geçilmesinden önce, davaya bakmakla görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. Temyize konu dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, 21.01.2015 tarihinde açılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4.maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6335 Sayılı Kanun'un 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 1.maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay'ca re'sen incelenir. Görevle ilgili konularda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Uyuşmazlık konusu elektrik abonelik gruplarının ticarethane ve bu nedenle davaya konu abonelik sözlemelerinin, davacı tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu konusunda hiç bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu durumda, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olarak açılan iş bu davada uyuşmazlık; ticari mahiyette olup, uyuşmazlığın çözümü Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi içerisindedir. Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, öncelikle yargı yerinde ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi varsa görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi yoksa davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması ve 6100 sayılı HMK'nun 297/1-a maddesi uyarınca da kararın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla verildiğinin hükümde gösterilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek Asliye Hukuk Mahkemesi olarak davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. 2-)Bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle temyiz olunan hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 2 nolu bentte gösterilen nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 27,70 temyiz harcın istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.