5. Hukuk Dairesi 2011/1572 E. , 2011/9953 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davası ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin birleştirilen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda: Bedel tesbiti ve tescil davasının kabulüne, tazminat davası hakkında ise kar
**5. Hukuk Dairesi 2011/1572 E. , 2011/9953 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davası ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin birleştirilen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda: Bedel tesbiti ve tescil davasının kabulüne, tazminat davası hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar (birleştirilen dava davacıları) vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve birleştirilen dosya ise kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bedel tesbiti ve tescili davasının kabulüne, tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre tazminat davası yönünden yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bedel tesbiti ve tescil davası yönünden ise; Birkişisi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak: Aynı taşınmazla ilgili olarak açılan bedel tesbiti ve tescil davasında 2007 yılı Temmuz ayı itibariyle taşınmazın m²'sine 312,00-TL değer biçilmiştir. Aradan geçen zaman ve dava konusu taşınmazın gelişmekte olan bölgede bulunması dikkate alındığında 2010 yılı Şubat ayı itibariyle m²'sine 360,00-TL değer belirleyen bilirkişi raporu inandırıcı değildir. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 07.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.