4. Hukuk Dairesi 2009/9678 E. , 2010/6578 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Motorlu Araçlar San. ve Tic. Ltd. Şti. ve diğerleri aleyhine 30/03/2006 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasından ... maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... Motorlu Araçlar Ltd. Şti. yönünden davanın husumet nedeni ile reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabul
**4. Hukuk Dairesi 2009/9678 E. , 2010/6578 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Motorlu Araçlar San. ve Tic. Ltd. Şti. ve diğerleri aleyhine 30/03/2006 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasından ... maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... Motorlu Araçlar Ltd. Şti. yönünden davanın husumet nedeni ile reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ile davalı ... taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalılardan ...'in diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davalılardan ... Motorlu Araçlar Ltd Ş hakkındaki istem husumet nedeniyle reddedilmiş; diğer davalılar hakkındaki istemin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ile davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, davacılardan ...'ün, femur kemiği kırılarak, dizinde, diz kapağında ve vücudunun değişik yerlerinde yaralanmalar meydana geldiğini, yaşam işlevlerini (fonksiyonlarını) orta derecede etkileyecek nitelikteki yaralanma nedeniyle kardeşi diğer davacı ...'ün de ruhsal ve bedensel sağlık bütünlüğünün bozulduğunu belirterek manevi tazminat istemişlerdir. Yerel mahkemece, davacılardan ...’ün yaralanması nedeniyle kardeşi olan diğer davacı ...’ün üzüleceği gerekçesi ile onun yararına da manevi tazminat takdir edilmiştir. Kişilik hakları, kişinin yaşamı, sağlığı, vücut ve ruh bütünlüğü ile toplum içindeki yerini koruyan haklardır. Kişilik haklarının sosyal ve duygusal kişilik değerlerini de içerdiği gözetildiğinde, kişinin bir yakınının yaralanmasının onun sosyal ve duygusal kişilik değerleri kapsamında olup olmadığı konusu üzerine durulmak gerekir. Sosyal ve duygusal kişilik değerleri, kişinin toplum içindeki yeri, birlikte yaşadığı ailesi ve yakınlarının değer alanı içine giren haklardır. Bu haklar, doğrudan doğruya kişiliğe bağlı olmayan, özellikle aile hukuku içinde yer alan değerlerdir. Bu bağlamda Borçlar Yasası'nın 49. maddesindeki düzenleme gereğince, kişinin doğrudan kendisinin değil de karı, koca, ana, baba ve çocuklar gibi yakınlarının ağır yaralanması gibi somut olayın kendisine özgü ağırlığının ve özelliğinin zorunlu kıldığı olguların kanıtlanması durumunda, aile birliği içinde korunması gereken sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin zarar gördüğünün kabul edilmesi gerekir. Dava konusu olayda gerçekleşen yaralanma derecesine göre yaralananın kardeşi olan davacılardan ...’ün bu olay nedeni ile manevi tazminatı gerektirecek düzeyde sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin zarar gördüğü kabul edilmez. Yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek, davacılardan ...’ün manevi tazminat isteminin tümden reddedilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda; davacılardan ...'ün yaralanma derecesi, olay günü ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı anne ve baba yararına takdir edilen manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere karar bozulmalıdır. 3)Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; asıl dava aracı işletmek üzere kiralayan davalılardan ... Motorlu Araçlar Sanayi Ltd Ş'ne yöneltmişlerdir. Eldeki dava ile birleştirilen dava ile de aracın trafik sicilinde sahibi olarak görünen ... Motorlu Araçlar Ltd Ş davalı gösterilmiştir. Yerel mahkemece, aracın 21.09.2005 günlü kira sözleşmesi ile araç sahibi ... Motorlu Araçlar Ltd Ş tarafından diğer davalı ... Motorlu Araçlar Sanayi Ltd Ş'ne devredildiği, aracı işletenin aracı uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralayan ... Motorlu Araçlar Sanayi Ltd Ş olduğu gerekçesiyle kiracı Şirket sorumlu tutulmuş, aracı kiralayan diğer davalı ... Motorlu Araçlar Ltd Ş hakkındaki istem ise reddedilmiştir. Zarara yol açan olaya karışan araç, trafikte davalı ... Motorlu Araçlar Ltd. Şti. adına kayıtlıdır. Davacı, bu kaydı esas alarak davasını işleten sıfatıyla ona yöneltmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 3 ve 19. maddelerine göre trafik kaydı “işleteni” kesin olarak gösteren bir belirti (karine) değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasal düzenleme de yoktur. İşletenlik, trafik kaydı adına olan kişiden mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süre ile kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişiye geçmiş olur. Bu bakımdan işletenliğin kayda rağmen başkasına geçmiş bulunduğu her zaman kanıtlanabilir. Fakat bu konuda getirilecek kanıtların üçüncü kişiler yönünden bağlayıcı nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını ortan kaldıracak (halele uğratacak) bir sonuç yaratmaması gerekir. Öte yandan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 299. maddesinde yer alan düzenlemeler, birbiriyle hiç bağlantısı bulunmayan, birbirine karşı tam anlamıyla üçüncü kişi durumunda bulunan kişiler hakkında uygulama alanı bulamaz. Çünkü haksız eylem nedeniyle zarar gören kişi, üzerinde işletenlik niteliği bulunmayan kişinin hukuki ardılı değildir. Ancak, özellikle trafik olaylarına karışan araçların oluşturdukları zararların ödetilmesini olanaksız bırakmak için olaydan sonra muvazaalı olarak eski tarihle sözleşmeler düzenlendiği, belgelerin zarar gören davacı yönünden sonuç doğurabilmesi için sözü edilen maddede öngörülen koşulların benzetme yolu ile (kıyasen) aranması hak ve adalete uygun düşmektedir. Yargıtay'ın uzun yıllardan beri uygulaması bu doğrultudadır. Dava konusu olayda davalılardan ... Motorlu Araçlar Ltd Ş; aracını, başka bir kişinin kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerinde eylemli kullanımı (tasarrufu) bulunduğunu geçerli kanıtlarla kanıtlamış değildir. Bu olgunun basit (adi) yazılı bir belge ile doğrulanması yukarıda anılan ilke karşısında davacının hukuki durumun etkilemez. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, işleten konumundaki kayıt sahibi ... Motorlu Araçlar Ltd Ş’nin de sorumlu tutulması gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle hakkındaki istemin reddedilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle davalılardan ... yararına; (3) sayılı bentte gösterilen nedenle davacılar yararına BOZULMASINA; tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 02/06/2010 gününde oybirliğiyle kabul edildi.