17. Hukuk Dairesi 2016/14393 E. , 2019/7462 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline sigortalı işyerinin üst katında bulunan davalıya ait işyerindeki hidrofor su borusunun patlaması ile işyerinde hasar meyd…
**17. Hukuk Dairesi 2016/14393 E. , 2019/7462 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline sigortalı işyerinin üst katında bulunan davalıya ait işyerindeki hidrofor su borusunun patlaması ile işyerinde hasar meydana geldiğini, sigortalıya 14.654,20 TL ödendiğini açıklayıp ödenenin rücuan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere göre davanın kabulü ile 14.624,20 TL'nin tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalının kullanımında olan işyerindeki su borusunun patlaması ile davalının alt katında bulunan sigortalıya ait iş yerine su sızması neticesinde hasar meydana geldiğini açıklayıp sigortalıya ödenen tazminatın rücuan tahsilini talep etmiş, mahkemece elektrik mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişilerden alınan raporda keşif günü yapılan tespitte su sızıntısı ve zarara ilişkin iz ve emare kalmadığından tespit yapılamadığı ancak eksper raporunda belirtilen birim fiyatların uygun olduğu belirtilmiş, mahkemece rapor hükme esas alınarak yazılı olduğu üzere karar verilmiştir. Anılan rapor denetime elverişli olmadığı gibi konusunda uzman olmayan bilirkişilerce düzenlendiğinden hükme esas alınması isabetli olmamıştır. Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir.