Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/23226 E. , 2024/2022 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/23226 Karar No : 2024/2022 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer ve
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/23226 E. , 2024/2022 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/23226 Karar No : 2024/2022 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; dava konusu Komisyon kararında ve davalı idarenin özet bilgi tablosunda yer alan davacı hakkında PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olduğu yönünde Valilik kanaatinin bulunduğuna dair bilgiye ilişkin olarak yapılan ara kararıyla davalı idareye ve ilgili idarelere, Komisyon tespitinde ve özet bilgi tablosunda yer alan kanaate ve davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibatı veya iltisakına ilişkin olarak somut herhangi bir bilgi ve belgenin olup olmadığının sorulduğu ve bu hususa ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği, davalı idare ve diğer idareler tarafından somut herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, davacı hakkında 29/12/2015 tarihinde Eğitim-Sen tarafından düzenlenen "Savaşa Karşı Barışı Savunacağız" konulu yürüyüş ve basın açıklamasının yapıldığı tarihte izinsiz olarak 1 gün işe gelmediğinden bahisle yürütülen disiplin soruşturması sonucunda davacıya 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verildiği, davacının sadece bu fiilinden dolayı anılan örgütle irtibatlı ve iltisaklı olarak sayılmasının ölçülü ve orantılı olmadığı, sosyal medya hesabı üzerinden davacı tarafından yapıldığı kanaatine varılan paylaşımların muhalif amaçlı yapıldığı ve terör örgütünün fikir ve eylemlerini destekler mahiyette olmadığı, davacı tarafından, kendisinin paylaştığı belirtilen 3 adet videoyu da kendisinin paylaşmadığının beyan edildiği ve söz konusu 3 adet video paylaşımında A.K. adlı şahsın isminin geçtiği, dolayısıyla bu videoları davacının paylaştığını gösteren somut bir tespitin bulunmadığı, aynı zamanda UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası üzerinden yapılan sorgulamada, davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibatı veya iltisakını gösterir herhangi bir bilgi, ifade veya tespitin bulunmadığı, davacı ile ilgili soruşturma aşamasında tespit edilen ve Mahkemelerince yapılan değerlendirmede de davacının sendikal faaliyet kapsamında olmadığı sonucuna varılan 1 gün izinsiz işe gelmeme fiilinin tek başına kamu görevinden çıkarılmasını gerektirir nitelikte ve somut olarak PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibatını veya iltisakını göstermediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarenin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin yasal mevzuata ve hukuka uygun olarak tesis edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile yasalaşan 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin, yayımı tarihinde yürürlüğe giren ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 31/05/2023 tarih ve E:2018/77, K:2022/105 sayılı kararıyla, 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Davacı, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru … tarih ve … sayılı işlem ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. Öte yandan, davacı hakkında "Örgütün veya Amacının Propagandasını Yapma" suçundan açılan adli soruşturma sonucu … Cumhuriyet Başsavcılığının … tarihli ve Soruşturma No:…, Karar No:… kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin Devlete sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile hukuka uygun bulunan … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer verilen; davacının sosyal medya hesabı üzerinden 3 adet video paylaşımının davacı tarafından yapıldığını gösteren somut bir tespitin bulunmadığı, ayrıca davacıya 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verilmesine neden olan 29/12/2015 tarihinde Eğitim-Sen tarafından düzenlenen "Savaşa Karşı Barışı Savunacağız" konulu yürüyüş ve basın açıklamasının yapıldığı tarihte izinsiz olarak 1 gün işe gelmemesi fiilinden dolayı davacının anılan örgütle irtibatlı ve iltisaklı olarak sayılmasının ölçülü ve orantılı olmadığı yönündeki gerekçede hukuka aykırılık bulunmamakta ise de, davacının "ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM'" "EŞOĞLU YOBAZIN UMRUNDA MI", "DEMİRTAŞ: Kendimizi bombaladığımızı söyleyen alçaklar var.Hepimiz kardeşiz derken alçaklarla kardeşiz demiyoruz yanlış anlaşılmasın", "Edi Bese artık yeter kan dökülmesin", "Dünyanın neresinde olursa olsun savaş gözyaşı kan ve ölümdür.Yeter artık analar ağlamasın halkların yoksun evlatları ölmesin" yönündeki sosyal medya paylaşımlarının, davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde bir tespit olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu durumda, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda özetlenen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 28/02/2024 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.