5. Hukuk Dairesi 2025/11232 E. , 2025/17413 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1767 Esas, 2025/838 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/379 Esas, 2023/341 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi Tüzel Kişiliği…
5. Hukuk Dairesi 2025/11232 E. , 2025/17413 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1767 Esas, 2025/838 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/379 Esas, 2023/341 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, .. Mahallesi, .. orman mevkii 13 06... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait taşınmazın tarla niteliğinde olmayıp arsa niteliğinde olduğunu, davacı tarafın taşınmaz için belirlediği bedelin çok düşük olduğunu, benzer mahiyetteki taşınmazların çok daha yüksek fiyatla yakın tarihte ... Belediye Başkanlığı tarafından satışının yapıldığını, ... ilçesinin konumu itibari ile değerli bir ilçe olduğunu, ..'a bir saat, ..'ya iki saatlik uzaklıkta olduğunu, davacı kurum tarafından yapılan kıymet takdiri çok eski tarihli olup bu tarihten sonra ülkede çok yüksek bir devalüasyon olduğunu ve tüm ürünlerin bedelinin 3-4 kat arttığını beyan ederek müvekkillerine ait taşınmazın belirlenecek gerçek değer üzerinden kamulaştırılmasına, aksi halde davanın reddine, yargılama gideri ile ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkillerinin hissedarı olduğu taşınmazı pazarlıkla satın almak istediğini ancak çok düşük bedel önerildiği için taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davacı tarafından pazarlık aşamasında yapılan teklif rayiç değerlere ve emsallerine oranla çok düşük olduğundan davacının davaya konu taşınmaz ile ilgili olarak dosyaya sunduğu kıymet takdir raporuna konu emsal taşınmazların emsal değerlendirmesine alınamayacak nitelikte olduğunu, davaya konu taşınmazın belediyenin tüm altyapı hizmetlerinden yararlandığını, yolu, suyu ve elektriği olduğunu, taşınmazın konum olarak çok iyi bir yerde olduğunu, bu nedenle değerinin çok yüksek olduğunu beyan ederek dava konusu taşınmazın üzerindeki ağaç, bitki ve yapıların değeri hesaplanırken alanında uzman bilirkişi heyeti oluşturularak objektif ve hakkaniyete uygun kamulaştırma bedelinin tespitine, davanın 4 ay içinde sonuçlandırılamaması halinde belirlenecek bedele bu sürenin bitiminden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz yürütülmesine, yargılama gideri ile ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait taşınmaza davacı idarece belirlenen bedelin kabul edilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın konumu, imar durumu ve altyapısı, niteliği göz önünde bulundurulduğunda teklif edilen bedelin çok düşük olduğunu beyan ederek müvekkiline ait taşınmazın belirlenecek değer üzerinden kamulaştırmasını ,yargılama gideri ile ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 4.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, müvekkillerine ait taşınmaza davacı idarece belirlenen bedelin kabul edilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın konumu, imar durumu ve altyapısı, niteliği göz önünde bulundurulduğunda teklif edilen bedelin çok düşük olduğunu beyan ederek müvekkiline ait taşınmazın belirlenecek değer üzerinden kamulaştırmasına, yargılama gideri ile ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 5.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın tarla vasfında olmadığı arsa vasfında olduğu, taşınmazın belediye sınırları içerisinde kaldığı, taşınmazda iskana açık ve belediye faaliyetlerinden yararlanıldığı, taşınmazın konumu bakımından çevre illere yakın, taşınmazın d-100 karayoluna neredeyse cepheli olduğu, ekonomik faaliyetlerin gerçekleştiği ve etrafında sanayi kuruluşlarının bulunduğunu beyan ederek taşınmazın gerçek değerinin tespit edilerek kamulaştırmasını, kamulaştırma bedelinin müvekkillerinin hisseleri oranında ayrı ayrı ödenmesine, yargılama gideri ile ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 6.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, taşınmazın belediye sınırları içerisinde kaldığını, iskana açık ve belediye faaliyetlerinden yararlandığını, taşınmazın konumu bakımından çevre illere yakın, ekonomik faaliyetlerin gerçekleştiği ve etrafında sanayi kuruluşlarının bulunduğunu beyan ederek taşınmazın gerçek değerinin tespit edilerek kamulaştırmasına, yargılama gideri ile ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 7.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğu, müvekkiline ait taşınmaza davacı idarece belirlenen bedelin kabul edilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın konumu, imar durumu ve altyapısı, niteliği göz önünde bulundurulduğunda teklif edilen bedelin çok düşük olduğunu beyan ederek müvekkiline ait taşınmazın belirlenecek değer üzerinden kamulaştırmasını, yargılama gideri ile ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 8.Davalı ... Mermer San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, müvekkiline ait taşınmaza davacı idarece belirlenen bedelin kabul edilemeyeceğini, dava konu taşınmazın hem tarım yapmaya uygunluğu, hem de lojistik alanlara yakınlığı gözetilerek konumu, imar durumu ve altyapısı, niteliği göz önünde bulundurulduğunda teklif edilen bedelin çok düşük olduğunu beyan ederek müvekkiline ait taşınmazın belirlenecek gerçek değer üzerinden kamulaştırmasını, yargılama gideri ile ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 9. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, davaya konu taşınmaz belediyenin tüm altyapı hizmetlerinden yararlanmakla yolu, suyu ve elektriği olduğunu, müvekkillerine ait taşınmaza davacı idarece belirlenen bedelin kabul edilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın konumu, imar durumu ve altyapısı, niteliği göz önünde bulundurulduğunda teklif edilen bedelin çok düşük olduğunu beyan ederek müvekkiline ait taşınmazın üzerindeki ağaç, bitki ve yapıların bedelinin gerçek değer üzerinden belirlenerek kamulaştırmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... bölgesi adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin oluşturmuş olduğu Kıymet Takdir Komisyonu tarafından davalı tarafa teklif edilen bedel ile bilirkişilerce tespit edilerek yerel mahkemece hükmedilen kamulaştırma bedelleri arasında ciddi bir fark bulunduğunu, dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğunu ancak yerel mahkemece arsa vasfında değerlendirildiğini, ... Belediye Başkanlığı'nın dava konusu parselin belediye mücavir alanı içerisinde meskun mahalde kaldığı, yol, su, elektrik ve diğer belediye hizmetlerinden yararlandığının belirtildiğini, belediyenin vermiş olduğu cevabın gerçeklikten ve objektiflikten uzak olduğunu, keşif heyetinin dahi girmekte ve keşif yapılmasının oldukça zor olduğu, araçla girmenin zor hatta mümkün olmadığı yerlere yol, su, elektrik ve diğer belediye hizmetlerinden yararlandığından bahsedilmesinin gerçeklikle bağdaşmadığını, bilirkişilerce düzenlenen raporda kamulaştırmaya konu gayrimenkulün yerleşim yerlerine ve alt yapı hizmetlerinin bulunduğu yere çok yakın olması ve bu hizmetlerin kolaylıkla temin edilebilir olması nedeniyle arsa vasfında olduğuna kanaat getirildiğini, davaya konu taşınmazın imar planına dahil olmamakla birlikte fiilen meskun mahalde yer almadığını, taşınmazın fiilen belediye hizmetlerinden de faydalanmadığını, taşınmazın resmî kayıtlarda tarla vasfında kayıtlı olmasına ek olarak malikler tarafından da tarla olarak kullanıldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, bölge itibarıyla da ticari nitelikli arsalardan olduğunu, emsal gösterilen satışların taşınmazların gerçek değerini ortaya koymak açısından düşük kaldığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, dava konusu taşınmaza objektif değer artış oranı hesaplanmamasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın yanındaki kamulaştırılan diğer parsellere daha yüksek bedel belirlendiğini, kamulaştırma bedeline işletilen yasal faiz Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olup en yüksek mevduat faizi işletilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda taşınmazın değerine etki eden unsurların eksik değerlendirildiğini, taşınmaza belirlenen bedelin düşük olduğunu, dava konusu taşınmaza komşu parseller için daha yüksek bedel belirlendiğini, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, bilirkişi raporunda objektif değer artış oranına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, dava konusu taşınmazın organize sanayi bölgesi alanı içerisinde olduğu dikkate alındığında %700 -%1000 arasında objektif değer artışı oranı belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın kıyaslamasının hatalı yapıldığını, dava tarihinden sonra yaşanan enflasyon ve fiyat artışları nedeniyle müvekkillerinin gayrimenkulüne belirlenen bedelin yetersiz kaldığını, kamulaştırma bedeline en yüksek mevduat faizi uygulanması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 4.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu emsal tapu satışlarının incelenmesi halinde bilirkişi raporunda baz alınan çıplak olarak taşınmazın bedelinin tespiti noktasında hataya düşüldüğünü, her ne kadar dava konusu taşınmaz yerel mahkeme tarafından arsa vasfında kabul edilmişse de, raporda tek esas alınan 12 nolu emsalin ''tarla vasfında'' olduğunu, dava konusu taşınmazın değerini çok daha düşük ortaya çıkmasına sebebiyet verdiğini, taraflarınca delil olarak sunulan emsal taşınmazların dikkate alınmadığını, ek rapor içindeki karşılaştırma tablosu içerisinde imar durumu, altyapı hizmetleri, ulaşım vb faktörler, geometrik şekil, çevredeki yapılaşma gibi 5 kriterden oluşan bir karşılaştırma yapılarak dava konusu taşınmazın kıymet takdirinin yapıldığını, bu kriterlerin toplamı olarak emsal alınan 12 sayılı taşınmaza ilişkin belirlenen katsayı, dava konusu taşınmaza komşu ve kamulaştırma konusu olan başkaca taşınmazlar için farklı bir rakam olarak girilmiş olup bu durum dosyalar arası büyük hakkaniyetsizliklere sebep olduğunu, bölge itibarıyla da ticari nitelikli arsalardan olduğunu, hal böyle iken emsal gösterilen satışlar taşınmazların gerçek değerini ortaya koymak açısından düşük kaldığını, dava konusu gayrimenkul üzerindeki ağaçların hiçbir şekilde raporlar konusu edilmeyerek kıymet takdirinin yapılmadığını, müvekkilleri yönünden mahkeme kararında belirtilen yasal faiz ödemesi ülkemizde özellikle son yıllarda ciddi boyutları bulan enflasyon oranlarının katbekat altında kaldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 5.Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza belirlenen bedelin çok düşük olduğunu, bilirkişi raporuna ve ek rapora yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın kamu yararı kararı öncesinde organize sanayi bölgesi alanında kaldığını, emsal değerlendirmesinin yeterli olmadığını, emsal seçiminin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, dava konusu taşınmazın alım satım kabiliyetinin yüksek olduğunu, dosyaya sundukları emsal taşınmazın bilirkişiler tarafından dikkate alınmadığını, taşınmaza objektif değer artışı yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz organize sanayi bölgesi parseli olması nedeniyle emsal satışında organize sanayi bölgesi içerisinde satışı yapılmış bir taşınmaz alınması gerektiğini, dava sonucu verilen kararda hükmedilen yasal faiz enflasyonun çok altında kalması nedeniyle müvekkillerinin mağdur olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının istinaf inceleme neticesinde kaldırılmasına, yerel mahkemeye gönderilmesine, bu talepleri yerinde görülmez ise yeniden yargılama yapılarak talepleri ve itirazları doğrultusunda kamulaştırma bedelinin arttırılmasına, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 6.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya emsal olarak bildirdikleri taşınmazların dikkate alınmadığını, hükme esas alınan raporda belirlenen emsal taşınmazın gerekli kriterlere haiz olmadığını, emsal taşınmazı kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın gerçek değerinin çok altında olduğunu, hatalı olarak özel satış değerlendirilmesi yapıldığını, emsal olarak tarla vasfındaki taşınmazın dikkate alınarak rapor tanzim edilmesinin hatalı olduğunu, emsal taşınmazın paylı satış olduğunu, emsal taşınmazdaki irtifak değer düşüklüğü oranının kabul edilemeyeceğini, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın karşılaştırma tablosunda somut değerlendirmeler bulunmadığını, bilirkişi tarafından emsal olarak belirlenen taşınmazın 13.12.2021 tarihinde, .. Büyükşehir Belediyesinin 1/25.000 Ölçekli ... Planı değişikliğinden önceki bir dönemde satıldığı dikkate alınmadan ek raporda bu hususa yönelik bedel düşürüldüğünü, imar uygulamasına tabidir şerhinin ... Belediyesince sehven konulduğu hususu ile ek raporda değer düşüklüğüne gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın dava tarihinden önce organize sanayi bölgesi alanında kaldığını, obejektif değer artışına sebep olacak hususların dikkate alınmadan eksik değerlendirme yapıldığını, bilirkişi raporunda ağaç bedeli hatalı eksik hesaplama yapıldığını, dava konusu taşınmazdaki ağaçların değerlerinin 2022 yılı verileri kullanılarak hesaplanması gerektiğini, kamulaştırma bedeline işletilen yasal faiz Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olduğunu, kamulaştırma bedeline yasal faiz değil en yüksek mevduat faizi işletilmesi gerektiğini, kamulaştırma bedeli tespit edilirken mevcut enflasyon durumunun göz ardı edilmesinin müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, kaldırma talepleri yerinde görülmez ise istinaf mahkemesince yeniden yargılama yapılarak talepleri ve itirazları doğrultusunda kamulaştırma bedelinin arttırılmasına, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 7.Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın işbu davaya esas kamu yararı kararından önce organize sanayi bölgesi parseli olarak belirlendiğini, emsal olarak organize sanayi bölgesi içinde kalan taşınmaz alınması gerektiğini, bilirkişiler tarafından müvekkillerine ait taşınmaza değer katacak hususların dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, belediyeler tarafından verilen cevap yazılarında belirtilen tarihlere ve bu yazılarda taşınmazın niteliğine dair tespitlere dikkat edilmesi ve yeniden taşınmazın değerlemesi yapılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda eksik hususların tamamlatılarak taşınmazın gerçek değerinin belirlenerek müvekkilllerine ödenmesine karar verilmesini, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir 8.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bölge itibarıyla ticari nitelikli arsa vasfında olduğunu, emsal seçiminin hatalı olduğunu, taşınmaza belirlenen bedelin çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın karşılaştırılmasının hatalı yapıldığını, emsal taşınmazın karşılaştırma tablosundaki katsayısının tüm dosyalar için sabit bir fiyata sabitlenmesi gerektiğini, kamulaştırma bedeline verilen faizin enflasyona oranla çok düşük kaldığını, müvekkilinin mağdur olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, arazi için bedel tespitinin hakkaniyete uygun bir şekilde belirlenip taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 9.Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna ve ek rapora yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, kamu yararı kararı öncesinde dava konusu taşınmazın organize sanayi bölgesi parseli olduğunu, dava konusu taşınmaza organize sanayi bölgesi vasıflı emsal taşınmaz alınması gerektiğini, taşınmaza belirlenen değer düşüklüğü oranının gerekenden az hesaplandığını, emsal seçiminin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, dava konusu taşınmaza belirlenen bedelin düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilmiş ancak hesaplama yapılırken emsal olarak kullanılan taşınmazın tarla vasfında olduğu göz ardı edildiğini, kamulaştırma bedeline işletilen yasal faizin Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olup kamulaştırma bedeline en yüksek mevduat faiz işletilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza belirlenen bedel ile yanındaki parsele belirlenen bedel arasında çok büyük farklılıklar olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak müvekkili lehine olacak şekilde karar verilmesini talep etmiştir. 10.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, davaya konu taşınmazın bedel tespiti yapılırken tarla vasfındaki taşınmazın emsal olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, emsal seçiminin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal olarak kabul edilen taşınmazın paylı satış olduğundan taşınmazın emsal olarak kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de organize sanayi parseli olduğu dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza değer katacak hususların dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan müştemilat ve ağaçların da değerleri az hesaplandığı gibi hesaplamada dava tarihi olan 2022 yılının değilde 2021 yılının değerlendirmeye alınması da usul ve kanuna aykırı olduğunu, kamulaştırma bedeli tespit edilirken mevcut enflasyon durumunun göz ardı edilmesi sebebiyle müvekkilin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, kamulaştırma bedeline TEFE/TÜFE veya enflasyon oranında yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini, taşınmazın belirlenecek değerine işletilecek yasal faiz ile paranın enflasyon karşısındaki değeri kıyaslandığında, müvekkilin mülkiyet hakkı ihlali sonucu doğduğunu, emsal olarak belirlenen taşınmaza imar uygulamasına tabidir şerhinin ... Belediyesince sehven konulduğu hususu ile ek raporda değer düşüklüğüne gidilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, diğer kamulaştırma dosyalarında emsal taşınmaza ayrı bir puan verilmesinin dava konusu taşınmazla diğer dosyalardaki taşınmazlar arasında büyük bedel farklarının ortaya çıkmasına sebebiyet verdiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine, bu talepleri yerinde görülmez ise istinaf Mahkemesince yeniden yargılama yapılarak talepleri ve itirazları doğrultusunda kamulaştırma bedelinin arttırılmasına, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 11.Davalı ... Mermer San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırılacak taşınmazın üzerinde zemin üzerine hafriyat yapılıp, yapılan hafriyat sonrası taşınmazın zemininin düzeltildiğini, bilirkişi raporunda ve ek raporda bu durumun göz önünde bulundurmadığını ve herhangi bir mali hesaplama yapılmadığını, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın değerinin belirlenmesi için yeniden keşif yapılması gerektiğini, emsal taşınmaz ile davaya konu taşınmazın değerlendirilmesinde taşınmazın çok daha değerli olduğunun kabul edilmesi gerekmekteyken yerel mahkeme tarafından mezkur şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu taşınmaza ilişkin olarak belirlenen bedelin eksik ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişilerce karşılaştırma yapılan kriterlerde dava konusu taşınmaza her karşılaştırma kriteri bakımından neden düşük veya yüksek yüzde verildiği ayrıntılı şekilde açıklanması gerekirken, keyfi bir şekilde taşınmazların karşılaştırma tablosundaki puanlamaları belirlendiğini, bilirkişi raporunda davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan ağaç bedeli de hatalı hesaplandığını, derdest olan davanın ikame tarihi 2022 yılı olup hesaplamada dava tarihi dikkate alınarak 2022 yılı verilerinin kullanılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bu yönüyle istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması gerektiğini, hükmedilen kamulaştırma bedelinin 5-10 katına dahi davaya konu taşınmazın satın alınabilmesinin güncel piyasa fiyatlarında mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının bedel yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli ... Planında, organize sanayi bölgesi alanında kaldığı, Dairelerince Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında, arsa vasfında kabul edilerek emsal karşılaştırma yöntemiyle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir 4.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir 5.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan;“İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler. Bu nedenle somut olayda; bir kısım davalı tarafın, Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (Davalılar ... vd. ile ... vd. ve ... vekillerinin “faize” ilişkin talepleri) de dosya münderecatında bulunması karşısında, adı geçen davalılar yönünden; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir. Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığım “Onanma Kararı”na (faize ilişkin yönüyle) ve faizle ilgili 3 No’lu “Gerekçe/Değerlendirme”sine, adı geçen davalılar yönüyle açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 16.12.2025