12. Ceza Dairesi 2021/8332 E. , 2025/5072 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3907 E., 2019/587 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir b…
**12. Ceza Dairesi 2021/8332 E. , 2025/5072 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3907 E., 2019/587 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 53/6. maddeleri uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğundan bahisle bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, inceleme konusu numunelerin yola kayganlığa sebebiyet verecek nitelikte bir madde ihtiva edip etmediği tespit edilmediğine, keşif yapılması gerektiğine, eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna, savunma hakkının ihlal edildiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki kamyonla, gündüz vakti, meskun mahal dışında, bölünmüş asfalt kaplama karayolunda seyrederken, aracının arızalanması üzerine olay mahallinde durakladığı, yaklaşık 3 dakika sonra tekrar hareket ettiği, bir süre sonra olay yerinden geçen sürücü ... idaresindeki otomobilin direksiyon hakimiyetini kaybederek, gidiş yönüne göre sağdaki su kanalına girdiği, ardından savrulan otomobilin refüje ve sağdaki ... ofisindeki pompaya çarpmasıyla, iki kişinin ölümü ve bir kişinin vücudunda 2.dereceden kemik kırığı oluşacak ve yüzde sabit iz bırakacak şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda; mahkemece bozulan aracından hidrolik yağ dökülen ve bu sebeple yolun kayganlaşmasına sebep olmasına karşın herhangi bir önlem almayarak tam kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usül ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından bu hususta bozma öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞIOY YAZISI: Dosyada mevcut kaza tespit tutanağı, olay anını gösteren görüntü kayıtları bilirkişi raporları tanık anlatımları, müşteki iddiası ve sanığın savunmaları değerlendirildiğinde; Olay günü devlet Karayolunda sanığın yönetiminde seyreden kömür yüklü aracın kaza mahalline ulaştığında arka lastiklerinden duman çıkmaya başladığı ve tam o noktada yola bir sızıntının söz konusu olduğu duman çıkışının vuku bulduğu noktadan yaklaşık 500 metre ilerde yol üzerindeki ... ofisinin önünde duran araçtan inen sanığın öncelikle tutuşmayı önlemek için lastiklerine su döktüğü daha sonra sıkışan balataya müdahale ederek yaklaşık 3 dakika içinde arabaya binerek yoluna devam ettiği bu andan kaza anına kadar geçen sürede bir çok aracın (sanığın savunma avukatının beyanına göre 61 araç) olay yerinden bir kazaya sebep vermeden geçtiği en son bu aracın bu yeri geçtikten sonra savrularak kazaya neden olduğu ve araçta bulunan 2 kişinin hayatını kaybettiği olay günü ayrıca yola yağmur çiselemiş olduğu tüm dosya kapsamı özellikle olay yeri görüntüleri ve tanık anlatımlarından anlaşılmıştır. Dosyada mevcut bilirkişi raporunda yola kayganlaştırıcı metaryel dökülmesine neden olup bu hususta hiçbir önlem almayan sanığın asli kusurlu bulunduğu gözetilerek mahkemece sanığın cezalandırılması cihetine gidilmiştir. Yola kaygan malzeme dökülmesinden ve buna ilişkin hiçbir önlem almamadan sorumlu tutulan sanığın aracının oradan ayrılmasından 15 dakika sonra kazanın meydana gelmesi o ona kadar çok sayıda aracın oradan güvenle geçmiş olması Sanığın tüm aşamalardaki savunmasında; fren yayının yerinden çıktığını bunu yerine taktığını, yola su yada yağ vb. madde dökmediğini söylemesi ve tanık anlatımlarından anlaşılacağı üzerine yağmur ciselemesinin bu kontrolsüzlüğe neden olup olmadığı kazaya karışan aracın hızını da bu kazayı etkileyip etkilemediği sıvının döküldüğü söylenen yere uzak bir mesafede durup sadece 3 dakikada ısınan lastiklerine su döküp bir de kilitlenen fren balatalarına müdahale eden ve olay yerinden ayrılan sanığın geride bir sızıntı bırakıp bırakmadığını fark edip etmemesi olasılığı hususlarının birlikte değerlendirildiğinde meydana gelen kazanın sanığın eylemi neticesinde gerçekleştiği hususunda her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil olmadığı, sanığın eylemi ile meydana gelen olay arasında nedensellik bağı kurmanın güç olduğu değerlendirilmiştir. Bu itibarla; şüpheden sanık yararlanır hukuk kuralı gereğince sanığın müsnet suçta beraati yerine mahkumiyetine yönelik mahkeme kararının onanması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz.