(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/10902 E. , 2011/11813 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin Aralık 1994 olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünül…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/10902 E. , 2011/11813 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin Aralık 1994 olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının teslim etmiş olduğu ürün bedelinden yapılan prim kesintisi nedeniyle 1994 tarihinden itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece kısa kararda, davacının zorunlu tarım ... sigortalılık başlangıç tarihinin 1.1.1995 olduğunun tespitine, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise; davacının 1.7.1995 tarihinden itibaren sigortalılığının başladığının tespitine karar verildiği, böylelikle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı görülmektedir. Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysaki, 30.6.2010 günlü oturumda tefhim edilen kısa karar ile, gerekçeli kararın çelişkili olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda, konuyla ilgili 10.4.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.