8. Hukuk Dairesi 2022/6997 E. , 2023/5486 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/76 E., 2022/90 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından bozmaya uyularak yapılan yargılama sonuc…
**8. Hukuk Dairesi 2022/6997 E. , 2023/5486 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/76 E., 2022/90 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ... mirasçıları ..., ..., ..., ... tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.09.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde ... ve müşterekleri vekili Avukat ..., ... ve müşterekleri vekili avukat ..., ... vd. Vekili Avukat ..., karşı taraftan Hazine vekili Avukat ... ulusoy geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 24.10.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında; ... ili ... ilçesi Keşli Köyü 101 ada 286 parsel ... 47.729,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 101 ada 243 parsel ... 55.411,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ve 112 ada 134 parsel ... 35.546,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla senetsizden davalılar adına tespit edilmiştir. 2. Davacı gerçek kişiler vekili dava dilekçesinde; taşınmazların ... mirasçılarının kullanımında olduğunu ve davalıların taşınmazda haklarının bulunmadığını belirterek taşınmazların adlarına tescilini istemiştir. 3. Davacı Hazine vekili; taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık ve çalılık vasfında olduğunu ve davalılar yararına kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek taşınmazların Hazine adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların ...'ndan kendilerine intikal ettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.07.2009 tarihli ve 2008/6 Esas, 2009/2 Karar ... kararı ile; davanın reddine ve dava konusu Keşli Köyü 101 ada 243 parsel ..., 112 ada 134 parsel ... ve 101 ada 286 parsel ... taşınmazların, ... kızı ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı davacı Hazine ve diğer davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.5.2011 tarihli ve 2011/5242 Esas, 2011/5361 Karar ... ilamı ile "Mahkemece bozma ilamının gerekleri tam yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma ilamında getirtilip uygulanması istenen vergi kayıtlarının tamamı yine getirtilmediği gibi tutanak bilirkişiler ... ..., ..., ... çağrılarak taşınmazlar başında dinlenmemiştir. Vergi kayıtlarında geçen ... ve ... tarlasının neresi olduğu ve kim oldukları tutanak bilirkişileri ile Yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bir şekilde sorulmamıştır. Kaldı ki; uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yapılan inceleme ve uygulama kadastro paftası ile memeleket haritasının ölçekleri denkleştirilmek sureti ile haritasında gösterilmişsede uygulama lokal yapılmış olup denetimden uzaktır. Taşınmazlara uygulanan vergi kayıtlarının kapsamında kalan taşınmazlar ile bu taşınmazları dıştan çevreleyen dava dışı parseller birlikte memleket haritasında gösterilmeli ve komşu parsellerin kayıtları dahi uygulanmak suretiyle bilirkişi sözleri ile hudutlar denetlenmelidir. Ayrıca, yerel bilirkişiler taşınmazların yayla olarak kullanıldığını söylemektedirler. Bu konuda ziraat bilirkişiden rapor alınması ve yerel bilirkişi ve tanıklardan bu husus ayrıca sorulup araştırılmalıdır. Bu nedenle; öncelikle 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74 ve 75 tahrir numaralı vergi kayıtlarından getirtilmemiş eksik olanlarının özel idare müdürlüğünden, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planları bulunduğu yerden getirtildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis, bir ziraat ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 ... Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 ... Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. ... kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 ... Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır. Böylesine yapılacak bir araştırma sonucu taşınmazların orman olmayan ve zilyetliğe konu olabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların öncesinin ne olduğu kimden kime kaldığı, kimler tarafından ne zamandan beri nasıl kullanıldığı ve zilyetliğin ekonomik amacına uygun olup olmadığı konularında ayrıntılı, inandırıcı ve maddi olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı, ilgili yerlerden taşınmazlara ilişkin yayla tahsis belgesi bulunup bulunmadığı, komşu köyden dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin yayla olarak kullanılan yerlerden olup olmadığı sorulmalı, yukarıda getirtilecek ve birbirine komşu olan vergi kayıtları içerisinde bu yere uyacak vergi kayıtları olup olmadığı incelenerek varsa, 1937 yılında bu parsellerin kimin adına vergiye kayıt edildiği başka bir anlatımla davacıların miras bırakanları adına mı yoksa davalıların miras bırakanları adına mı kayıtlı olduğu belirlenip, bu vergi kayıtları yerine bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları tutanak içeriği ile çelişmesi halin de 3402 ... Yasanın 30/1. maddesi uyarınca tespit tutanak bilirkişileri dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, davacılar; dava konusu taşınmazların 1337 yılında ölen ... kızı ...'den kalıp mirasçılarına intikal ettiğini, davalılar ise aynı taşınmazların 1338 yılında ölen ... kızı ... ...'ndan kaldığını ve mirasçılarına intikal ettiğini savundukları, davacıların miras bırakanı ... kızı ... ile, davalıların miras bırakanı ... kızı ...'nin birbiriyle mirasçı olmadığı gibi miras bırakanlarının da aynı kişi olmadığı kesinleşen kararlarla belli olduğundan, mirasçılar arasında zilyetlik koşullarının işlemeyeceği konusundaki kuralın somut olayda uygulanamayacağı gözönünde bulundurularak, tespit tutanak bilirkişler ile yerel bilirkişi ve tarafların göstereceği tanıklar dinlenerek kadastro tesbitinin yapıldığı, 1996 yılından önce 20 yıl süreyle davaya konu parseller üzerinde çekişmesiz, aralıksız malik gibi zilyetliğin davacılar yararına mı? yoksa davalılar yararına mı? oluştuğu saptanmalı, 3402 ... Yasanın 14. maddesine göre belgesiz araştırması tapu sicil ve mahkeme yazı işleri müdürlüğünden de sorulmalı ve davacıların mirasbırakanı 1337 yılında ölen ... kızı ...'den veraset ilamı alınarak taşınmazın orman sayılmayan yerlerden ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve davacıların yararına zilyetlik koşullarının oluşması halinde; ... kızı ... mirasçıları adına payları oranında, aksi takdirde davalıların murisi ... kızı ...(...) mirasçıları adına payları oranında tescile karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazlarda davacılar ve davalılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının kabulüne, davacılar ..., ..., ...'in davasının reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi Keşli Mahallesi, 101 ada 286 parsel, 101 ada 243 parsel, 112 ada 134 parsel ... taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile tespitteki yüzölçümü ve vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davacılar ... ve arkadaşları vekili ve davalılar ... ve arkadaşları vekili ile davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde özetle;taşınmazlarda imar ihya bulunduğunu ve kiraya verilmek suretiyle tasarruf edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazlarda imar ihya bulunduğunu ve vergi kayıtlarının taşınmazlara uyduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 3. Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazların miras bırakanlarından kaldığını ve tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının lehlerine olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemişlerdir. 4. Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın taşlık ve kayalık olmadığını ve kiraya verilmek suretiyle kullanıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlarda gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu (3402 ... Kanun. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davacılar ... ve arkadaşları vekili ve davalılar ... ve arkadaşları vekil ile davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden Aynur Ekiz vd.'den alınmasına, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden ... vd.'den alınmasına, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden ... vd.'den alınmasına, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden ... vd.'den alınmasına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17,100,00 TL avukatlık ücretinin ..., ..., ..., ...'den alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan Hazineye verilmesine 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.