11. Ceza Dairesi 2024/4049 E. , 2025/1664 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1358 Değişik İş SUÇ : Sahte fatura düzenleme İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2023 tarihli ve 2020/57 Esas, 2021/183 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine il
**11. Ceza Dairesi 2024/4049 E. , 2025/1664 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1358 Değişik İş SUÇ : Sahte fatura düzenleme İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2023 tarihli ve 2020/57 Esas, 2021/183 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2023 tarihli ve 2023/1358 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 01.11.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2023/31642 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58412 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58412 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalafet suçundan sanık ...'nın, anılan Kanun'un 359/b (iki kez) ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1. (iki kez) maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay ve 6 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2021 tarihli ve 2020/57 esas, 2021/183 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 15/03/2022 tarihli ve 2021/1647 esas, 2022/707 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15/04/2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle yapılan uyarlama talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına ilişkin Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2022 tarihli ve 2020/57 esas sayılı ek kararını takiben, sanığın süresi içinde ödeme yapmadığından bahisle uyarlama yargılaması yapılmasına yer olmadığına ve infazın kaldığı yerden devamına dair Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/09/2023 tarihli ve 2020/57 esas, 2021/183 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/11/2023 tarihli ve 2023/1358 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkrada yer alan, "(Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır." şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında, sanık hakkında 2016 ve 2017 takvim yıllarına ve yıllar içerisinde işlenen suçlara ilişkin, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen tek bir zincirleme suç hükümlerinin uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. ... 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 2. 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde; İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilemeyeceği belirtilmiştir. 3. Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca, karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunludur. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2020/57 Esas, 2021/183 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2016 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası, 2017 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan ise 6 yıl hapis cezası verildiği, mahkumiyet hükümlerinin sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2021/1647 Esas, 2022/707 Karar sayılı kararı ile "...5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere..." karar verildiğinin anlaşıldığı, bununla birlikte; 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi gereği, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıldan fazla hapis cezalarına yönelik Bölge Adliye Mahkemelerince verilen esastan ret kararlarının temyiz edilebileceği, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince 2017 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen 6 yıl hapis cezasına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyizi kabil olduğu, ancak usulünce kesinleşen kararlar hakkında uyarlama yargılaması yapılabileceği dikkate alındığında; öncelikle dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine tevdii ile 2017 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen 6 yıl hapis cezasına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın, başvurulabilecek kanun yolunun, süresinin, sürenin ne zaman başlayacağının, merciinin, başvuru şeklinin ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin bildirildiği meşruhatlı tebligat ile sanığa ve katılan vekiline tebliğinin sağlanması, bu kararın temyizi halinde yalnızca 2016 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen ve usulünce kesinleşen 3 yıl 9 ay hapis cezasına yönelik uyarlama yargılaması yapılması, 2017 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen 6 yıl hapis cezasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararının temyiz edilmeden kesinleşmesi durumunda ise, her iki suç yönünden uyarlama yapılarak; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” şeklindeki düzenleme uyarınca, lehe hükümler içeren zincirleme suçun değerlendirilmesi ve bu suretle hükümlünün hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, her iki suç yönünden de infazın aynen devamına karar verilmesi karşısında; itirazın bu yönlerden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçeler ile yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2023 tarihli ve 2023/1358 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.