10. Hukuk Dairesi 2022/11627 E. , 2024/406 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3633 E., 2022/689 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/317 E., 2021/936 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge A
**10. Hukuk Dairesi 2022/11627 E. , 2024/406 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3633 E., 2022/689 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/317 E., 2021/936 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili ... Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açtığı asıl davada ve ... aleyhine açtığı birleşen davada; davacının davalı ... Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin işveren olduğu üç katlı binanın tadilat işinde kalıp ustası olarak çalışırken, 29.06.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu yaralandığını, kazanın inşaatın 3.katında demir bağlayan davacının beton zemine düşmesi sonucu meydana geldiğini, işbu davayı müşterek ve müteselsil sorumluluğa dayandırdıklarını beyan ederek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.09.2019 tarihli dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 266.522,04 TL olarak arttırmış ve başvuru harcı yatırmak suretiyle 40.000 TL manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, davalı firmanın, dava konusu iş kazasının olduğu Etiler Beşiktaş adresindeki gayrimenkulü restoran olarak işletmek üzere kiraladığını ve tadilatı için ... isimli şahıs firması ile anlaştığını, davacının bu şahıs firmasının çalışanı olduğunu, müvekkili firmanın inşaat işleri ile hiçbir ilgisi olmayıp restoran işletmecisi olduğunu ve olayda iş güvenliğine ilişkin bir sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, "açılan davanın davalı ... Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden reddine, taleple bağlı kalınarak 266.522,04 TL net maddi tazminatın, kaza tarihi olan 29.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 25.000,00 TL net manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; davanın ... Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden reddedilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirketin lokanta olarak işleteceği üç katlı binanın esaslı tamir işini gerçekten anahtar teslim iş olarak diğer davalıya yaptırmış olsa idi bu kapsamda bir işi sözlü akit ile yaptırmasının “basiretli bir tacir”den beklenilecek bir yöntem olamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla geniş kapsamlı bir inşaat tadilat işinde iş sahibinin asıl işveren olmasa bile işin yapımı sırasında üzerine düşen iş güvenliği yükümlülüklerini denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin kusur raporunda irdelenmediğini, asıl işveren olduğunun kabulüyle kusurlu olmadığının vurgulanmasıyla yetinildiğini, manevi tazminat faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, tanık anlatımlarından da anlaşılacağı üzere işyerinde hiçbir güvenlik önlemi alınmadığını, soyut ifadeler kullanılarak davacıya %20 oranında kusur yüklenmesinin isabetsiz olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın günümüzdeki alım gücü de bir arada değerlendirildiğinde caydırıcı nitelikte olmadığını, hesaba esas alınan ücret ve hesaplamalardaki aleyhe hususları kabul etmediklerini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, kaza tarihinin 29.06.2012 tarihi olmasına rağmen Yerel Mahkemece manevi tazminat yönünden faiz başlangıç tarihinin 20.11.2012 tarihi olarak gösterilmesinin maddi hataya müstenit olduğu, mahallinde her zaman için düzeltilebileceği görüldüğünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davalı ... Ltd. Şti. hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddinin isabetsiz olduğunu, davalı ... Ltd. Şti.nin asıl işveren olup kusuru bulunmasa dahi alt işverenle birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, davacı işçiye % 20 oranında kusur yüklenmesinin isabetsiz olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, PMF tablosu yerine TRH 2010 kullanılmasının gerekli olduğunu, hesaba esas alınan ücret ve hesaplamalardaki aleyhe hususları kabul etmediğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1. Davacı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3. Kabul edilen manevi tazminatın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2. Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Maddi tazminata yönelik istem yönünden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.