Başvuru, yakalama ve gözaltı tedbirlerinin hukuki olmaması ve buna bağlı olarak açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; hukuka aykırı olarak verilen arama kararı nedeniyle de özel hayata saygı hakkı ile konut dokunulmazlığı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, yakalama ve gözaltı tedbirlerinin hukuki olmaması ve buna bağlı olarak açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; hukuka aykırı olarak verilen arama kararı nedeniyle de özel hayata saygı hakkı ile konut dokunulmazlığı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 6/5/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Hakkâri Cumhuriyet Başsavcılığınca silahlı terör örgütüne üye olma ve örgüte bilerek yardım etme suçlarından yürütülen bir soruşturmada Cumhuriyet Savcılığı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hâl kapsamında verilen yazılı emir uyarınca terör örgütü mensuplarının yakalanabilmesi ve suç delillerinin ele geçirilmesi amacıyla 21/12/2015 tarihinde başvurucunun evinde arama yapılmıştır. Savcılık emrinde; başvurucu ile birlikte bir kısım şüphelinin PKK'nın kırsal kadrolarına mensup dört kişilik grubu evlerinde dönüşümlü olarak barındırdıkları, örgütle işbirliği içinde örgütün kırsal kadrolarına eleman aktarımı faaliyetlerinde bulundukları ve daha önce örgütün eylemlerini gerçekleştiren örgüt mensuplarına destek sağladıkları yönünde istihbarat bilgileri bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca şüphelilerden birinin (S.Ç.nin) evinde terör örgütü mensubu barındırdığına dair bir ihbarın bulunduğu ifade edilmiştir. Başvurucu, gece vakti evinde yapılan arama sonrasında 21/12/2015 günü saat 05'te hakkında Yakalama ve Gözaltı Tutanağı düzenlenerek Hakkâri Emniyet Müdürlüğüne götürülmüştür. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı tarafından "yakalanan tüm şahısların şüpheli olarak ifadeleri alınarak salıverilmesi" yönünde 21/12/2015 tarihli yazılı talimat verilmiş olup başvurucu hakkında aynı tarih ve aynı saatte Yakınlarına Haber Verme Tutanağı ile gözetim altına alındığının başvurucunun oğluna bildirildiği belirtilmiş ve saat 44'te Hakkâri Devlet Hastanesince adli muayene raporu düzenlenmiştir. Aynı gün saat 50'de başvurucunun şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmıştır. Başvurucu ifadesinde özetle suçlamaları kabul etmediğini, PKK terör örgütü üyelerini evinde saklamadığını, aile ve akrabaları içinde örgütle ilişkili bir kişinin bulunmadığını beyan etmiştir. Başvurucu, saat 22'de Hakkâri Devlet Hastanesince adli muayene raporu tanziminin ardından Salıverme Tutanağı düzenlenerek serbest bırakılmıştır. Hakkâri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucu 23/12/2015 tarihinde başvurucu hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve bu karar 23/1/2016 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu, haksız yakalama ve gözaltı sebebiyle 29/1/2016 tarihinde Hakkâri Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesine dayanarak tazminat davası açmıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde özetle hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturmada haksız olarak yakalanıp gözaltına alınması nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, soruşturma sonucunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, 500 TL maddi ve 900 TL manevi olmak üzere toplam 400 TL tazminata yakalanma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karar verilmesini istemiştir. Tazminat talebini inceleyen Mahkeme 3/5/2016 tarihli kararıyla "şartları oluşmayan maddi ve manevi tazminat davasının" reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararın gerekçesinde özetle başvurucunun ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılması yönünde Savcılığın talimatı doğrultusunda hareket eden kolluk görevlilerince fiilen nezarete alınmayan başvurucunun gözaltına alındığına ilişkin formun sehven doldurulduğu belirtilerek 5271 sayılı Kanun uyarınca tazminat ödenmesinin koşullarının oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu karar 3/5/2016 tarihinde başvurucuya tefhim edilmiştir. Başvurucu 6/5/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Hasan Akboğa ([GK], B. No: 2016/10380, 27/3/2019, §§ 19-34) başvurusu hakkında verilen karar.