11. Ceza Dairesi 2012/12514 E. , 2013/15644 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 59. maddeleri gereğince 2 yıl 3 ay 6 gün hapis cezası Suça konu 25.11.1999 tarihli sahte nüfus cüzdanının, dosyada onaylı örneği bulunan nüfus cüzdanı kayıp ve değiştirme belgesi ile nüfus müdürlüğünden alındığının sabit olması ve sanığa ait nüfus kayıt örneğinde sahte kimlik ile yapılan evlilik kaydının bulunması nedeniyle içeri…
**11. Ceza Dairesi 2012/12514 E. , 2013/15644 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 59. maddeleri gereğince 2 yıl 3 ay 6 gün hapis cezası Suça konu 25.11.1999 tarihli sahte nüfus cüzdanının, dosyada onaylı örneği bulunan nüfus cüzdanı kayıp ve değiştirme belgesi ile nüfus müdürlüğünden alındığının sabit olması ve sanığa ait nüfus kayıt örneğinde sahte kimlik ile yapılan evlilik kaydının bulunması nedeniyle içerik itibariyle sahte oluşturulan evlenme kütüğünün fotokopisi ile yetinilerek hüküm kurulması sonuca etkili görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Tüm dosya kapsamına göre; sanığın 19.11.1998 tarihinde Altındağ Mahallesi Muhtarlığı'ndan aldığı katılanın kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı talep belgesi ile Antalya Nüfus Müdürlüğü'ne müracaat ederek 25.11.1999 tarihinde üzerinde kendi fotoğrafı olan ancak katılanın kimlik bilgilerini kapsayan sahte nüfus cüzdanını aldığı, bu nüfus cüzdanını kullanarak 08.11,2000 tarihinde evlendiği, daha sonra 22.12.2000 tarihinde aynı işlemi Yeni Mahalle Muhtarlığı’na giderek tekrarladığı ve yine Antalya Nüfus Müdürlüğü'nden aynı tarihte katılan adına sahte nüfus cüzdanı aldığı, bu sırada sanığın eşi tarafından Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde 11.04.2002 tarihinde açılan boşanma davası neticesinde 24.04.2002 tarihinde tarafların boşanmalarına karar verildiği ve aynı gün tarafların talebi üzerine ilamın kesinleştirildiği, kesinleştirme işlemleri sırasında düzenlenen kimlik tespit tutanağına göre sanığın bu esnada 22.11.2000 tarihli sahte nüfus cüzdanını kullandığı, bu tarihten sonra ikinci kez aldığı bu nüfus cüzdanını kullanırken yakalanması üzerine Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/209 Esas 2006/514 Karar sayılı dosyasında yargılandığı ve mahkumiyet ilamının 12.06.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; sanığın 25.11.1999 ve 22.11.2000 tarihlerinde gerçekleştirdiği eylemlerinin yenilenen kasıtla işlenen iki ayrı zincirleme şekilde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu, temyize konu davanın da 25.11.1999 tarihli nüfus cüzdanı ile yapılan işlemlere dayandığı, sanığın sahte nüfus cüzdanını kullanarak evlenmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80. (5237 sayılıTCK’nun 204/1, 43/1.) maddeleri kapsamında zincirleme şekilde işlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, fakat sahte nüfus cüzdanını kullanarak mahkeme kararı ile boşandığının kabulü halinde eylemlerinin kül halinde 765 sayılı TCK'nun 342/2, 80. (5237 sayılı TCK'nun 204/1-3, 43) maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle boşanma ilamının alınma aşamasına kadar sanığın kullandığı kimliğin tespitinde zorunluluk bulunduğu cihetle; Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/384 Esas 2002/399 Karar sayılı dosyasının celbedilerek boşanma davası sırasında sanık tarafından 25.11.1999 tarihli nüfus cüzdanının kullanılıp kullanılmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmesinden sonra suç tarihinin ve uygulanacak yasa maddelerinin belirlenerek sonucuna göre dava zamanaşımı hükümleri de gözönünde bulundurulması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Kabule göre de; a- Sanık hakkında “resmi evrakta sahtecilik” suçundan uygulanan 765 sayılı TCK’nun 342/1. maddesinde öngörülen ceza 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis cezası olup, 5237 sayılı TCK' nun 204/1. maddesinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde sanık lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece 765 sayılı Yasa uygulanırken 2 yıldan 8 yıla kadar olan alt ve üst sınır ceza içinden 2 yıl 4 ayın tercih edildiği, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de gözetilerek temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle önceki cezadan daha az bir cezanın takdir ve tayin olunması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, b- 29.03.2004 tarihinde kayıp nedeni ile çıkartılan nüfus cüzdanı yönünden açılmış bir dava bulunmadığı gözetilerek suç duyurusunda bulunulması gerekirken, gerekçeli kararda bu eylemin de zincirleme şekilde işlenen suç kapsamında bulunduğunun kabul edilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 30.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.