8. Hukuk Dairesi 2012/9676 E. , 2013/2477 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile Hazine ve Şahnahan Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.04.2012 gün ve 114/222 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde mevki ve sınırlarını belirttiği yaklaşık 20.000 m2’lik…
**8. Hukuk Dairesi 2012/9676 E. , 2013/2477 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile Hazine ve Şahnahan Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.04.2012 gün ve 114/222 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde mevki ve sınırlarını belirttiği yaklaşık 20.000 m2’lik taşınmazın dedesinden kendisine kaldığını, otuz yılı aşkın zamandan beri nizasız fazılasız malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazdaki ağaçları kendisinin diktiğini açıklayarak taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili, cevap dilekçesinde uyuşmazlık konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, tarıma elverişli olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Davalı Belediye Başkanlığı davaya cevap vermediği gibi yargılama oturumlarına da katılmamıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile “…14.03.2012 tarihli Tapu Fen Bilirkişisi raporu ve krokisinde A harfi ile gösterilen toplam 16.738,73 m2’lik kısmının TMK’nun 713/1 maddesi uyarınca kayısı bahçesi vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muristen intikal, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve imar - ihya hukuksal nedenlerine dayalı olarak TMK’nun 713/1 ve 996, 3402 ... Kadastro Kanununun 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, taraf teşkili üzerinde durulmadığı gibi yapılan araştırma ve incelemede hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Yüksek çözünürlük hava fotoğrafları ile, fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalardan ve komşu parsellere uygulanan tapu kayıt örneklerinden yararlanılmamış, dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı yerlerden olup olmadığı Tapu Sicil Müdürlüğü’nden sorulmamıştır. Aksi halde, çifte tapuya yol açar. Bu nedenle teknik bilirkişilerin rapor ve krokisi eklenmek suretiyle dava konusu yerin tapuda kayıtlı yerlerden olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğü’nden, taşınmazın imar planı içinde kalıp kalmadığını ilgili Belediye Başkanlığından sorulması, imar planları içerisinde ise taşınmaza ait imar planı örneğinin onay tarihi ile birlikte ilgili Belediyeden celp edilerek dosyaya eklenmesi gerekir. Ayrıca TMK’nun 713/5 maddesindeki ilanlar ile ilanlar yaptırılmamış, 3402 ... Yasanın 14. maddesindeki miktar sınırlaması üzerinde de durulmamıştır. Kadastro Müdürlüğü’nün 10.02.2004 tarihli cevabı yazısına göre uyuşmazlık konusu taşınmaz 21.01.1965 tarihinde kesinleşen tapulama çalışmaları sırasında Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan tespit harici bırakılmıştır. Keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın daha öncesinde davacının dedesine ait olduğunu dedesinden kaldığını açıklamışlar. Ancak davacıya intikal biçimi konusunda herhangi bir beyanda bulunmamışlardır. Fen Bilirkişi ...tarafından düzenlenen rapor ve krokiye göre uyuşmazlık konusu taşınmazın doğusunda sulama kanalı, batısında ise Beyler Deresi mevcuttur. TMK’nun 713/3 maddesine göre tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır. Uyuşmazlık konusu taşınmazın doğu sınırında sulama kanalı bulunduğu halde, mahkemece, sulama kanalının hangi kamu tüzel kişisine ait olduğu araştırılarak ilgili kamu tüzel kişisinin davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkili sağlanarak davaya devam edilmesi gerekirken taraf teşkili üzerinde durulmaksızın karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Uyuşmazlık konusu taşınmazı komşuları ile birlikte gösterir birleşik paftanın onaylı örneğinin Kadastro Müdürlüğü’nden istenmesi, gelecek birleşik pafta üzerinden yapılacak inceleme sonucu dava konusu yere komşu 294 ve 298 parsel ... taşınmazlarla belirlenecek diğer komşu parsellere ait tapulama tespit tutanakları ve eklerinin Tapu Sicil Müdürlüğü’nden, kadastro sırasında komşu parsellere revizyon gören tapu kayıt örneklerinin yine Tapu Sicil Müdürlüğü’nden, vergi kayıtlarının ise bulundukları Özel İdare Müdürlüklerinden getirtilerek dosya arasına konulması, dava tarihi olan 31.01.2011 tarihinden geriye doğru en az 20-30 yıl (1981-1991 tarihleri arası) öncesine ait iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından, fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise İl Kadastro Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulması, jeodezi ve fotogrametri uzmanı Mühendisler arasından seçilecek bilirkişi ile teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte uygulanması, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK’nun 243, 244 ve 259. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenmeleri, dava konusu taşınmazın daha önce açıklandığı gibi davacının dedesinden kalıp kalmadığı, kalmış ise taşınmazın satış bağış yoluyla davacıya geçip geçmediği, yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, komşu taşınmazlara ait tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaz yönünün ne gösterdikleri üzerinde durulması, teknik bilirkişiye işaret ettirilmesinin sağlanması, hava fotoğrafları ile İl Kadastro Müdürlüğü’nden istenen paftaların 1981-1991 yılları arasında çekilen ve düzenlenen fotoğrafları ile paftalar olması gerektiğinin gözetilmesi, bunların çekildikleri ve düzenlendikleri tarihlere göre dava konusu yerin kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı veya hangi nitelikte bulunduğu konusunda, uzman bilirkişiden Yargıtay ve tarafların denetimine açık, gerekçeli, karşılaştırmalı rapor istenmesi gerekmektedir. Bundan ayrı daha önce rapor alınan Ziraat Bilirkişileri dışında üniversitelerin toprak bölümünden seçilecek bir Ziraat Bilirkişisi aracılığıyla dava konusu taşınmaz ve çevresindeki arazinin toprak yapısı birlikte incelenmek suretiyle dava konusu yerin kültür arazi haline getirilen yerlerden bulunup bulunmadığı, taşınmazın imar ve ihya edilip edilmediği, mera vasfında olup olmadığı, konularında aynı şekilde gerekçeli, karşılaştırmalı, Yargıtay ve tarafların denetimine açık rapor istenmesi gerekmektedir. Öte yandan, taşınmazın batı sınırından Beyler Deresi geçmektedir. Kural olarak, dere yatakları Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, aktif dere yatakları ile derenin etki alanında kalan yerlerin zilyedlikle kazanılması mümkün bulunmamaktadır. Ancak, aktif dere (nehir-çay) yatağında ve etki alanında kalmayan bir yer koşulları mevcut olduğu takdirde, niteliğine göre zilyetlik ve imar-ihya yoluyla kazanılabilir. Keşif sırasında bu hususun belirlenmesi için jeoloji bilirkişisinin bilgisine başvurulmamıştır. Bu nedenle, keşif sırasında bir jeoloji bilirkişisinden uyuşmazlık konusu taşınmazın aktif dere yatağında veya etki alanında kalıp kalmadığı, bitişiğindeki dere yatağı ile uyuşmazlık konusu taşınmazın kod farkı yönünden Yargıtay ve tarafların denetimine açık bilirkişi raporu alınması gerekmektedir. Bundan başka TMKnun 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen teknik bilirkişinin rapor ve krokisine göre yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal üç aylık sürenin dolmasının beklenilmesi, 3402 ... Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince davacı bakımından miktar araştırılması yapılması, zilyetliğe dayalı tescil davası açıp açmadığının Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü’nden sorulması, belgesizden taşınmaz edinip edinmediğinin ise Kadastro ve Tapu Sicil Müdürlüklerinden sorulup saptanması, belgesizden edinilen taşınmazlara ait kadastro tutanakları ile tapu kayıtlarının Tapu Sicil Müdürlüğü’nden, zilyetliğe dayalı tescil davalarına ait dosyaların ise ait oldukları Mahkemelerden getirtilerek miktar sınırlandırmaları yönünden göz önünde bulundurulması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 ... HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.