T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 15/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av.... Av. ... Av. ... DAVALI : 1-... DAVALI : 2 -... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Sig…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 15/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av.... Av. ... Av. ... DAVALI : 1-... DAVALI : 2 -... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Caddesinde (... Cami Önü) kaza meydana geldiğini, söz konusu kazada müvekkilinin maliki olduğu... plakalı araç ... Caddesi'nde trafik kurallarına uygun bir şekilde seyir halinde iken; davalı ...'ün maliki ve sürücüsü olduğu... plakalı araç ... Sokaktan çıkarak ... Caddesi'nde ... Cami önündeyken 2 şeritli yolun en sağında hareket etmeye başlayarak kurallara dikkat etmeden kontrolsüz ve tehlikeli bir şekilde U dönüşü manevrası yapmaya çalıştığı esnada 2 şeritli yolun sol tarafında hareket eden müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı aracın sağ ön kısmına doğru çarptığını ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu bir şekilde işbu maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... D.İş dosyası uyarınca eklenen MOBESE görüntüleri ile de sabit olduğu üzere davalı...ün tam ve asli kusurlu olduğunu, söz konusu kaza sonucu müvekkiline ait 2012 model, Volkswagen marka, Caddy tipi aracın hasar gördüğünü ve değer kaybına uğradığını ve müvekkilinin aracından belli bir süre mahrum kaldığını, tamirat bedeli ve değer kaybı tazminatı talepleri ile birlikte, müvekkilinin kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren aracın servisten çıktığı tarihe kadar aracını kullanamadığını belirterek, müvekkilinin kaza sonrasında aracın tamiratı için ... numaralı ve 22/01/2024 tarihli fatura uyarınca ödemiş olduğu bedelin şimdilik 100,00 TL (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) onarım bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin aracında gerçekleşen şimdilik 50,00 TL (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) değer kaybının olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin aracından mahrum kalmasından doğan şimdilik 50,00 TL (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) mahrum kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi dışındaki davalıdan tahsiline, davalı sigorta şirketine gönderilen 1.082,78 TL ihtarname bedelinin yargılama gideri olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 27/05/2025 tarihli bedel artırım dilekçesiyle, dava dilekçelerinde 100,00 TL olarak beyan ettikleri...plakalı aracın tamirat bedelinin KDV dahil 42.648,80 TL (faiz ve masraflar hariç) olarak belirlenmesi neticesinde tamirat bedelini 42.548,80 TL yükselterek 42.648,80 TL (faiz ve masraflar hariç) tamirat bedelinin olay tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, dava dilekçelerinde 50,00 TL olarak beyan ettikleri...plakalı araçta meydana gelen değer kaybı taleplerinin 10.000,00 TL (faiz ve masraflar hariç) olarak belirlenmesi neticesinde talep sonucunu 9.950,00 TL yükselterek 10.000 TL (faiz ve masraflar hariç) değer kaybı tazminatının olay tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, dava dilekçelerinde 50,00 TL olarak beyan ettikleri ... plakalı araçtan mahrum kalma bedeli taleplerinin 2.700,00 TL (faiz ve masraflar hariç) olarak belirlenmesi neticesinde talep sonucunu 2.650,00 TL yükselterek 2.700,00 TL (faiz ve masraflar hariç) araç mahrumiyet bedelinin olay tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsiline, yargılama giderleri (ihtarname bedeli= 1.082,78 TL, arabuluculuk vekalet ücreti ve benzeri her türlü yargılama gideri) ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunmuş, kaza tespit tutanakları aksi ispat olununcaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde olduğundan ve müvekkiline sigortalı aracın sürücüsüne kaza tespit tutanağı uyarınca atfı kabil kusur bulunmadığından ispatlanamayan davanın reddi gerektiğini, başvuran araç sürücüsünün Tramer kayıtlarında %100 kusurlu olduğunun belirtildiğini, kazanın oluş şeklinde göre müvekkiline sigortalı aracın sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmayıp, kazanın davacının kusurlu hareketleri sonucunda meydana geldiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan işbu başvurunun reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, kazada başvuran tarafın araç sürücüsü kusurlu olduğundan başvurunun reddi gerektiğini, haksız fiil sonucu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğini, başvuru konusu somut olayda...plakalı araç sürücüsü kavşağa yaklaşırken hızını azaltmamış olup sigortalıya ait ... plakalı araca arkadan çarptığını ve asli ve tam kusuruyla kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, bu nedenle kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan huzurdaki başvurunun reddini talep ettiklerini, dolayısıyla hasar gören parçanın onarımının mümkün olup olmadığının, mümkün ise onarılması, değil ise eşdeğeri parça ile değiştirilmesi, bu da mümkün değilse ancak yenisi ile değiştirilmesi durumlarının değerlendirilerek hasar miktarının tespiti gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.2.2 maddesi düzenlemesi gereği başvuru konusu araç onarımının kaza tarihi itibariyle anlaşmalı onarım merkezinde yaptırılması halinde tedarik iskontosu uygulanacağını, bu madde gereğince, sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu onarım merkezleri bedeline göre hasarın tespit edilmesinin uygun olup, müvekkili sigorta şirketinin yalnızca yaptırmış olduğu ekspertiz raporundaki miktarla sınırlı kalarak sorumlu tutulmasını ve hesaplanan tazminat bedeli üzerinden asgari %20 iskonto uygulanmasını, müvekkili şirketin KDV’den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkili sigorta şirketinin KDV’den sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, zira KDV’nin doğumu farazi hesaplamalara bağlı olmayıp, malın/hizmetin teslimine bağlı olduğunu, bu nedenle sigorta şirketinin, yapmış olduğu ödemenin uygun olduğunun tespit edilmesini talep ettiklerini, başvuran tarafından iskontodan ve KDV’den kaynaklı olarak fazla ödeme yapıldığı da ispatlamadığından başvurunun reddini talep ettiklerini, araç mahrumiyetinin trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, başvuranın değer kaybı talebi karşılanmış olduğundan müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini bu sebeple başvuran tarafın temerrüt tarihinden itibaren faiz taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiğini savunurak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ve ek raporun bir arada değerlendirildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 42.648,80-TL hasar bedeli ve 10.000,00-TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 06/02/2024 tarihinden, davalı ...'ten kaza tarihi olan 18/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 2.700,00-TL araç mahrumiyet tazminatının davalı ... 'ten kaza tarihi olan 18/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemenin, eksper bilirkişinin KDV dâhil 30.648,80 TL olarak tespit ettiği gerçek onarım bedelini göz ardı edip 42.648,80 TL’lik faturayı esas alarak hüküm kurmakla zararı fahiş şekilde belirlediğini ve usule/esasa aykırı karar verdiğini, mahkemenin hükme esas alırken davacı tarafça ibraz edilen 42.648,80 TL tutarındaki tamir faturası üzerinden karar verdiğini, ancak dosyada görevli sigorta eksperi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, aracın hasar onarım bedeli KDV dahil 30.648,80 TL olarak hesaplandığını, ayrıca ek raporda da faturada yer alan tutarın gerçek piyasa koşullarını yansıtmadığı, araçtaki hasarın onarımı için gerekli makul ve objektif onarım bedelinin bu miktar olduğunun açıkça ifade edildiğini, mahkemenin, bilirkişinin ayrıntılı rapor ve ek raporuna rağmen salt faturayı esas alarak hüküm kurmasının, zararın fatura bedeli üzerinden şişirilmiş şekilde belirlenmesine neden olduğunu, halbuki Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, “fatura, zararın tespitinde tek başına bağlayıcı belge olmayıp, diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gereken bir unsurdur” dolayısıyla mahkemenin uzman bilirkişi raporuyla ortaya konulan gerçek zarar miktarını göz ardı ederek, davacının sunduğu faturayı esas almasının hükmün hem usule hem de esasa açıkça aykırı olmasına yol açtığını, eksper bilirkişi raporunun esas alınması gerekirken faturaya üstünlük tanınmasının, hükmün denetime ve hukuka uygunluk ilkesine zarar verdiğini, davacı aracın asli ve tam kusurlu olmasına rağmen kusurun sigortalıya yüklenmesinin hatalı olup, dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne tevdi edilerek kusurun yeniden belirlenmesi gerektiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla davaya konu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalısının kusuru oranında olduğunu, somut olayda ise davacı tarafın araç sürücüsü asli kusurlu olduğundan, müvekkili sigorta şirketi yönünden herhangi bir tazmin yükümlülüğü bulunmadığını, haksız fiil sorumluluğunda kusurun doğru tespiti için kazanın meydana geldiği yer, oluş şekli ve nedenlerinin tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini, bu bağlamda Karayolları Trafik Kanunu’nun 52. maddesi uyarınca sürücülerin kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltma yükümlülüğü olduğunu, aynı Kanun’un 84. maddesinde ise “arkadan çarpma” hali asli kusur olarak düzenlendiğini, somut olayda davacıya ait ...plakalı araç sürücüsünün kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığını, gerekli dikkat ve özeni göstermediğini ve müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araca arkadan çarpmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiğini, ayrıca sigortalı aracın sola dönüş için sinyal vermiş olmasına rağmen davacı araç sürücüsünün bu sinyali dikkate almamasının çarpışmayı engelleyemediğini, bilirkişi raporuna yönelik itirazları kabul edilerek kusur değerlendirmesinin yeniden yapılması zorunlu olup, aksi halde mevcut rapora dayanılarak hüküm kurulmasının açıkça hatalı olacağını, müvekkili şirketin KDV'den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, gerçek zararın giderilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketinin Katma Değer Vergisi’nden (KDV) sorumlu tutulabilmesi, ancak zarar görenin onarım sırasında gerçekten KDV ödemesi yaptığını açık ve somut bir biçimde ispatlaması, bu kapsamda da KDV’li fatura gibi belge sunması ile mümkün olduğunu, aksi hâlde, başvuran tarafından cebinden bir vergi ödemesi yapılmadığı durumda KDV kaleminin sigortaca karşılanmasının hukuken mümkün olmadığını, somut olayda ise başvuru sahibinin, araç onarımına ilişkin olarak dosyaya herhangi bir fatura yahut KDV ödendiğini gösterir belge sunmadığını, bu nedenle, bilirkişi raporunda KDV tutarı da hesaba katılarak yapılan bakiye hesaplamasının hukuka ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin, zarar görenin cebinden çıkmayan bir vergi yükümlülüğünü karşılamakla yükümlü tutulamayacağını, mahkemece sigorta şirketinin 06/02/2024 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulünün hatalı olup, başvuruların usule uygun olmaması, zararın muacceliyetinin tartışmalı olması ve değer kaybı için hiç başvuru yapılmamış olması nedeniyle faiz başlangıcının dava tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini, mahkemenin, sigorta şirketinin temerrüt tarihini davacı tarafından yapılan başvuru tarihinden itibaren sekiz iş günü sonrası olan 06/02/2024 tarihi olarak kabul ettiğini ve bu tarihten itibaren faiz işlettiğini, ancak dosyada yer alan ihtarname ve başvuru belgeleri incelendiğinde, bu belgelerin şekil ve içerik bakımından usule uygun olmadığının açıkça görüldüğünü, somut olayda zararın miktarı konusunda ciddi ihtilaf bulunduğunu, dosyada hem davacı tarafından ibraz edilen 42.648,80 TL tutarındaki fatura hem de sigorta eksperi bilirkişisi tarafından KDV dahil 30.648,80 TL olarak tespit edilen rapor bulunduğunu, bu çelişkinin zararın miktarını tartışmalı hale getirdiğini ve muacceliyetin oluşmasını engellediğini, muacceliyetin bulunmadığı bir durumda sigorta şirketinin temerrüde düştüğünden söz edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle faiz başlangıç tarihi olarak, davacı tarafın dava açtığı tarih esas alınmalı, önceki tarihten faiz işletilmesi hakkaniyete ve yasal düzenlemelere aykırı kabul edilmesi gerektiğini, bunun yanında, davacı tarafın değer kaybı talebine ilişkin olarak müvekkili sigorta şirketine herhangi bir usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, mahkemenin sigorta şirketinin 06/02/2024 tarihi itibarıyla temerrüde düştüğü yönündeki kabulünün usule ve esasa açıkça aykırı olduğunu, hem başvuruların usule uygun olmaması hem zararın muacceliyetinin tartışmalı olması hem de değer kaybı yönünden hiç başvuru yapılmamış olması karşısında, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, değer kaybı hesaplanırken her halükarda aracın geçmiş hasar sorgulaması yapılması gerektiğini, değer kaybı hesaplamalarının, bir aracın geçmiş hasar durumunu özenle göz önüne alarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, sadece aracın görünürdeki hasarına dayanarak yapılan değer kaybı hesaplamasının yeterli ve doğru bir yaklaşım olmadığını, aracın genel durumu, geçmiş kazalara dair izler ve görünür hasarların etkileri dikkate alınmadan yapılan bir değerlendirme, adil bir sonuç vermeyeceğini, bu nedenle, aracın tüm somut koşulları ve özellikle de önceki hasar izleri detaylı bir şekilde incelenmeli ve buna göre değer kaybı hesaplaması yapılması gerektiğini, işbu sebeplerle bilirkişi raporuna itibar edilmemesini, ek bilirkişi raporu alınması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar, mahrumiyet ve değer kaybı tazminatı talebine, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise, istinaf eden aleyhine hükmedilen hasar ve değer kaybı bedeline ilişkindir. Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, hükmedilen hasar ve değer kaybı bedelinde isabetsizlik bulunmadığına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2025 tarih, ...Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 3.596,44 TL istinaf karar harcından peşin alınan 950,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.646,44 TL istinaf karar harcının davalı .. Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi.15/01/2026 ... Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.